Kuşkusuz spor dünyası için en büyük organizasyon Olimpiyatlardır… Gerçi bu büyük spor organizasyonu da siyasete kurban ediliyor ama nihayetinde dünyadaki en üst seviyedeki tüm sporcuların yeteneklerini sergilediği tek arena olarak yoluna devam ediyor. Temelleri Milattan Önce 800 yılına dayanan ve Olimpiya kentinde gerçekleştirilen bu büyük organizasyon modern anlamda ise 1896 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin kuruluşuyla hayat buldu. Ve 128 yıldır da 4 yılda bir dünyanın gündemine oturuyor. Son Olimpiyat da Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleştirildi. ABD ve Çin 40’ar altın madalya ile ilk sırayı paylaştılar. Japonya 20, Avusturalya da 18 altın madalya kazandı. Toplam madalyada da ABD 126, Çin 91, Japonya 45 ve Avusturya da 53 madalya ile sıralandı. Türkiye ise 40 yıl aradan sonra ilk kez bir Olimpiyatta altın madalya elde edemedi. Sadece 3 gümüş ve 5 bronz, toplamda 8 madalyayla yetindi. Sıralamada ise 64’ncülük gibi çok kötü bir noktada kendisine yer buldu. Ama ne yazık ki bu durum Beşiktaş’ın Süper Kupada Galatasaray’ı 5-0 yenmesi kadar toplumda tartışılmadı, konuşulmadı.
YATIRIMI İŞTE BU ALANLARA YAPMALISINIZ
Olimpiyatların birçok branşında ülke olarak yoktuk. Özellikle büyük yatırımlar yapılan futbol, basketbol, hentbol erkek ve kadın takımlarının ismi bile geçmedi. Takım sporlarında sadece kadın voleybolcularımız ile temsil edildik. Bireysel açıdan da durum hiç de iç açıcı değildi. Ülke nüfusuna bakıldığında Türkiye’nin 10’da birine sahip olmayan ülkeler bile çok daha başarılı bir görüntü ortaya koydu. Bu bizim spora verdiğimiz değer ve yetenekleri keşfedip, yetiştirme adına utanç vericiydi. Oysa bu ülkenin insanları yeteneksiz değil, sadece keşfedilme yöntemleri çağdışı ve onlara sunulan olanaklar tam bir facia… Bir ülke, sanayiye, teknolojiye, tarıma, hayvancılığa, uzay endüstrisine, bilime, Tıbba, kimyaya, fiziğe yatırım yapmıyorsa geri kalmak, hep başkalarına el açmak zorundadır. Ama bunları destekleyen bir önemli yatırım aracı da spordur, sanattır, sağlıktır. Sağlığa yatırım yapıp, sağlıklı insanlar yetiştirmelisiniz. Spora yatırım yapıp, fiziksel ve zihinsel olarak üst seviyede insanların önünü açmalısınız ve sanata yatırım yaparak da insanların yaratıcılığına katkıda bulunmalısınız.
UYKU TULUMU STAT YAPMAK SPORA HİZMET DEĞİL
Şu bir kez bilinmeli ki sadece Süper lig kulüplerine ve belli şehirlere 40 bin, 50 bin kişilik ‘uyku tulumu’ statlar inşa edip, ‘yabancı sayısını 12 mi, 14 mü yapalım?” “Hakemler düzgün maç yönetsin” filan diyerek ülke gelişmez… Ya da Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesini birçok bakanlığın üzerine çıkararak modern dünyada kendinize asla yer edinemezsiniz. Sadece uyuttuğunuz ve size oy deposu olacak ancak ülkeye de hiçbir katkısı olmayacak bireyselliğin önünü açarsınız. O nedenle, Olimpiyatlarda alınan madalyaların sayısı birçok açıdan öğreticidir. Profesyonel sporlara yaptığınız yatırımları bir kere kesmelisiniz. Bunu transfere 100 milyonlarca Euro harcayan kulüplere bırakmalısınız. Eğer dünya ölçeğinde başarılı olmak ve Olimpiyatlarda da göğsünüz kabarsın istiyorsanız yapacağınız şey basittir. Tümüyle amatör sporlara yönelmelisiniz. Yatırımınızı tamamen bu alanlara kaydırmalısınız. Köylerden başlayarak, tüm İlçelere ve şehirlere her türlü spor tesisi kurma seferberliği başlatıp, burada yetişecek sporcuları da çok küçük yaşlarda yeteneklerine göre keşfetmelisiniz.
