Trabzonspor geçen sezonu Lig üçüncüsü kapatmanın acısını bu sezon hem UEFA Avrupa Ligi'ne 2 tur erken başlayarak, hem de bu vesileyle birlikte sezonu erken açarak yaşadı.Tarihinde birçok Avrupa destanı bulunan ama son yıllarda bu alanda çok da başarılı olamayan Bordo-Mavililerin yeniden kendine yakışır bir yeni vizyona ulaşması için en azından Avrupa Liginde üç turu atlayıp, gruplara kalması gerekiyordu. Bu bağlamda Ruzomberok maçı büyük önem taşıyordu. Maçın önemi rakibinin çok önemli olmasından değil, başlangıçların bazen hiç de beklenen gibi olmamasındandı. Trabzonspor şayet ilk resmi maçında oyunu tutturup, sonuç alamazsa, bu bir sezonu olumsuz etkileyebilecek sonuçlar doğurabilirdi. Bunun için sıkı bir 90 dakika oynaması şarttı.
Teknik direktör Abdullah Avcı, kadro planlamasında pek bir sürprize imza atmadı yine… Ama en azından geçen sezon patlama yapma sinyalleri veren Enis Destan’ı 11’de başlatması, yeni transfer Denis Dragus ile çift santrafor oynatması bekleniyordu. Fakat Avcı, bazı futbolculara güven duymadığını gösterdiğinde, bunu sonuna kadar hissettiren ve inadından vazgeçmeyen bir teknik adam… Aynı zamanda korkuları, Trabzonspor gerçeklerinin üzerini örtecek kadar belirgin… Onun tek hedefi, taraftarın beklediği ya da en azından kötü sonuç gelse de kendini rahat savunabileceği kadroları sahaya sürmek, kendi kariyerini düşünmek… Sonuç ve oyun ne olursa olsun, bu gerçek hiç değişmedi, değişmeyecek. Bu kritik sınavda bizim açımızdan beklenti ise Trabzonspor’un turu rahat geçebileceği bir skor avantajı elde etmesiydi. TAKIMI AYAKTA TUTAN İSİM KAPTAN UĞURCAN!Maçın başında Trabzonspor savunma arkası koşularda hücumcuları topla buluşturma çabası içinde gözüktü ama geriden atılan uzun toplarda başarı sağlanamadı. Savunma oynaması ve belki duran toplardan pozisyon bulması beklenen ev sahibi Ruzomerok ise hiç de kolay lokma olmadığını gösterdi ve akan oyunda daha karşılaşmanın başlarında iki pozisyon yakaladı ama bunları iyi değerlendiremedi. Eğer 10’ncu dakikada Uğurcan rakibin burun buruna vuruşunu göğsüyle önlemeseydi belki de erken bir golle birlikte tüm planlar sil baştan yeniden yazılması gerekebilirdi. Rakip daha organizeydi. Hücumda ve savunmada ne yaptıklarını daha iyi biliyordu. ve buldukları pozisyonlarda ya Uğurcan çok başarılı, ya da son vuruşlarda top kaleyi bulmadı da ilk yarının ortalarında farklı bir skor ortaya çıkmadı. Trabzonspor oyunun ilk bölümünde az da olsa pozisyon geliştirdi fakat final pasları ya da vuruş etkisinin zayıflığı rakip kale için korkulan pozisyon bulunmasını engelledi. Ev sahibi ekibin her an gol atabileceği duygusuna kapılmışken, 39’ncu dakikada bu ana kadar sahada gezinen Enis Bardhi’nin taşıyıp Edin Visca’ya aktardığı topu bu isim de “al da at” dercesine Trezeguet’e bıraktı ve Mısırlı futbolcu da ilk kez doğru bir hamleyi yaptı, golü de kaydetti. Golden hemen bir dakika sonra Tuncy’nin karşı karşıya vuruşunu uğurcan Çakır köşede bloke etmezse Trabzonspor adına hiç de iyi şeyler konuşmuyor olacaktık belki de… İlk yarının bir genel ve kısa değerlendirmesini yaparsak Bordo-Mavili ekibin hem