İlkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye geçişlerde, öğrencilere çoğu zaman sadece birkaç okul seçeneği sunuluyor. Bu durum karşısında veliler, çocuklarını daha iyi eğitim alabilecekleri okullara yerleştirmek için farklı çözümler arıyor.
Sınıf mevcutları, servis olanakları, yemek hizmetleri, eğitim kalitesi ve güvenlik gibi etkenleri dikkate alan veliler, çoğu zaman çocuklarını başka bir okula naklettirmek istiyor. Ancak bu süreç her zaman yasal çerçevede ilerlemiyor.
Bazı durumlarda nakil işlemi yapılmış gibi gösteriliyor, fakat aileler fiilen taşınmıyor. Bu tür işlemleri gerçekleştirdiği tespit edilen kişilere, kolluk kuvvetleri aracılığıyla 13 bin 800 TL idari para cezası kesiliyor.
SİSTEMDE HERKES RAZI AMA YASAL DEĞİL
İlginç olan ise; bu sürecin sistematik olarak işlemesi. Bazı okullar bu yöntemi velilere öneriyor, nüfus müdürlükleri, mevzuata bağlı olmakla birlikte yapacak pek bir şeyleri olmadığını belirtiyor.
Muhtarlar arada kalıyor, polisler fazladan iş yüküyle karşılaşıyor, veliler ise bazen işlemi yarıda bırakıyor, bazen de cezayı göze alarak nakil işlemini tamamlıyor.
Üstelik yalnızca veliler değil, öğrenciyi kendi yanına nakil aldıran ya da kiracı gösteren ev sahipleri de cezai işlemlerle karşılaşıyor.
YÖNETMELİK VAR AMA UYGULAMA YOK
Söz konusu sürece ilişkin bir yönetmelik bulunmasına rağmen, uygulamada ciddi bir informel yapı oluşmuş durumda. Bir anlamda al gülüm – ver gülüm anlayışıyla herkes sürece razı görünüyor.
Ancak uzmanlar, bir eğitim yönetmeliği bu kadar esnetilebilir mi? sorusunun ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor.
DEĞERLENDİRME
Eğitimde eşitlik ve fırsat adaleti ilkesi çerçevesinde ele alınması gereken bu mesele, yalnızca velileri değil, idari yapıları da sorgulanır hale getiriyor. Nakil sisteminin adaletli ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi, hem öğrencilerin geleceği hem de kamu kaynaklarının verimli kullanımı açısından büyük önem taşıyor.










