Prof. Dr. Özkan: “Kentler iklim krizine dirençli hale getirilmeli”
Trabzon’un Ortahisar ilçesinde 3 Haziran 2025’te etkili olan yoğun yağışın ardından yaşanan taşkın, su baskını ve heyelanlara ilişkin TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Trabzon Şubesi bir basın açıklaması yayımladı. Şube Başkanı Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan, olayın yalnızca meteorolojik değil, planlama hatalarının sonucu olduğunu belirtti.
Yoğun yağışın ardından kent genelinde birçok cadde ve sokak su altında kalırken, altyapı sistemlerinin yetersizliği yeniden gündeme geldi. TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Trabzon Şubesi Başkanı Prof. Dr. Doruk Görkem Özkan, “Ortahisar’da sabah saatlerinde başlayan ve öğleye kadar süren yağış sonrası taşkınlar, heyelanlar yaşandı. Etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” dedi.
“Kırılgan yapı bir kez daha ortaya çıktı”
Açıklamasında kentteki plansız yapılaşma, yetersiz drenaj sistemleri ve doğaya rağmen yapılan müdahalelere dikkat çeken Özkan, şöyle devam etti:
“Bu tablo, kentimizin doğa olaylarına karşı ne denli kırılgan bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur. Kısa sürede su altında kalan yollar, parklar ve yaşam alanları; plansız kentleşmenin, yetersiz altyapının ve doğaya aykırı yapılaşmanın doğrudan bir sonucudur.”
“Mavi-yeşil altyapı ve doğa tabanlı planlama acil gündemdir”
Yağış sonrası özellikle kıyı kesimlerinde oluşan su birikintilerinin geçirgen yüzeylerin eksikliğinden kaynaklandığını belirten Özkan, mavi-yeşil altyapı sistemlerinin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Özkan, yağmur bahçeleri, yeşil çatılar ve biyolojik hendekler gibi doğa tabanlı çözümlerin, sel ve taşkın risklerini azaltmada etkili olacağını belirtti.
“Dirençli ve direngen kent anlayışı artık zorunludur”
Kentlerin sadece dayanıklı değil, aynı zamanda doğayla uyumlu ve çevresel olarak dirençli olması gerektiğini ifade eden Özkan, iklim krizinin etkilerine karşı kapsamlı planlamaların yapılması gerektiğini dile getirdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Trabzon’da yaşanan taşkın sadece bir doğa olayı değil; insan kaynaklı planlama hatalarının neden olduğu bir krizdir. Geleceğin afetlerini önlemek için doğa ile uyumlu bir şehircilik anlayışı benimsenmeli; geçirimli yüzey oranları artırılmalı, dere yataklarındaki yapılar kaldırılmalı ve mavi-yeşil altyapı projeleri hızla hayata geçirilmelidir.”
Bilimsel planlama ve kamu yararına vurgu
Özkan, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:
“Kentlerimizi yalnızca bugünün değil, geleceğin iklim koşullarına göre planlamak zorundayız. Akademi, yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşları birlikte hareket etmeli; doğa tabanlı çözümleri ve sürdürülebilir planlama ilkelerini kent politikalarının merkezine yerleştirmelidir.”