hücum, hem savunma anlamında hiç hazır olmadığını gördük. Rakibe birçok pozisyon verdi, çok az pozisyon buldu. Kalede Uğurcan Çakır olmasa belki de 3-4 farklı bir yenilgi söz konusu olabilirdi. Ozan Tufan yerini yadırgadı ve bir an önce orta sahaya dönmek istediğini bağırır gibiydi. Çok atak yedi Trabzonspor bu alandan. Aynı şekilde sol bek Eren Elmalı da geçen sezonu hiç kapatmamış gibi alanını boş bıraktı. İki stoper Mendy ve Denswil hem havadan, hem de yerden pozisyon verilmesini engelleyemediler. Yenilerden Lundstram savunmanın önünde sade futbol oynuyor ama yaratıcı bir isim değil. Umut Güneş’in varlığı ile yokluğu belli değil, aynı şekilde Bardhi de çok kötüydü, bir tek gol pozisyonunda etkili olabildi. AVCI’NIN SÖYLEMİNİ BOŞA ÇIKARAN BİR FUTBOL!Edin Visca gayretli ama asist dışında sahada pek yok gibiydi. Trezeguet her zamanki gibi temel teknik ve futbol zekası açısından düşük seviyede ve attığı gole rağmen silikti. Hücum hattında yenilerden Denis Dragus bir şeyler yapmaya çalışan, takıma yararlı olma çabası içinde, topla etkili olabilen ama topla çok buluşturulamayan yalnız adam gibiydi. Sonuç olarak ilk yarıda hiç de organize olamayan bir Trabzonspor için 1-0’lık skor adeta piyangodaki büyük ikramiye niteliği taşıyordu. Asıl düşünülmesi gereken ise 6 milyon 900 bin Euro piyasa değeri olan ve belki de tüm futbolcuları, Trabzonspor’un bir oyuncusunun ücretini alamayan bir ekip karşısında bu kadar kötü sinyaller vermek hiç yakışık almadı. Ve Abdullah Avcı’nın, “Harika bir hazırlık dönemi geçirdik” sözlerini boşa çıkarır nitelikteydi. İkinci yarı golle başlayabilirdi ama Uğurcan’un uzun topuyla buluşan Edin Visca’nın alt pasa yerden ortasına Trezeguet dokunamadı ve takımının rahatlamasını engelledi.Bu da Trezeguet’in pozisyonlara hazır olmadığının göstergesiydi. Çünkü benzer bir pozisyonu ilk yarıda da kullanamamıştı. Bu yarıda Bordo-Mavili ekip daha derli toplu ve rakip kalede daha çok görüldüğünü söyleyebiliriz. Rakip yarı alanda ve kale sahasındaki baskı ev sahibi ekibi bunalttı ve Trezeguet’le, Edin Visca ile önemli pozisyonlar harcandı. İlk yarıdaki roller sanki değişmiş gibiydi. Fakat 65’nci dakikada Gerec’in karşı karşıya vuruşunda yine Uğurcan sahne almazsa Trabzonspor iyi başladığı ikinci yarıda bir şok yaşayabilirdi. Aynı Uğurcan, bir dakika sonra yine takımı ipten alan bir kurtarışa imza attı ve Bordo-Mavili ekibi ayakta ve diri tutan isim oldu.KABUS DAKİKALARINI BİTİREN İSİM CİHAN ÇANAKAbdullah Avcı işlerin kötü gitmeye başladığını görünce 67’nci dakikada Umut Güneş ve Dragus’un yerine sahaya Cihan Çanak ve Enis Destan’ı sürme ihtiyacı hissetti. Bu değişikliklerin şöyle bir yararı oldu. Enis önde daha iyi baskı yaparken, Cihan da usta bir oyuncu gibi pas alışverişlerinde etkin görüldü. Bu futbolcu mücadeleci kişiliğiyle de dikkat çekti. Trabzonspor’da her halde en fazla pozisyon arayan, bulan, müsait pozisyonlarda kaleyi yoklayan isim Trezeguet olarak öne çıktı. Ancak Mısırlı futbolcu, bir türlü son vuruş tekniğini geliştirememenin sancılarını yaşattı. Maçın 79’ncu dakikada ev sahibi takımın Boda ile yakaladığı pozisyonda