Uzun yıllar Karadeniz Gazetesi'nde üst düzey yöneticilik görevinde bulunan, adı Karadeniz Gazetesi ile özdeşleşmiş tecrübeli gazeteci Osman Diyadin, Karadeniz Gazetesi'nin kapatılması süreci ile ilgili etkili bir yazı kaleme aldı. Diyadin, sosyal medya hesabında paylaştığı yazısında geçtiğimiz yıl vefat eden gazetenin imtiyaz sahibi Mehmet Ali Yılmaz'ı överken, gazeteyi kapatma kararı alan çocuklarına sitemlerini iletti. İşte Diyadin'in yazısı:Sayın Başkanım...
Mehmet Ali Yılmaz...
Dün gece hiç uyuyamadım...
Gözlerimin dalışında rüyama girdiniz...
Ortaköy’deki evinizin balkonunda otururken, o sert üslubunuzla,
“Evlat, ben size böyle mi emanet bıraktım? Kime sordunuz da kapatıyorsunuz gazeteyi? Git, o dilekçeyi al ve yırt! ben şimdi talimat veriyorum!” diye kızgın şekilde tepki gösteriyordunuz...
Ter bastı, kalktım...
Sizinle her mesajlaşmamda sonunu “Allah varlığınızı eksik etmesin” diye bağlıyordum...
Çünkü sizin yokluğunuz ne demek olduğunu hep düşündüm...
Çünkü bir babaydınız bizim için...
Severdiniz, kovardınız, kızardınız bize...
Ama her daim “evlat” derdiniz...
Çok şey verdiniz bize, çok!..
M. Ali Yılmaz’ın ekibinde olmanın ne kadar büyük güç olduğunu her yerde yaşadık ve gördük...
Bir daha bu ülkeye bir M. Ali Yılmaz gelmez...
Karadeniz Gazetesi’ni yaşatmak, büyütmek için yapmadığınız maddi ve manevi fedakârlık olmadı...
Çünkü Karadeniz Gazetesi’ni hep evladınız gibi gördünüz...
Çok ama çok insana ekmek verdiniz...
Bir gün, aramızdan ayrılışınızdan 3 ay önceydi; İstanbul’da yapılan bir toplantıdan sonra beni eve çağırıp,
“Evlat, sana kim dedi gazete kapanacak?” diye sorduğunuzda verdiğim cevabı hatırlıyorum...
Ve karşılığında aldığım cevabı da hatırlıyorum...
“Mehmet Ali Yılmaz’ın sahibi olduğu bir gazete kapanmaz. Orayı size emanet ettim. Şimdi git, arkadaşlarınla işinizi iyi yapın” demiştiniz ya...
Aradan 16 ay geçti...
Şimdi siz yoksunuz...
Maalesef Karadeniz Gazetesi’nin kapanması için resmi başvuru yapıldı.
Elden bir şey gelmiyor...
Bizi affedin...
Emanetinizi taşıyamadık...
Karadeniz Gazetesi’nin 46 yıllık yaşamının 40 yılını bizzat içinde olarak yaşayan biri olarak çok çok önemli görevler üstlendim.
Ama sonuç bu başkanım...
Sizden affımı isteyerek gazetenin künyesine her daim yerleştirdiğiniz ismimi kaldırıyorum...
Gazete kapanırken ismimin orada olmasını, sizin hatırınıza kendi adıma büyük bir saygısızlık olarak görüyorum...
Çünkü bu gazeteyi sizinle yaşadım hep...
O nedenle hazmetmek mümkün değil...
Her canlı doğar, yaşar ve ölür...
Evet...
Ama eserleri yaşar...
Hani bir atasözü var ya...
“Eşek ölür kalır semeri...
İnsan ölür kalır eseri...”
Karadeniz sizin eserinizdi başkanım...
Tıpkı Trabzonspor’a armağan ettiğiniz M. Ali Yılmaz Tesisleri gibi...
Nice insanlara ekmek kapısı oldunuz hep...
Affınızı sığınarak, kapanmasını engelleyememek ve emanetinize sahip çıkamamak adına bugün itibarıyla gazetenin künyesindeki ismimi kaldırmak istiyorum...
Ben bu yükü kaldıramam...
Tarih önünde hesap veremem...
Siz aziz hatıralarınıza hesap veremem...
Karadeniz Gazetesi okuyucularına hesap veremem...
Her mesajımın sonunda “Allah varlığınızı eksik etmesin” mesajımın ne kadar, ama ne kadar değerli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum...
