Trabzonspor’da son yıllarda işler bir türlü yolunda gitmiyor…
Özellikle son üç sezondur yapılan transferlerin pahalı ve kalitesiz oluşu, kulübü altından çıkılmaz bir noktaya getirdi.Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan’ın şahsi katkıları ve onca alınan sponsorlara rağmen, kulübün borcu azalmadığı gibi transfer edilen oyuncular kulübü ciddi zarara uğratarak terk etmiştir.Trabzonspor’un bu sezondaki transfer yanlışları geçen yılları aratmayacak tarzda gerçekleşti. Dâhil edilen hiçbir futbolcu için, “olmazsa olmazımızdır” diyecek durumda değiliz!Herkesin kesin bildiği bir şey var oda; transfer yanlışlıklarını kulübün bütçesinde ciddi tahribat yarattığıdır!Gelelim Şenol Güneş meselesine;
Avcı’nın görevden alınması haberleri olayın gerçekleşmesinin ardından 10 dakikada basın ve sosyal medya yoluyla tüm dünyaya yayıldı.
Sonrasında Trabzonspor’da göreve gelebilecek teknik adamların isimleri zikredilmeye başlandı.Bunlardan biride Şenol Güneş’ti…
Bazı haberlerde, “Trabzonspor yönetimi Şenol Güneş ile görüştü fakat anlaşma sağlayamadı. Trabzonspor eski Başkanı Faruk Özak, Şenol Güneş’i ikna etmeye çalışıyor” gibi başlıklar basına yansımaya başladı.Bunun üzerine eski dostum Faruk Özak’ı aradım. Özak bana, “ yayladayım, gelişmeleri şimdi senden duydum” dedi. Biraz sohbet ettikten sonra telefonlarımızı kapattık.
Sonrasında Şenol Güneş’i aradım. Kendisi kuaförde traş olmaya gittiğini söyledi. Hâlbuki o saatlerde sosyal medyada müthiş bir bilgi kirliliği vardı. Şenol Hoca traş olurken insanlar yönetimle toplantı halinde olduğunu dillendirdiler…
Tabi bu haberlerin hiçbirinin astı astarı yoktu…
Hepsi hayal ürünü senaryolardı!
En baştan şunu söyleyeyim; benim tanıdığım Şenol Güneş, böyle bir ortamda Trabzonspor’un teknik direktörlük görevini kabul etmez!Şenol Hoca, ciddi bir belirsizlik ortamı yaşayan, transferlerini yapmış ve sezon başı hazırlık dönemini geçirmiş bir takıma neden gelsin ki?Üstelikte kentte, Beşiktaş’ta Teknik Direktörlük yaptığı için kendisini affetmeyen ve halen daha arkasından konuşan geniş bir kitle varken!Şenol Güneş’in Akyazı Spor Kompleksi’ndeki isminin silinmesi için onca uğraş veren varken, Trabzonspor yönetiminden bir kişinin sesi çıkmamış, yapılan hakaretlerin önüne geçmemiş, Şenol Güneş bizim en önemli değerlerimizden biridir diyememişken!Geçtiğmiz aylarda yapılan Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu seçimlerinde Güneş’in en yakın dostu olan Hayrettin Hacısalihoğlu’nu yok sayan yönetimin, bugün Güneş ile yapılan görüşmelerde aracı olmasını istemeside son derece eyyamcı bir tavır olur.Şimdiler ise gündemde Fatih Tekke’nin ismi var. Sosyal medyada Fatih Tekke için methiyeler diziliyor. Trabzonspor’un kurtuluş reçetesinin Tekke’de olduğu ifade ediliyor. Doğrudur, Fatih Tekke futbolculuk döneminde hem Trabzonspor’un hemde Türkiye’nin sayılı isimleri arasında idi. Bu tartışma götürmez bir konu. Fakat Teknik adamlık konusunda yolun çok daha başında. Kendisini ıspatlaması ve istikrarlı bir başarı yakalaması gerekmektedir. Bunun içinde zamana ihtiyacı vardır.Kalın sağlıcakla…
Özellikle son üç sezondur yapılan transferlerin pahalı ve kalitesiz oluşu, kulübü altından çıkılmaz bir noktaya getirdi.Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan’ın şahsi katkıları ve onca alınan sponsorlara rağmen, kulübün borcu azalmadığı gibi transfer edilen oyuncular kulübü ciddi zarara uğratarak terk etmiştir.Trabzonspor’un bu sezondaki transfer yanlışları geçen yılları aratmayacak tarzda gerçekleşti. Dâhil edilen hiçbir futbolcu için, “olmazsa olmazımızdır” diyecek durumda değiliz!Herkesin kesin bildiği bir şey var oda; transfer yanlışlıklarını kulübün bütçesinde ciddi tahribat yarattığıdır!Gelelim Şenol Güneş meselesine;
Avcı’nın görevden alınması haberleri olayın gerçekleşmesinin ardından 10 dakikada basın ve sosyal medya yoluyla tüm dünyaya yayıldı.