topun direkten dönmesi büyük bir şanstı. Avcı, işlerin kötü gittiğini görünce bu kez 79’ncu dakikada Enis Bardhi ve Trezeguet’i kenara alırken, Rayyan Baniya’yı ve Mislav Orsic’i sahaya sürdü. Mendy orta sahaya geldi ve asıl yerinde takımın orta alandaki mücadele gücünü artırması istenen bir stratejiye dönüldü. Ancak bu değişiklikler ile birlikte rakip biraz daha cesaretlendi. Bordo-Mavili takımda skoru koruma telaşı başlayınca maçın son 15 dakikası kabus gibi geçti. Bu tehlikelerden biri de yine sonradan oyuna giren Boda 84’ncü dakikada öyle bir gol kaçırdı ki, yüreğimiz ağzımıza geldi desek yeridir. Yazık ki savunma bu oyuncuya savunma pek önlem alamadı.Avcı bir hamleyi de yorulan Edin Visca’nın yerine Anthony Nwakaeme’yi alarak yaptı ve en azından hücumda topu daha fazla tutmanın ve kaleden uzak yerlerde bulundurmanın planlarını yaptı. Ancak uzatma dakikalarının ilk dakikasında Cihan Çanak öylesine nefis bir gole imza attı ki, takımın hiçbir oyuncuya ihtiyacı kalmadı. Cihan gerçekten uzak mesafeden harikulade bir vuruşla topu köşeden filelere gönderirken, oynadığı futbolla da, “Ben bu takımda 11 oyuncusuyum” der gibiydi. Sonuçta Trabzonspor çok pozisyon verdiği, Uğurcan’ın devleştiği karşılaşmada rakibini evinde teslim aldı ve turun kapısını ardına kadar açtı. Ama bu futbol ne Avrupa’da üst turlar, ne de Süper Ligde zirveye oynamaya yeterli değildi. Maçın Alman hakemi Bastion Dankerd 90 dakika boyunca tüm pozisyonlara yakındı. En küçük bir tartışmaya izin vermedi ve kusursuz bir maç yöneterek alkışı hak etti.
Teknik direktör Abdullah Avcı, kadro planlamasında pek bir sürprize imza atmadı yine… Ama en azından geçen sezon patlama yapma sinyalleri veren Enis Destan’ı 11’de başlatması, yeni transfer Denis Dragus ile çift santrafor oynatması bekleniyordu. Fakat Avcı, bazı futbolculara güven duymadığını gösterdiğinde, bunu sonuna kadar hissettiren ve inadından vazgeçmeyen bir teknik adam… Aynı zamanda korkuları, Trabzonspor gerçeklerinin üzerini örtecek kadar belirgin… Onun tek hedefi, taraftarın beklediği ya da en azından kötü sonuç gelse de kendini rahat savunabileceği kadroları sahaya sürmek, kendi kariyerini düşünmek… Sonuç ve oyun ne olursa olsun, bu gerçek hiç değişmedi, değişmeyecek. Bu kritik sınavda bizim açımızdan beklenti ise Trabzonspor’un turu rahat geçebileceği bir skor avantajı elde etmesiydi. TAKIMI AYAKTA TUTAN İSİM KAPTAN UĞURCAN!Maçın başında Trabzonspor savunma arkası koşularda hücumcuları topla buluşturma çabası içinde gözüktü ama geriden atılan uzun toplarda başarı sağlanamadı. Savunma oynaması ve belki duran toplardan pozisyon bulması beklenen ev sahibi Ruzomerok ise hiç de kolay lokma olmadığını gösterdi ve akan oyunda daha karşılaşmanın başlarında iki pozisyon yakaladı ama bunları iyi değerlendiremedi. Eğer 10’ncu dakikada Uğurcan rakibin burun buruna vuruşunu göğsüyle önlemeseydi belki de erken bir golle birlikte tüm planlar sil baştan yeniden yazılması gerekebilirdi. Rakip daha organizeydi. Hücumda ve savunmada ne yaptıklarını daha iyi biliyordu. ve buldukları pozisyonlarda ya Uğurcan çok başarılı, ya da son