Kolay olmadı onun için… Ama vazgeçmedi. Sakatlıklar geldi peş peşe, uzak kaldı sahalardan. Yine de döndü. Mücadeleyi bırakmadı Anthony Nwakaeme.
Şampiyonluk yarışında kritik bir virajdan geçen Trabzonspor’da, en tecrübeli isimlerden biri olarak sorumluluk aldı o. İlerleyen yaşına rağmen, fiziksel zorluklara rağmen… “Pes etmek yok” dedi adeta.
Az değil yaşadıkları. Tendon yırtığı, kas problemleri, adale sakatlıkları… Yaklaşık 5 ayı bulan bir ayrılık sahalardan. Üstelik bu süreçte kaçırdığı maç sayısı 30’un üzerinde. Kolay mı? Değil. Ama geri döndü yine.
Sezonun başında Kocaelispor karşısında çıktı sahaya, ilk 11’de. Sonra talihsiz bir sakatlık… Devam edemedi. İlk yarıyı kapattı. Dönüşü ise ikinci yarıda oldu. Kısa kısa süreler aldı; Kasımpaşa, Antalyaspor, Samsunspor… Derken toplamda 10 maç, 252 dakika.
Ama asıl mesajını büyük maçta verdi. Galatasaray karşısında… Sahadaydı, ilk 11’de. Güvendi ona teknik direktör. O da karşılığını verdi. Galibiyet golünün asistini yaptı, 80 dakika boyunca mücadele etti.
Sadece sahada değil etkisi. Kenarda da var, soyunma odasında da. Liderliğiyle öne çıkıyor. Gençler için örnek, takım için moral kaynağı. “Büyük maç oyuncusu” denmesi boşuna değil.
Rakamlar da ortada: 186 maç, 50 gol, 48 asist. Ama onu özel kılan sadece istatistikler değil. Zor zamanlarda sahneye çıkması. Takımı sırtlaması. Şampiyonluk yolunda verdiği katkı.
Kısacası…
Düştü belki, ama kalktı.
Zorlandı, ama direndi.
Ve hâlâ sahada… mücadele ederek.










