TRABZON ÜNİVERSİTESİ ANLAYIŞINI DEĞİŞTİRMELİ

6 Eylül 2018 Tarihinde Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden ayrılarak “Trabzon Üniversitesi” ismini alan bu önemli bilim yuvası, maalesef ki hakettiği değeri görmüyor.

Bünyesinde Güzel Sanatlar Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, İletişim Fakültesi, Devlet Konservatuvarı, Spor Bilimleri Fakültesi, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu gibi toplumun bütün katmanlarını birebir ilgilendiren bölümler olmasına rağmen, halktan bu kadar kopuk Türkiye’da başka bir üniversite varmıdır bilmiyorum?

6 yıldır aynı rektörün yönettiği üniversitede neler olduğunu ne gibi faaliyetler yapıldığını sadece kampüs içinde olanlar biliyor. Bazende 3-5 kelime ile üniversitenin resmi internet sitesinde bilgilendirmeler yapılıyor.

KTÜ’den sonra Trabzon’un en etkili kurumu olan ve bizzat kentin adını taşıyan bu üniversitenin arka plana itilmesi, kendi içine kapanık olması ve toplum ile bağını kesmesinin arkasında ne gibi nedenler var bunu çok merak ediyorum.

Aklıma ilk gelen üniversite yönetiminin ufkunu yetersizliği, teknoloji ve iletişim çağının çok arkasında kalmaları…

Bunun aksini düşünmek bile istemiyorum…

Düşünün bu cümleleri kurduğum kamu kurumu, bir üniversite…

Trabzon sokaklarına çıksak ve halka mikrofon uzatsak, “8 yıldır Trabzon Üniversitesi’nde rektörlük yapan ismi tanıyormsunuz” diye sorsak, eminin ki iki kişi dışında kimseden doğru cevap alamayız.

Her bölümü kendine has özellikler taşıyan ve toplumu birebir ilgilendiren, sosyalitesi ile vatandaşlarla içiçe olması gereken üniversite üzerinde adeta ölü toprağı var!

KTÜ’ye baktığımızda profesyonel medya birimini kurmuş. Medya kuruluşlarına günde en az üç haber servis ediyor.

Bu sayede kamuoyu KTÜ’de neler olup bittiğini öğreniyor. Ayrıca sürekli organizasyonlar düzenleyerek toplumda üniversitenin varlığını hissettirip gündemi diri tutmayı başarıyor.

Trabzon Üniversitesi yönetimi de olan biteni seyrediyor. Kendi küçük ve kapalı dünyalarında güç bela kaptıkları makamların tadını çıkarmaya bakıyorlar.

Ne ala memleket…