Sonrasında Trabzonspor’da göreve gelebilecek teknik adamların isimleri zikredilmeye başlandı.Bunlardan biride Şenol Güneş’ti…
Bazı haberlerde, “Trabzonspor yönetimi Şenol Güneş ile görüştü fakat anlaşma sağlayamadı. Trabzonspor eski Başkanı Faruk Özak, Şenol Güneş’i ikna etmeye çalışıyor” gibi başlıklar basına yansımaya başladı.Bunun üzerine eski dostum Faruk Özak’ı aradım. Özak bana, “ yayladayım, gelişmeleri şimdi senden duydum” dedi. Biraz sohbet ettikten sonra telefonlarımızı kapattık.
Sonrasında Şenol Güneş’i aradım. Kendisi kuaförde traş olmaya gittiğini söyledi. Hâlbuki o saatlerde sosyal medyada müthiş bir bilgi kirliliği vardı. Şenol Hoca traş olurken insanlar yönetimle toplantı halinde olduğunu dillendirdiler…
Tabi bu haberlerin hiçbirinin astı astarı yoktu…
Hepsi hayal ürünü senaryolardı!
En baştan şunu söyleyeyim; benim tanıdığım Şenol Güneş, böyle bir ortamda Trabzonspor’un teknik direktörlük görevini kabul etmez!Şenol Hoca, ciddi bir belirsizlik ortamı yaşayan, transferlerini yapmış ve sezon başı hazırlık dönemini geçirmiş bir takıma neden gelsin ki?Üstelikte kentte, Beşiktaş’ta Teknik Direktörlük yaptığı için kendisini affetmeyen ve halen daha arkasından konuşan geniş bir kitle varken!Şenol Güneş’in Akyazı Spor Kompleksi’ndeki isminin silinmesi için onca uğraş veren varken, Trabzonspor yönetiminden bir kişinin sesi çıkmamış, yapılan hakaretlerin önüne geçmemiş, Şenol Güneş bizim en önemli değerlerimizden biridir diyememişken!Geçtiğmiz aylarda yapılan Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu seçimlerinde Güneş’in en yakın dostu olan Hayrettin Hacısalihoğlu’nu yok sayan yönetimin, bugün Güneş ile yapılan görüşmelerde aracı olmasını istemeside son derece eyyamcı bir tavır olur.Şimdiler ise gündemde Fatih Tekke’nin ismi var. Sosyal medyada Fatih Tekke için methiyeler diziliyor. Trabzonspor’un kurtuluş reçetesinin Tekke’de olduğu ifade ediliyor. Doğrudur, Fatih Tekke futbolculuk döneminde hem Trabzonspor’un hemde Türkiye’nin sayılı isimleri arasında idi. Bu tartışma götürmez bir konu. Fakat Teknik adamlık konusunda yolun çok daha başında. Kendisini ıspatlaması ve istikrarlı bir başarı yakalaması gerekmektedir. Bunun içinde zamana ihtiyacı vardır.Kalın sağlıcakla…











Şenol Güneş ilkeli başarılı ve tüm vatanda TS katkısı olan bir değerimiz olduğunu inkar eden namkörün tekidir. Divan üyesi olarak tek adayımdır. Medyaya yansıyanlar ile taraftar arasındaki bağı senin dediğin gibi deyildir.Kararına saygı duyarım ama ilacımız Şenol hocadırda kararlıyım. Sevgi ve selamlar üstadım.
Yakın dostunuz Şenol Güneş'e söyleyin onu isteyen yok. Kendisi "renklerin en güzeli siyah beyaz " dediği Beşiktaş'ta hocalık beklesin.