YANLIŞ POLİTİKA KULÜBÜ İFLASA SÜRÜKLÜYOR
Trabzonspor’un son 20 yılına damga vuran başkan ve yöneticiler, teknik direktör olarak belirledikleri isimlerle birlikte takımı hedefine koşturma amacını sadece dış transferlerle birlikte gerçekleştirebileceği düşüncesini her sezon tekrarlayıp durmaktan bıkmadılar. Her gelen başkan, “Önümüzdeki sezon için çok kaliteli bir kadro oluşturacağız ve şampiyonluk kovalarken, geleceği de planlayacağız” şeklinde sözlerle toplumu uyutma yoluna gittiler. Aynı başkanlar, kulübün transferde ve kadro planlamasında nasıl bir yol izlemeleri gerektiğine dönük tutarlı politika izlemekten uzak görüntü verirken, yine coğrafi koşullara ve kulübün tarihsel kimliğine göre de bir oyun planı ortaya koyamadılar. Yönetenler, her gelen teknik adama göre takımın oyun şablonunu oluştururken, bunun sonucu da her gelen, gidenin bıraktığı kadrodaki futbolcuların büyük bölümünün yetersizliğinden dem vurup, “Bunlarla ben istediğim oyun sistemini uygulayamam ve takımı hedefe taşıyamam” yalanını yutturmaya çalıştı.
TEKNİK ADAM YALANLARINA KANAN YÖNETİMLER
Teknik direktörlerin bu yalanlarına inanmaya hazır ve futbol kulübü yönetmeyi, devlet desteğiyle büyüyen şirketlerini yönetmeyle karıştıran başkan ve yöneticiler de bu yalana sarıldılar. Teknik direktörlerin takımdan gitmesini istediği futbolcuların büyük bölümüne tazminat vererek gönderdiler. Yeni teknik direktörün talep ettiği her sezon 10’un üzerinde ve büyük bölümü yabancı futbolcuyu takıma kazandırdılar. Fakat aynı teknik direktör bir sezon sonra takımın başında kalsa da kendi yaptırdığı transferler için de çeşitli mazeretler uydurup, yönetimleri aldatmanın kolaylığını bilerek hareket ederken, “Bu oyuncular iklime, şehre uyum sağlayamadılar. Onları gönderin, yenilerini getirin” şeklindeki taleplerini utanmadan yönetime ilettiler. Kulübü yöneten ve futbol cahili başkan ve yöneticiler de, el üstünde tuttukları ancak kulübü para tırtıklama aracı gören teknik adamların taleplerini anında yerine getirirken, yaptıkları tek şey kulübün ekonomisini felç etmek, borcunu yükseltmek ve artık iflas aşamasına getirmek oldu.
AĞAOĞLU VE DOĞAN SİSTEMİ YERLE BİR ETTİ
Bu noktada Ahmet Ağaoğlu ile başlayan ve Ertuğrul Doğan ile devam eden süreçte bu tür uygulamalar tavan yaptı. Bordo-Mavililer her sezona, “Yeniden yapılanıyoruz” safsatasıyla başladı. Başkanlar ve yöneticiler, başta Abdullah Avcı gibi genç oyuncu ve altyapı düşmanı bir tavır içindeki ismin her dediğine, “evet” dediler. Takım şampiyon olmasına, kupa kazanmasına, Süper Kupayı müzesine götürmesine, Avrupa Kupalarında oynamasına rağmen borcunu son 4 yıl içinde 1 milyar 300 milyon lira seviyesinden 6 milyar lira gibi korkunç rakamlara çıkarmakta hiçbir sakınca görmediler. Bunu yaparken de taraftara ve camiaya, “Hedefimiz geleceğin takımını yapmak, yeni bir vizyon çizmektir” demeye utanmadılar. Ertuğrul Doğan ve ekibi ne yazık ki önce Nenad Bjleica isimli teknik adamın oyuncağına dönüştüler, sonra da yeniden Abdullah Avcı’ya kurtarıcı gibi sarılıp, bir dediğini iki etmediler ve onun talepleri doğrultusunda Trabzonspor’u her açıdan enkaz yığınına çevirdiler.
HER YIL AYNI SAFSATA TEKRARLANIYOR
Trabzonspor bu sezonu da büyük hayal kırıklığıyla sonlandırma aşamasına geldi. Lig lideri ve ikincisiyle arasındaki puan farkı Everest Tepesinin boyutlarını aştı. Artık gelecek sezonla ilgili yeni bir plan üzerinde durulurken, Başkan Ertuğrul Doğan kendisine yakın isimlerle birlikte, dış transfer faaliyetlerine hız verdiler. Öyle ki, “Kamp dönemi başlamadan tüm transferleri sonuçlandıracağız” şeklinde iddialı açıklamalar yapmaktan geri durmadı. Ancak bu arada geçen sezon da kurtarıcı olarak transfer edilen birçok futbolcu için, “Bunlar yetersiz ve gitmeli” raporu verildi. Ayrıca daha önceki sezonlarda alınan yine pahalı yabancıların da takımda kalması istenmiyor. Kuşkusuz bu pahalı alınmış futbolcuların gönderilebilmesi için önemli tazminatlar kasadan çıkacak. Onların yerine yine pahalı oyuncular alınacak. Bu futbolcuların da büyük bölümü işe yaramayınca bir sonraki sezon için de aynı şimdi olduğu gibi, “Yeniden yapılanacağız, çok güçlü bir kadro kuracağız” narkozu topluma şiringa edilecek. Böylece, “Yap-yık ve yeniden yap” yöntemiyle birlikte Trabzonspor kulübü biraz daha içinden çıkılmaz noktaya taşınıp, belki de Kayyum atanacak, hatta satışa çıkarılacak noktaya taşınacak.