Belki Karadeniz Gazetesi bizlere ömür...
Ama sizi ömrümüz boyunca kalbimizde yaşatmaya devam edeceğiz başkanım...
Size borcumuz bitmez...
Allah gani gani rahmet eylesin, mekanın cennet olsun başkanım...
Mehmet Ali Yılmaz...
Dün gece hiç uyuyamadım...
Gözlerimin dalışında rüyama girdiniz...
Ortaköy’deki evinizin balkonunda otururken, o sert üslubunuzla,
“Evlat, ben size böyle mi emanet bıraktım? Kime sordunuz da kapatıyorsunuz gazeteyi? Git, o dilekçeyi al ve yırt! ben şimdi talimat veriyorum!” diye kızgın şekilde tepki gösteriyordunuz...
Ter bastı, kalktım...
Sizinle her mesajlaşmamda sonunu “Allah varlığınızı eksik etmesin” diye bağlıyordum...
Çünkü sizin yokluğunuz ne demek olduğunu hep düşündüm...
Çünkü bir babaydınız bizim için...
Severdiniz, kovardınız, kızardınız bize...
Ama her daim “evlat” derdiniz...
Çok şey verdiniz bize, çok!..
M. Ali Yılmaz’ın ekibinde olmanın ne kadar büyük güç olduğunu her yerde yaşadık ve gördük...
Bir daha bu ülkeye bir M. Ali Yılmaz gelmez...
Karadeniz Gazetesi’ni yaşatmak, büyütmek için yapmadığınız maddi ve manevi fedakârlık olmadı...
Çünkü Karadeniz Gazetesi’ni hep evladınız gibi gördünüz...
Çok ama çok insana ekmek verdiniz...
Bir gün, aramızdan ayrılışınızdan 3 ay önceydi; İstanbul’da yapılan bir toplantıdan sonra beni eve çağırıp,
“Evlat, sana kim dedi gazete kapanacak?” diye sorduğunuzda verdiğim cevabı hatırlıyorum...
Ve karşılığında aldığım cevabı da hatırlıyorum...
“Mehmet Ali Yılmaz’ın sahibi olduğu bir gazete kapanmaz. Orayı size emanet ettim. Şimdi git, arkadaşlarınla işinizi iyi yapın” demiştiniz ya...
Aradan 16 ay geçti...
Şimdi siz yoksunuz...
Maalesef Karadeniz Gazetesi’nin kapanması için resmi başvuru yapıldı.
Elden bir şey gelmiyor...
Bizi affedin...
Emanetinizi taşıyamadık...
Karadeniz Gazetesi’nin 46 yıllık yaşamının 40 yılını bizzat içinde olarak yaşayan biri olarak çok çok önemli görevler üstlendim.
Ama sonuç bu başkanım...
Sizden affımı isteyerek gazetenin künyesine her daim yerleştirdiğiniz ismimi kaldırıyorum...
Gazete kapanırken ismimin orada olmasını, sizin hatırınıza kendi adıma büyük bir saygısızlık olarak görüyorum...
Çünkü bu gazeteyi sizinle yaşadım hep...
O nedenle hazmetmek mümkün değil...
Her canlı doğar, yaşar ve ölür...
Evet...
Ama eserleri yaşar...
Hani bir atasözü var ya...
“Eşek ölür kalır semeri...
İnsan ölür kalır eseri...”
Karadeniz sizin eserinizdi başkanım...
Tıpkı Trabzonspor’a armağan ettiğiniz M. Ali Yılmaz Tesisleri gibi...
Nice insanlara ekmek kapısı oldunuz hep...
Affınızı sığınarak, kapanmasını engelleyememek ve emanetinize sahip çıkamamak adına bugün itibarıyla gazetenin künyesindeki ismimi kaldırmak istiyorum...
Ben bu yükü kaldıramam...
Tarih önünde hesap veremem...
Siz aziz hatıralarınıza hesap veremem...
Karadeniz Gazetesi okuyucularına hesap veremem...
Her mesajımın sonunda “Allah varlığınızı eksik etmesin” mesajımın ne kadar, ama ne kadar değerli olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum...
Belki Karadeniz Gazetesi bizlere ömür...
Ama sizi ömrümüz boyunca kalbimizde yaşatmaya devam edeceğiz başkanım...
Size borcumuz bitmez...
Allah gani gani rahmet eylesin, mekanın cennet olsun başkanım...








