KARAİSMAİLOĞLU TRABZON’A KÜSTÜ MÜ?
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun yeniden aday gösterilmesi durumunda, “Trabzon’a bir daha adım atmam” dediği iddia edilen AK Parti Trabzon Milletvekili Adil Karaismailoğlu, kentin yolunu unuttu.
Bakanlıktan alınmasının ardından bir türlü kendine gelemeyen Adil Karaismailoğlu, milletvekili olmayı bir türlü hazmedemedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olabilmek içinde yoğun gayret sarfeden fakat bu emeline de ulaşamayan Karaismailoğlu, Trabzon ile ilgili olarak alınan bütün kararlarda etkin rol oynamasına rağmen, sorumluluk noktasında tamamen arka planda kalmayı tercih ediyor.
AK Parti’nin diğer Trabzon milletvekillerinin de sözüne itimat ettiği, kendisi ile itilafa düşmemeye özen gösterdiği Karaismailoğlu, mevkidaşlarının bu hassasiyeti karşısında da oldukça duyarsız!
Milletvekili seçildikten sonra Trabzon ile ilgili hiçbir sorun ile ilgilenmeyen, partiden ve halktan uzaklaşan Karaismailoğlu, Trabzon için tam bir hayal kırıklığı oldu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ilede yerel seçimlerde yaşadıkları bir diyalogtan dolayı aralarının açıldığı bilinen Karaismailoğlu, kendi içine kapanarak milletvekilliği süresinin dolmasını bekliyor.
***
DOĞAN’IN KARŞISINA GÜÇLÜ BİR ADAY ÇIKACAK!
Trabzonspor’un Aralık ayında yapılacak olan seçimli genel kurulu için İstanbul’da hareketli saatlar yaşanıyor. İstanbul’da ikamet eden ve aralarında Trabzonspor’un eski yöneticilerininde bulunduğu bir grup iş insanı, genel kurulda Ertuğrul Doğan’ın karşısına güçlü bir aday çıkarmak için uğraş veriyor. 30 milyon Euro’luk bir bütçe oluşturan grup, Trabzon’dan da herkesin takdirini kazanmış tecrübeli bir isme asbaşkanlık teklif etmeyi planlıyor.
Ahmet Ağaoğlu’nun yönetiminde bulunan birkaç isim ilede temasta olan iş insanları, eski başkanlardan Muharrem Usta’nın da desteğini almaya çalışıyorlar.
Trabzonspor’un içinde bulunduğu ekonomik sorunlar, yanlış transfer politikaları ve saha sonuçlarının beklentileri karşılayamaması Aralık ayındaki genel kurulda başka adayların çıkmasına da neden olacağa benziyor.
***
UMUT BOZOK’UN NEMAJERİ GERÇEĞİ SÖYLEDİ!
Trabzonspor teknik direktörü Abdullah Avcı kariyerinin çok büyük bölümünde iktidarı arkasına alarak kulübelerde boy göstermiş bir isim… Özellikle Başakşehir’i 10 yılın üzerinde çalıştırırken, siyaset gücünün yanlarında olması, hakemlerin aleyhlerine tek hata yapmaması ve istediği yaşı geçmiş yıldız eskisi transferleri yapacak kaynakların önüne serilmesiyle vitrine çıktı. Ama bir türlü şampiyon olamadı. Hatta bir sezon son 4 haftada 6 puan önde girmesine rağmen Galatasaray’ın ipi göğüslemesine engel olamadı. Abdullah Avcı’nın genç futbolculara yatırım yaptığı tarihte görülmüş bir vaka değildir. Yaşlı, içi geçmek üzere olan futbolcu hastalığı ilginçtir… Neden böyledir anlaşılır gibi değildir. Oysa bir teknik adam yarattığı eserle övünür. Eser de futbola kazandırdığı yıldızlardır. Sadece sonuç değil yani…
KARİYER YAPTIRMAYAN BİR İSİMDİR
Geçtiğimiz günlerde Bordo-mavili kulübe 2 milyon Euro bonservis bedeli ve yıllık 300 milyon lira maaşla transfer ettirdiği Umut Bozok’un menajeri sosyal medyadan yaptığı paylaşımla, Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’ya büyük tepki gösterdi. MenajerOlivier Davo “Kendisinin bir teknik direktör olduğunu söyleyemeyiz. O, futbolcularının kariyerini bitiren biri. Trabzonspor ise büyük bir kulüp, onun tam tersi” dedi. Kuşkusuz bu sözler gerçeği yansıtır ama Umut Bozok bunun dışındadır. Çünkü Abdullah Avcı çok kötü performanslarına rağmen Umut Bozok’a defalarca şans verdi fakat bu oyuncu sahada hiçbir şey yapamadı. Taraftarın da isyan etmesinden dolayı kızağa çekmek durumunda kaldı. Hatta Enis Destan patlama yapınca da Umut’un pabucu dama atıldı.