vuruşlarda top kaleyi bulmadı da ilk yarının ortalarında farklı bir skor ortaya çıkmadı. Trabzonspor oyunun ilk bölümünde az da olsa pozisyon geliştirdi fakat final pasları ya da vuruş etkisinin zayıflığı rakip kale için korkulan pozisyon bulunmasını engelledi. Ev sahibi ekibin her an gol atabileceği duygusuna kapılmışken, 39’ncu dakikada bu ana kadar sahada gezinen Enis Bardhi’nin taşıyıp Edin Visca’ya aktardığı topu bu isim de “al da at” dercesine Trezeguet’e bıraktı ve Mısırlı futbolcu da ilk kez doğru bir hamleyi yaptı, golü de kaydetti. Golden hemen bir dakika sonra Tuncy’nin karşı karşıya vuruşunu uğurcan Çakır köşede bloke etmezse Trabzonspor adına hiç de iyi şeyler konuşmuyor olacaktık belki de… İlk yarının bir genel ve kısa değerlendirmesini yaparsak Bordo-Mavili ekibin hem hücum, hem savunma anlamında hiç hazır olmadığını gördük. Rakibe birçok pozisyon verdi, çok az pozisyon buldu. Kalede Uğurcan Çakır olmasa belki de 3-4 farklı bir yenilgi söz konusu olabilirdi. Ozan Tufan yerini yadırgadı ve bir an önce orta sahaya dönmek istediğini bağırır gibiydi. Çok atak yedi Trabzonspor bu alandan. Aynı şekilde sol bek Eren Elmalı da geçen sezonu hiç kapatmamış gibi alanını boş bıraktı. İki stoper Mendy ve Denswil hem havadan, hem de yerden pozisyon verilmesini engelleyemediler. Yenilerden Lundstram savunmanın önünde sade futbol oynuyor ama yaratıcı bir isim değil. Umut Güneş’in varlığı ile yokluğu belli değil, aynı şekilde Bardhi de çok kötüydü, bir tek gol pozisyonunda etkili olabildi. AVCI’NIN SÖYLEMİNİ BOŞA ÇIKARAN BİR FUTBOL!Edin Visca gayretli ama asist dışında sahada pek yok gibiydi. Trezeguet her zamanki gibi temel teknik ve futbol zekası açısından düşük seviyede ve attığı gole rağmen silikti. Hücum hattında yenilerden Denis Dragus bir şeyler yapmaya çalışan, takıma yararlı olma çabası içinde, topla etkili olabilen ama topla çok buluşturulamayan yalnız adam gibiydi. Sonuç olarak ilk yarıda hiç de organize olamayan bir Trabzonspor için 1-0’lık skor adeta piyangodaki büyük ikramiye niteliği taşıyordu. Asıl düşünülmesi gereken ise 6 milyon 900 bin Euro piyasa değeri olan ve belki de tüm futbolcuları, Trabzonspor’un bir oyuncusunun ücretini alamayan bir ekip karşısında bu kadar kötü sinyaller vermek hiç yakışık almadı. Ve Abdullah Avcı’nın, “Harika bir hazırlık dönemi geçirdik” sözlerini boşa çıkarır nitelikteydi. İkinci yarı golle başlayabilirdi ama Uğurcan’un uzun topuyla buluşan Edin Visca’nın alt pasa yerden ortasına Trezeguet dokunamadı ve takımının rahatlamasını engelledi.Bu da Trezeguet’in pozisyonlara hazır olmadığının göstergesiydi. Çünkü benzer bir pozisyonu ilk yarıda da kullanamamıştı. Bu yarıda Bordo-Mavili ekip daha derli toplu ve rakip kalede daha çok görüldüğünü söyleyebiliriz. Rakip yarı alanda ve kale sahasındaki baskı ev sahibi ekibi bunalttı ve Trezeguet’le, Edin Visca ile önemli pozisyonlar harcandı. İlk yarıdaki roller sanki değişmiş gibiydi. Fakat 65’nci dakikada Gerec’in karşı karşıya vuruşunda yine Uğurcan sahne almazsa Trabzonspor iyi başladığı ikinci yarıda bir şok yaşayabilirdi. Aynı Uğurcan, bir dakika sonra