Trabzonspor’un genç oyuncusu Mustafa Eskihellaç, Trabzonspor Dergisi’nin Soru-Cevap köşesinde futboldan hayata, Trabzon’dan hayallerine kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.
Bordo-mavili formayla ilk kez sahaya çıktığı anı unutamadığını belirten Eskihellaç, “Trabzonspor forması ile oynadığım ilk maç. Bunun tarifi asla yok” ifadelerini kullandı.
Futbolculukta kısa vadede gol ve asistin, uzun vadede ise şampiyonluğun en büyük mutluluk olduğunu vurgulayan genç oyuncu, “Kısa vadede gol-asist ve maç kazanmak, uzun vadede de şampiyonluk en büyük mutluluk” dedi.
Bir efsaneyle sohbet etme hayaline de değinen Eskihellaç, “Özkan Sümer, ondan öğreneceğim çok şey vardı ama hiç nasip olmadı. Yenilerden ise kesinlikle Messi” şeklinde konuştu.
Profesyonel futbolculuğun en zor yanlarını anlatan Eskihellaç, “Ciddi sakatlıklar ve yakın çevrenizin en özel günlerinde yanlarında olamamak” ifadelerini kullandı.
Trabzon’da en çok sevdiği şeyin insanlar arasındaki samimiyet olduğunu dile getiren genç futbolcu, “Anlık samimiyetler. Birbirini hiç tanımayan iki insanın dolmuştaki o içten sohbetleri” dedi.
Kariyerinde en üzüldüğü ve en sevindiği maçlara da değinen Eskihellaç, “Elazığspor’da oynarken İstanbulspor’la berabere kaldığımız maç beni çok üzmüştü. En sevindiğim maç ise Trabzonspor formasıyla oynadığım ilk maçtı” diye konuştu.
Unutamadığı gollerle ilgili soruya Eskihellaç, “Elazığspor formasıyla Balıkesirspor ve Karabükspor maçlarında attığım golleri unutamam” yanıtını verdi.
Zamanda yolculuk yapabilseydi sahada olmak isteyeceği maçın “1996’daki Fenerbahçe maçı” olduğunu söyleyen Eskihellaç, futbolcu olmasaydı “asker olacağını” dile getirdi.
Yaşam felsefesini “Pozitiflik. Gerçeklikten kopmadan olaylara iyi yönden bakmak ve her zaman ümit etmek” sözleriyle özetleyen genç oyuncu, saha içinde kendisini en çok sinirlendiren durumun ise “rakibin sağlığını hiçe sayarak yapılan kasıtlı fauller” olduğunu ifade etti.
Serbest vuruşta topun başına geçmesini istediği isimleri de açıklayan Eskihellaç, “Efsanemiz Hami Mandıralı. Günümüzden bir isim olacaksa Zubkov olabilir” dedi.
Takım arkadaşlarıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Eskihellaç, en çalışkan futbolcunun Onuralp, en yetenekli oyuncunun Kazeem Olaigbe, saha içinde en iyi anlaştığı ismin ise Edin Visca olduğunu söyledi.
Futbol dışında en sevdiği aktivitenin “yaylalara gitmek ve mini kamplar yapmak” olduğunu belirten Eskihellaç, hayatının dönüm noktasını ise “Bodrum’da profesyonel imzayı attığım gün” olarak tanımladı.
Genç oyuncu, futbol tarihinin en iyi futbolcusunun “Messi” olduğunu da sözlerine ekledi.








