Avrupa arenasında bu sezon da küme düşme acısıyla başlayan Trabzonspor en azından UEFA Konferans Liginde gruplara kalmayı kurtuluşa giden yoldaki ilk dev adımdı. İsviçre temsilcisi St. Gallen ile oynanacak olan iki maç da Bordo-Mavili kulüpte taşları yerinden oynatabilme ya da temelleri sağlama alma anlamı yüklenecek nitelikteydi. Burada gruplara kalmanın garantilenmesi, koltuğu sallanan Abdullah Avcı’ya bir nefes aldıracaktı.Aynı şekilde St. Gallen’in elenmesi artık taraftarın gözünde güven kaybına uğramış Ertuğrul Doğan yönetimine de bir süre kendilerine koruma kalkanı görevi üstlenecekti. Ancak kayıp verilmesi, önü alınamaz bir çalkantının habercisi olacaktı. Böyle kritik bir virajda ilk ayak maçında cezalı sol bek Eren Elmalı ve sağbek Pedro Malheiro’nun yerlerinde Ozan Tufan ve Borna Barisic vardı. Sakatlığı geçen Stefan Savic de takımdaki yerini alınca, Batista Mendy, orta sahaya kaydırıldı.Ancak asıl sürpriz Cihan Çanak, Mahmoud Trezeguet, Jhon Lundstram ve Denis Dragus’un altın makas yemesiydi. Enis Bardhi de yeniden 11’deydi. Henüz üç dört gün önce annesi isyan eden Enis Destan’ın da sahaya sürülmesi ilginçti. Ancak en büyük sürpriz kuşkusuz geldiği günden itibaren sakatlıklarla boğuşan ve bir kez bile 11’de yer alamayan, hatta gönderilmesi planlanan Mislav Orsic’in ilk kez sahaya 11’de sürülmesiydi. Takım şu ana kadar 6 resmi maç oynarken, hiçbirinde aynı 11’in sahaya sürülememesi bir kafa karışıklığının sonucu olsa gerek… Maçın sonucunun ne olacağı önemli değil ama Abdullah Avcı mevcut 11’i seçerken bir kumar mı oynadı, yoksa, “Elimdeki en iyi ekip bu” mu demek istedi gerçekten merak konusuydu. İLK YARIDA FIRTINA’YI KALECİ ATİ ZİGİ DURDURDUİki takım da oyuna kontrollü başladı. Trabzonspor rakibini ikinci bölgede karşılamaya çalıştı. Kazanılan toplarla hızlı hücuma yönelmek istedi.St. Gallen de baskı kurmak istedi ama kalabalık orta saha ve savunmanın arasında kayboldular. Fakat henüz 7’nci dakikada Orsic rakibinden çaldığı topla boş pozisyondaki Edin Visca’yı gördü, bu oyuncu biraz ağır kaldı vuruşu savunmaya da çarptı, sonra da kaleci çıkardı, bir dakika sonra bu kez Savic’in savunmanın arkasına harika pasına koşan Enis Bardhi’nin karşı karşıya aşırtmasında kaleci güçlükle dokunda ve üst direğe çarpan top oyun alanına döndü. Yani bir dakikada Trabzonspor 2-0 öne geçebilirdi. Bu iki pozisyon saman alevi niteliğindeydi. Ev sahibi ekip oyunda dengeyi kurup, özellikle sağ kanatlarından bindirmelerle etkili olmaya çalıştılar ama bu ataklar tehlike olmaktan uzaktı. Trabzonspor’da ilk kez 11’de oynamasına rağmen Orsic soldan zaman zaman iyi toplar taşıdı, aynı başarıyı Visca gösteremedi. Bekler Barisic ve Ozan da atak etkinliği açısından sınıfta kaldı.
Bordo-Mavili takım pozisyon zenginliği açısından rakibinden çok üstündü. Enis Bardhi’nin frikikten kaleyi bulan şutunu kaleci Ati Zigi’nin tam köşede bloke etmesi Trabzonspor adına şansızlıktı. Bordo-Mavili ekipte savunmanın ortasında Savic-Denswil uyumlu görüntü verdi. Özellikle Denswil’in kritik anlardaki yerinde müdahaleleri rakibe net pozisyon şansı vermedi. Orta alanda Okay zaman zaman pas hatası yapsa da Mendy ile bu alanı iyi parselledi. Enis Bardhi son zamanlardaki en etkili oyununu oynadı ilk yarıda… Orsic de bulduğu fırsatı en iyi şekilde değerlendirme çabasındaydı. Ama söyledik ya iki bek ve Visca vasatın altında kalınca gol gecikti. En önemli eksik ise santrafor Enis Destan’ın tıpkı daha önceki maçlarda oynayan Denis Dragus gibi hiç pozisyona sokulamaması anlaşılır gibi değildi. Rakip, çok pasla ataklarını olgunlaştırıp sonuca gitmeye çalıştı ama ya final paslarını beceremediler, ya da Trabzonspor’un etkili savunmasına takıldılar ve ciddi bir tehlike yaratamadan ilk yarıyı tamamladılar. İlk yarının son anlarında önce Ozan’ın, sonra Orsic’in mutlak gollük vuruşlarını çıkaran kaleci Ati Zigi 45 dakikanın en etkili ismiydi. Bu yarının golsüz bitmesi Bordo-Mavili takım adına şansızlıktı. BU TAKIM YETERSİZ Mİ İDMAN YAPIYOR?