YÖNETİM ŞEKLİNİZİ MUTLAKA DEĞİŞTİRİN
Bu yetişecek sporcuların başlarına da dünyanın en iyi eğitmenleri olacak kişileri yerleştirmelisiniz. Eğitimci sayısını rekor seviyeye çıkarmalısınız. Okul-Aile-Kulüp işbirliğini zirveye oturtmalısınız. Beden Eğitimi derslerinin sayısını artırıp, niteliğini de çağın gereklerine uygun hale getirmelisiniz. Profesyonel kulüplere ancak amatör branşlara ciddi yatırımlar yapacaksa teşvik vermelisiniz. Kısa, orta ve uzun vadeli programlarla birlikte hazırlanmalısınız. Bakın bugün sporların anası Atletizm’dir. Olimpiyatlarda en çok madalya da bu branşta vardır. Bir araştırın atletizm branşında kaç madalya alınabiliyor diye ne demek istediğimi anlarsınız. Buna yakın olmak üzere yine en fazla madalyalar Jimnastik, yüzme gibi branşlardadır. Çünkü tüm sporcular için bu branşlar çok önemlidir. Hangi sporu yaparsanız yapın doğru koşabilmelisiniz. Vücudunuzun şekil alması ve elastiki açıdan sorun yaşamamalısınız. Bugün dünyada sporda gelişmiş ülkelerde çocukların büyük bölümü seçtiği ana spor idmanları dışında mutlaka atletizm, yüzme ve jimnastik çalışması yapıyorlardır.
VATAN’A ASIL BÜYÜK HİZMET İŞTE BUDUR!
Bunun için başta atletizm olmak üzere, yüzme ve jimnastik sporlarının yanında güreş, halter, boks, judo, taekwondo gibi bireysel sporlarda alınan çok sayıda madalyaya bakarak yatırımı en üst seviyeye çıkarmalısınız. Bir de bu branşlarda hem erkeklerin, hem de kadınların yarıştığını da unutmamalısınız. Sonuçta Türkiye’yi yönetenler biraz olsun bu ülkenin gururunu düşünüyorlarsa yarından tezi yok, olimpik sporlara en üst seviyede yatırımı yapması ve bu noktada eğitim çalışmalarına da başlaması gerekir. Aksi takdirde hep nal toplayıp, sonra da hamasi nutuklarla toplumu kandırmanın ötesinde hiçbir iş yapmamış olursunuz. Bunun sonucu olarak iktidarda kalabilirsiniz ama ülkeye zerre katkınız olmamış, sadece kendi cebinizi şişirmiş olarak yarın öldüğünüzde arkanızdan gözyaşı dökecek bir tek yurttaş bulamazsınız. Bir ülkeyi yönetenlerin en büyük derdi yurttaşlarının gurur duyacağı bir vatana sahip olmalarını sağlamaktır. ‘Onu astım, bunu kestim. Sen vatan hainisin, bizdensen kahramansın’ nutuklarına artık karınlar tok… Vatanseverler ancak bu ülkeye her alanda gerçek hizmeti verip, gençliğinin önünü açanlardır.
Karar verin, koltuk uğruna hamasi nutuk atmaya devam mı yoksa bu ülke insanına hizmet etme yarışına geçiş yapma mı?
Seçim sizin!







