FUTBOL FEDERASYONUNDA DEĞİŞİM

Türk futbolu adil ve şeffaf yönetim anlayışını sağlayamadığı bir ortamda kaostan kurtulamamaktadır. Avrupa şampiyonası öncesi Ali Koç önderliğinde olağanüstü genel kurul için açık imza toplandı. Ancak Futbol Federasyonu yönetiminin kulüplere yaptığı baskı beraberinde yaptığı vaatler hatta oy kullanacak kulüp başkan ve yönetim kurulu üyelerini Almanya’ya götürmesiyle geri püskürtüldü. Seçimler 18 Temmuz tarihinde yapılmak üzere Avrupa Şampiyonası sonrasına ertelendi.

Seçimler yaklaşırken adaylar netleşti. Yeterli imzayı toplayan Servet Yardımcı, Mehmet Büyükekşi, İbrahim Hacıosmanoğlu adaylıklarını açıkladılar. Ama nasıl bir rüzgar esmişse Servet Yardımcı bırakın aday olmayı UEFA’daki görevlerini bırakmak zorunda kaldı.

Seçimlerde dün Mehmet Büyükekşi’nin açıkça gitmesi konusunda eleştiren hatta imza toplamaya öncülük eden Ali Koç geçmişte kendisi için ağır sözler söyleyen İbrahim Hacıosmanoğlu ikilemi içerisinde kaldı. Öyle ya aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali…

Seçimler ilk defa seçilmiş atanmışlığın dışına çıktı. Bunun Türk futbolu için ne getirip ne götüreceğini zaman gösterecek. Öyle ya seçim öncesi Sıvasspor kulübü başkanı Mecnun Otyakmaz’ın söylediği gibi “seçilirsek kulüp kimliğimizi bir kenara bırakıp milli takım kimliğimizi kullanacağız” dedi. Demek ki bu söz geçmişte yönetimlerde yer alanlar bunu gerçekleştirememiş olacak ki söylenmek ve mesaj verilmek isteniyor.

Kuşkusuz seçimlerin favorisi Mehmet Büyükekşi idi. Ancak kendine has tavırları ve duruşu olan İbrahim Hacıosmanoğlu değişim isteyen delegelerin sesi oldu. Genel kurulun en önemli çıkışını ve duruşunu Fenerbahçe kulübü başkanı Ali Koç yaptı. Başından beri Mehmet Büyükekşi’ye karşı duruşunu değiştirmediği gibi genel kurulda yaptığı sert konuşma ile delegeleri etkiledi. Diğer taraftan yedi delegesi ile boş oy atacağını ilan ederek 134-129 luk sonucu etkiledi. Ali Koç’un konuşmasında dikkat çeken nokta “hür irade ile oy kullanılmalı” sözü oldu.

Uzun zamandır futbol federasyonu seçimlerinde böyle rekabetçi bir yarış görülmemişti. Aslında futbolun bu değişime ihtiyacı vardı. Yeni sezon geçmiş problemlerin kaynağı olan Federasyon ile çözüm üretilemeyeceği gerçeğini ortaya koyuyordu.

Diğer yandan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu başkanının bundan önce seçimlerde sanki gelenek yada hakmış gibi öncesinde Mehmet Baykan sonrasında Ali Düşmez’in yönetime girme geleneği yıkıldı. Buda Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu yapısının yeniden ele alınması gerektiğini belirliyor. Kuşkusuz yeni federasyon başkanı ve yönetimi bu konuyu mutlaka değerlendirecektir.

İbrahim Hacıosmanoğlu verdiği mesajda “futbol da adaleti ve kardeşliği getireceğiz” sözü aslında çok anlamlı. Futbol takımları ve insanlar arasında ayrıştırıcı, kavgacı bir yapı almış başını gidiyor. Futbol; sporun evrensel değerlerinden uzaklaşmış, gayrı bahis işlerinin aracı haline gelmişti. Yöneticilerin takımlarını koruma yanlışı futbolun adaletini olumsuz etkiledi. Bu da kutuplaşmayı hızlandırdı. Oysa futbolun birlik beraberliği, ülkemizin birlik beraberliği ile doğru orantılıdır. Bunun tesis edilmesi son derece önemlidir. Yeni seçilen Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ve yönetiminin verdiği mesajlar bu anlamda çok önemli.

Futbol Federasyonu seçimlerinde Başkanın ayrı yönetimin ayrı seçilmesi çok mahsurludur. Bu mutlaka düzeltilmelidir. Başkan ve yönetim aynı liste ile seçilmelidir. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun başkan olduğu seçimlerde Mehmet Büyükekşi’nin yönetim kurulu listesi kazanmış olsaydı acaba nasıl bir tablo ortaya çıkardı.?

Futbol federasyonun da seçilmiş atanmışlığın dönemi kapandı. Delegelerin değişim dediği bir yeni başkan ve yönetim kurulu göreve geldi. Futbolun problemlerinin farkındalar. Yeni bir sayfa açmak Türk futboluna çok değer katacaktır. Tarafsızlık ve adalet temel ilkeleri olmalıdır. Bütün taraftarlar birlikte, beraber maç izleyebilmelidir. Federasyon bunu başarabilirse Türk futbolu adına büyük bir başarı elde etmiş olacaktır.

Unutulmaması gereken bir gerçek var ki Federasyonun ömrü yapacağı icraatlara bağlıdır.

GÜNÜN SÖZÜ: Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. Ploton