HİÇBİR FUTBOLCU ONUNLA ÇIKIŞ YAPMADI
Umut Bozok’un menajeri kuşkusuz doğru söylüyor ama bu kendi oyuncusuyla ilgili bir durum değildir. Belki Umut orta sıra bir takımda oynasa yine patlama yapabilir ama büyük takım futbolcusu değil… Abdullah Avcı kariyer bitirir demeyelim de gençlerin kariyer yapmasının önündeki en büyük engeldir. Yani Umut gibi oyuncuların değil, yetenekli genç yıldız adaylarının çıkış yapmasının önünü bir türlü açmaz. Bir de Abdullah Avcı’nın çalıştırdığı Trabzonspor’da dikkatimi çeken bir özelliği vardır. Bu da hiçbir futbolcunun seviyesini bir tık yukarı taşıyamaz. Yani bir futbolcu Avcı’dan önce gösterdiği performansı neredeyse aynı düzeyde sürdürür ya da düşüş gösterir. Ne hikmetse yükselişe geçemez. Bunun da sanırım sebebi Abdullah Avcı’nın iyi bir psikolog ve kaliteli bir eğitimci olmamasıdır.
Bunun da altını çizelim dedik!
***
SUAT ŞEN’DEN ATA’YA HARİKA ESPRİ!
Gazeteci dostumuz Ergun Ata, uzun yıllar önce Fanatik’te giyotine gittikten sonra mesleğe ara vermek durumunda kaldı. Daha doğrusu kendisine uyan bir teklifle karşılaşmadı, yoksa bazı çok yüksek ücretle önerilerle karşılaştı diyebiliriz. Neyse Ergun Ata geçtiğimiz günlerde bir grup arkadaşıyla göz doktoruna gitmişti. Gözündeki bozukluk oranına göre de yine 1461 Trabzon’un eski başkanı ve Trabzonspor eski yöneticisi Suat Şen’de soluğu aldı. Buradan göz bozukluğuna uygun bir gözlük aldı. Bilirsiniz Suat Şen’in Maraş Caddesi’nde ‘Suat Optik’ ismini taşıyan bir gözlükçü mağazası var. Zaten bu meslek babadan kalmış Şen’e… Neyse konumuza dönelim. Ergun Ata, gözlükte bir takım sıkıntılar yaşayınca Suat Şen’i arıyor ve, “Gözlük istediğim randımanı alamadım. Evde TV’de Trabzonspor maçlarını izlerken sanki iyi göremiyorum” diyor. Suat Şen de, “Sorun gözlükte değil ki, Trabzonspor futbol oynamıyor ki; Onun için iyi göremiyorsundur” diyerek espriyi patlatmış…
Haksız da sayılmaz değil mi?
***
ARAPLAR DA TRABZON’U TERK EDİYOR
Geçtiğimiz günlerde dile getirmiştik yine Arap turistlerin azalma eğilimi gösterdiğini… Birkaç gün önce Arap turistlere transfer hizmeti veren taksisi bulunan bir arkadaşla karşılaştık. Daha doğrusu bu işi yaptığını bilmiyordum. Bir dokundum bin ah işittim. “Ağabey bu işe 3 yıl önce başlamıştım. Müthiş iş vardı. Geçen yıl biraz azaldı, şu anda üçte biri bile yok… Böyle giderse bu işi bırakacağım” dedi ve sonra da şunları ekledi:
“Arap turistlere sürekli kazık atılmasından dolayı zaten ekonomik durumu iyi olanlar artık Trabzon’u pek tercih etmiyor. Buraya da Suudi Arapların alt kesimi geliyor. Fakat bunlar da Gürcistan’ı, Azerbaycan’ı, Bulgaristan’ı, Yunanistan’ı keşfettiler. Oralara gittiklerinde çok daha düşük maliyetlerle tatillerini yapabiliyorlar. Trabzon’da ise iki yıl, hatta geçen yıla göre çok daha yüksek maliyetli tatil yaptıklarını söylüyorlar. Her şeyin ateş pahası olduğunu anlatıyorlar. Bir de esnafın hep kendilerini para makinesi görüp, kazıkladığından şikayet ediyorlar. Onlar kendi aralarında gruplar kurmuşlar. Hangi müessese birine kazık atıyorsa, hemen grupta paylaşıyorlar. Bu gruplar diğer gruplarla da iletişime geçiyor. Yani büyük bir zincir oluşturuyorlar ve hiçbiri o müesseseye gitmiyorlar. Kazık atanların sayısı arttıkça da bu kez Trabzon’u terk ediyorlar. Böyle giderse bugünleri de çok ararız.”
Evet arkadaşın anlattıkları böyle…
Yıllar önce Bağımsız Devletler Toplulu’ndan gelen ve bavul ticareti yapanlar da aynı şekilde kazıklanmış ve kaçırılmamış mıydı? Altın yumurtlayan tavuğun kafası koparılmamışmıydı?
Demek ki huylu huyundan vazgeçmiyor ve geçmişten hiç ders almıyor. Büyük çoğunluk kısa sürede köşeyi dönmek isterken, bindikleri dalı ve altın yumurtlayan tavuğu kesmekten geri durmuyorlar. Sonra da zırıl zırıl ağlıyorlar.