yine takımı ipten alan bir kurtarışa imza attı ve Bordo-Mavili ekibi ayakta ve diri tutan isim oldu.KABUS DAKİKALARINI BİTİREN İSİM CİHAN ÇANAKAbdullah Avcı işlerin kötü gitmeye başladığını görünce 67’nci dakikada Umut Güneş ve Dragus’un yerine sahaya Cihan Çanak ve Enis Destan’ı sürme ihtiyacı hissetti. Bu değişikliklerin şöyle bir yararı oldu. Enis önde daha iyi baskı yaparken, Cihan da usta bir oyuncu gibi pas alışverişlerinde etkin görüldü. Bu futbolcu mücadeleci kişiliğiyle de dikkat çekti. Trabzonspor’da her halde en fazla pozisyon arayan, bulan, müsait pozisyonlarda kaleyi yoklayan isim Trezeguet olarak öne çıktı. Ancak Mısırlı futbolcu, bir türlü son vuruş tekniğini geliştirememenin sancılarını yaşattı. Maçın 79’ncu dakikada ev sahibi takımın Boda ile yakaladığı pozisyonda topun direkten dönmesi büyük bir şanstı. Avcı, işlerin kötü gittiğini görünce bu kez 79’ncu dakikada Enis Bardhi ve Trezeguet’i kenara alırken, Rayyan Baniya’yı ve Mislav Orsic’i sahaya sürdü. Mendy orta sahaya geldi ve asıl yerinde takımın orta alandaki mücadele gücünü artırması istenen bir stratejiye dönüldü. Ancak bu değişiklikler ile birlikte rakip biraz daha cesaretlendi. Bordo-Mavili takımda skoru koruma telaşı başlayınca maçın son 15 dakikası kabus gibi geçti. Bu tehlikelerden biri de yine sonradan oyuna giren Boda 84’ncü dakikada öyle bir gol kaçırdı ki, yüreğimiz ağzımıza geldi desek yeridir. Yazık ki savunma bu oyuncuya savunma pek önlem alamadı.Avcı bir hamleyi de yorulan Edin Visca’nın yerine Anthony Nwakaeme’yi alarak yaptı ve en azından hücumda topu daha fazla tutmanın ve kaleden uzak yerlerde bulundurmanın planlarını yaptı. Ancak uzatma dakikalarının ilk dakikasında Cihan Çanak öylesine nefis bir gole imza attı ki, takımın hiçbir oyuncuya ihtiyacı kalmadı. Cihan gerçekten uzak mesafeden harikulade bir vuruşla topu köşeden filelere gönderirken, oynadığı futbolla da, “Ben bu takımda 11 oyuncusuyum” der gibiydi. Sonuçta Trabzonspor çok pozisyon verdiği, Uğurcan’ın devleştiği karşılaşmada rakibini evinde teslim aldı ve turun kapısını ardına kadar açtı. Ama bu futbol ne Avrupa’da üst turlar, ne de Süper Ligde zirveye oynamaya yeterli değildi. Maçın Alman hakemi Bastion Dankerd 90 dakika boyunca tüm pozisyonlara yakındı. En küçük bir tartışmaya izin vermedi ve kusursuz bir maç yöneterek alkışı hak etti.









Teşekkürler ve tebrikler Adnan.Ekleyecek yada araya sıkıştırılacak tek kelime bırakmadın. Kutlarım. Lakin senin kelimelerin arasına serpiştirdiğin ve ilk müsabaka diye çok vurgulamadığın ama çok net anlaşılana ben net bir cümle katma ihtiyacı duydum. Trabzonsporlular için Abdullah Avcı ile yeni bir,diz dövme ah- vah çekme ve dokuz doğurma sezonu başlamıştır vesselam. Selamlar, kolaylıklar.
Hocaya göre herşey yolunda
Bu Umut Güneş ısrarı nedendir..Çok anlarım desem de yalan,ama bir seyirci gözüyle çok vasat bir oyuncu..Onun vereceği katkıyı istikbal vadedecek alternatif oyuncu tercih edilmeli.. Takım hırslı değildi..Rakibi küçümsemenin neticesi sanırım.Sma şans ve Uğurcan olmasaydı etten püften takımlara elendiğimiz gibi yine havlu atardık..