Bütün dünya ülkeleri sporda kendi gençliğini öncelemektedir. Çünkü sporun doğuşu ve kaynağı okullardır. Ülkeler kendi bünyelerinde okul sporlarını iki şekilde yürütmektedir. Birincisi eğitim bakanlıkları ikincisi federasyonlar eliyle faaliyetlerini gerçekleştirmektedir. Bizim ülkemizde ise Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde bulunan okul sporları dairesince yürütülmektedir.Milli eğitim bakanlığında Beden Eğitimi ve Spor her zaman ikinci plana atılmıştır. Bunu ilkokulda beden eğitimi derslerine branş öğretmenlerinin derslere girmemesinde, az miktarda Beden Eğitimi Öğretmeni atamasının yapılmasında, ders saatinin Avrupa ülkelerinden azlığında görebiliriz.Dolayısıyla geriye federasyon kalmaktadır. Kaldı ki bizim ülkemizde Okul Sporları Federasyonu kapatılmıştır. Kapatmanın bedelini ISF (uluslararası Okul Sporları Federasyonu) faaliyetlerinde görmek mümkün. Takım sporlarında her zaman elde edilen şampiyonluklar artık hayal oldu. Güçlü yöneten ülke Türkiye yerini yalnız şampiyona gidip gelen bakanlık personelinin kendi arasında ülke tercihi totosu oynayan duruma geldi.Düşünün Sırbistan’ın bile federasyon eliyle kendi okul sporları olimpiyatlarını yaparak nice yetenekleri keşfedip ortaya çıkardığı bir ortamda bizde federasyonu kapatarak onlarla rekabet edebileceğimizi düşünüyoruz. Sporu yönetenlerinin derdi sporun başarısı olsa dünya örneklerini kendilerine rehber yaparlar. Ancak bizde hükmedilen başkan varsa yola devam, doğruları yapmaya çalışan başkan varsa bizden değil. Bunun açıklamasını Federasyon Seçimleri yazılarımda dile getireceğim.Peki federasyon kapatıldı da!!! Ne oldu? Büyük başarılar mı kazanıldı? Tabi ki hayır. Bu yıl yapılan ISF Dünya Şampiyonalarında 2024 yılı içerisinde Çin’de Futbol takımlarımız, Sırbistan’da Voleybol takımlarımız, Kenya’da kros takımlarımız son olarak ta Çin’de Basketbol takımlarımız finale kalamamışlardır.Oysa bu branşlarda Dünya Birinciliklerini asla bırakmıyorlardı. En üzüntü vereni ise kros, atletizm, masa tenisi, yüzme, badminton gibi branşlarda daha önce kurulan federasyon milli takımları sayesinde geleceklerini kazanan 261 sporcu yerine artık bir sporcu bile hayal kuramıyor. Neden.?? Çünkü bakanlıkta federasyon milli takımı yok. Kurulamaz. Çünkü ancak federasyon eliyle milli takım kurulabilir.2013 yılında 14 branşın 13’ücün de derece alarak ISF’de Türkiye Yılı ilan edilmiş, Raymond Defever Trophy onur ödülünü almış bir okul sporları federasyonun başarılarını yok sayarak kapatmak ancak bizim ülkemizde olabilir.Herşeye ben merkezli baktığınız takdirde bu kaçınılmaz sonla yüzleşmek zorunda kalırsınız.2015 yılında Trabzon Erdoğdu Anadolu Lisesi Türkiye Şampiyonu olarak Guatemala’ya gidecekti. Bugün ki Federasyonu kapatan zihniyet bütçe vermeyerek bu şampiyonayı engellemeye çalışmıştı. Araya eski spor genel müdürü Mehmet Atalay girdi. Bütçe aktarımı sağlandı. Federasyon Kısa sürede evrakları hazırladı. Ancak kız ve erkek kafile 46 kişi olduğu için grup uçuşu parça parça gerçekleşti.Birinci grupta ilk on bir sporcudan oluşan kız ve erkek futbol takımı yurt dışı ilişkiler kurulu başkanı Levent Tanık’la uçtu. Bir gece Madrid’de konakladılar. Ardından Panama üzerinden Guatelama’ya indiler ve hemen maça çıktılar. Diğerleri ise hala yolda idiler. Ardından yedek futbolcular ve üçüncü gün kafilenin idarecileri gittiler. Bu federasyon üzerinde oynanan oyunun en belirgin görüntüsü idi.Kalecimize verilen 5 maçlık ceza verildi. Orada yaşanan bu olay federasyon gücüyle bertaraf edildi. Erdoğdu Anadolu Lisesi Dünya Şampiyonu oldu. Takım kaptanı Yusuf Yazıcı gibi bir değer dünya futboluna kazandırıldı.Hani Merih Demiral için devreye herkes girdi de kimse bir şey yapamamıştı. İşte o olayın bir benzeri Türkiye’nin ISF içerisindeki güçlü yapısı Federasyonun etkinliği sayesinde ülkemiz mağdur edilememişti.Bu yıl sporu seven bir önceki okulun müdürünün aynı olduğu ortamda Yavuz Selim Anadolu Lisesi Çin’de dünya şampiyonasında 6. Oldu. Başarıyı herkes sahiplenirken, başarısızlıkta ise nedense kimse ortada görünmüyor. Her başarı hikâyesinde onu yazanlar hiçbir zaman öne çıkmazlar. Çünkü onlar başarmanın gururunu içlerinde yaşarlar.Hedef olan takımların turizm anlayışı içerisinde bakanlık personellerinin gezi alanı yaparsanız sonucun bundan başkası olması beklenemez.1972 yılında kurucusu olduğumuz ISF’de gelinen nokta içler açısı… Peki sporu yönetenler bu durumdan memnun mu? Tabi ki memnun olacaklar onlar için ülke prestijinden çok kendi menfaatleri önemli. Bugün Türkiye güçlü olduğu ISF içerisinde artık Web sayfasında bile yer alamayan ülke duruma geldi. Bir tarafta okul sporlarını doğrayanlar bir tarafta okul sporlarına uzaktan bakanlar!!! Belli ki çocukluklarında okul takımı formasını giymemişler. Bu kararı alanlar. İçler açısı bir durumda okul sporlarının kapatılması süresince Tahkim Kurulunun bile olağan üstü seçimleri ertelemek için önce karar verip sonra itiraz bedelini kabul ettiği durum. Aslında itiraz bedelini yatırmadan dosyaya bakması gereken kurulun kendi kurallarını yok sayması.Yani spor kurallarına göre yönetilmiyor. Kişilerin egolarına göre yönetiliyor. Acı olan da bu kararları alanları okul sporları asla hatırlamayacak. Hatıralarda yalnızca onların bıraktığı enkaz kalacak…GÜNÜN SÖZÜ: Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. Ploton
Yazarlar
13 Temmuz 2024 - 09:59
Güncelleme: 13 Temmuz 2024 - 11:03
ISF'DE BAŞARISIZLIKLARA BAKAMAYANLAR
Yazarlar
13 Temmuz 2024 - 09:59
Güncelleme: 13 Temmuz 2024 - 11:03










