Bu gece saatler sessizliğe bürünüyor, şehir uyuyor ama gönüller uyanık… Sahura kalkmanın o huzurlu telaşı mutfaklarda, tencerelerde kaynayan suyun sesiyle yankılanıyor. Yarın, ilk orucumuzu tutacağız ve Ramazan yine kapımızda.
Trabzon’da bu manevi ayın huzurla geçmesi için her detay düşünülmüş. Belediyeler iftar çadırlarını kurdu, ihtiyaç sahiplerine sıcak yemekler ve kumanyalar ulaştırıldı. Kamu kuruluşları, vatandaşların sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir Ramazan geçirmesi için tüm önlemleri aldı. İşte Ramazan, sadece aç kalmak değil; ruhu ve kalbi doyurmak, paylaşmak ve dayanışmayı hissetmek demek.
Bu sahur, sadece bir yemek vakti değil; sabrın, şükür ve umudun simgesi. Komşusuna el uzatmak, gönülleri yumuşatmak ve hayatın küçük nimetlerini daha çok sevmek için bir fırsat… Belki ailemizle birlikteyiz, belki yalnızız, ama her halimizle bu kadim geleneğe ortak oluyoruz. Kalplerimiz aynı ritimde atıyor: sevgiyle, sabırla, hoşgörüyle…
Yarın, gözlerimizde hafif uykuyla, yüreğimizde büyük huzurla oruca başlayacağız. Ve bir kez daha anlayacağız ki Ramazan, sadece bir ay değil; insan olmanın en güzel yanını hatırlamak, küçük mutlulukları fark etmek, birbirimize daha sıkı sarılmak demek.
Bu gece sahura kalkalım, yarın ilk orucumuzu tutalım… Trabzon’da her sofrada, her gönülde huzur ve umut dolsun.