İkinci yarıda, tıpkı maçın başındaki oyun anlayışındaydı iki takım da… Hem Trabzonspor, hem St.Gallen gol istiyordu ama oyun organizasyonu filelerle buluşmak için yeterli değildi. Umutlar duran toplara kalmış gibiydi. Orta alanda Batista Mendy bu yarıya da etkili başladı, takımı yönetmeye, topu doğru kullanmaya çalıştı. Kanatlardan Orsic ve Edin Visca ile ataklar denendi, iki bek Ozan ve Barisic ilk yarıdaki hücum etkisizliğinden kurtulmayı başaramadılar. Bordo-Mavili ekip ilerleyen dakikalarda rakip kalede daha çok görülmeye başladı ama tehlikeleri yine de duran toplardan yarattı ama sonuç almakta zorlandı. Abdullah Avcı 62’nci dakikada yorgunluk belirtileri gösteren Orsic ve Okay’ın yerine Lundstram ile Trezeguet sahaya sürdü Avcı oyuna ilk müdahalesini yaptı. Maçın 61’nci dakikasında taraftarın kutlama yapması alışılagelen bir durum da o kadar meşaleyi sahaya atmanın mantığı ne anlamak olanaksız! Taraftarlık bu değil…Maçın 63’ncü dakikasında Visca’nın ‘al da at’ şeklindeki topuna Trezeguet’in bomboş çok kötü bir kafa vuruşu yapması, skorun değişmesini engelledi. Trezeguet’in birkaç dakika sonra kaptırdığı topun kalede büyük tehlike yaratması, ‘Keşke oyuna hiç alınmasaydı’ yorumuna neden oldu. 71’nci dakikada yine Trezeguet top kaptırdı, golü Uğurcan önledi. Sanırım bu oyuncunun kısa süredeki performansı Abdullah Avcı’yı da pişman ettirmiştir. Avcı bir hamleyi de 73’ncü dakikada Bardhi’nin yerine Cihan Çanak’ı oyuna alarak yaptı. Dakikalar ilerledikçe ve değişiklikler yapıldıkça Trabzonspor’un oyundan düşmesi, temposunu kaybetmesi de, “Bu takım kötü mü çalıştı?” sorusunu sorduracak nitelikteydi. Çünkü bir takım son 30 dakika bu kadar oyundan düşemez. Abdullah Avcı’nın son hamleleri ise Mendy ve Enis Destan’ın yerine Umut Güneş ve Denis Dragus’du.
Bordo-Mavili takımın temposunun düştüğü ama maçı 0-0’a bağlayacağı düşünülürken, 87’nci dakikada kornerden gelen topa çok iyi yükselen St. Gallen’in golcüsü Geubbels’in kafasıyla golü buldu. Ama VAR devreye girdi. Ve bu futbolcunun Dragus’a faulünü tespit etti. Bu gol iptali hepimize ‘oh’ çektirdi. Sonuçta Trabzonspor, İsviçre’de St. Gallen’e karşı ilk yarıda iyi, ikinci yarıda kötü bir futbol oynadı. Fakat rakibin, Rapit Wien’den çok daha zayıf bir ekip olduğu gerçeğini dikkate alırsak, önümüzdeki Perşembe günkü rövanşın rahat kazanılarak turun atlanacağı inancında olduğumuzu söyleyelim. Kuşkusuz büyük bir sürpriz olmazsa… Maçın İspanyol hakemi Miguel Nogueira tartışmalı bir korner dışında iyi maç yönetti ama VAR aracılığıyla iptal edilen goldeki faulü süzememesi büyük eksiklikti.
Bordo-Mavili takım pozisyon zenginliği açısından rakibinden çok üstündü. Enis Bardhi’nin frikikten kaleyi bulan şutunu kaleci Ati Zigi’nin tam köşede bloke etmesi Trabzonspor adına şansızlıktı. Bordo-Mavili ekipte savunmanın ortasında Savic-Denswil uyumlu görüntü verdi. Özellikle Denswil’in kritik anlardaki yerinde müdahaleleri rakibe net pozisyon şansı vermedi. Orta alanda Okay zaman zaman pas hatası yapsa da Mendy ile bu alanı iyi parselledi. Enis Bardhi son zamanlardaki en etkili oyununu oynadı ilk yarıda… Orsic de bulduğu fırsatı en iyi şekilde değerlendirme çabasındaydı. Ama söyledik ya iki bek ve Visca vasatın altında kalınca gol gecikti. En önemli eksik ise santrafor Enis Destan’ın tıpkı daha önceki maçlarda oynayan Denis Dragus gibi hiç pozisyona sokulamaması anlaşılır gibi değildi. Rakip, çok pasla ataklarını olgunlaştırıp sonuca gitmeye çalıştı ama ya final paslarını beceremediler, ya da Trabzonspor’un etkili savunmasına takıldılar ve ciddi bir tehlike yaratamadan ilk yarıyı tamamladılar. İlk yarının son anlarında önce Ozan’ın, sonra Orsic’in mutlak gollük vuruşlarını çıkaran kaleci Ati Zigi 45 dakikanın en etkili ismiydi. Bu yarının golsüz bitmesi Bordo-Mavili takım adına şansızlıktı. BU TAKIM YETERSİZ Mİ İDMAN YAPIYOR?İkinci yarıda, tıpkı maçın başındaki oyun anlayışındaydı iki takım da… Hem Trabzonspor, hem St.Gallen gol istiyordu ama oyun organizasyonu filelerle buluşmak için yeterli değildi. Umutlar duran toplara kalmış gibiydi. Orta alanda Batista Mendy bu yarıya da etkili başladı, takımı yönetmeye, topu doğru kullanmaya çalıştı. Kanatlardan Orsic ve Edin Visca ile ataklar denendi, iki bek Ozan ve Barisic ilk yarıdaki hücum etkisizliğinden kurtulmayı başaramadılar. Bordo-Mavili ekip ilerleyen dakikalarda rakip kalede daha çok görülmeye başladı ama tehlikeleri yine de duran toplardan yarattı ama sonuç almakta zorlandı. Abdullah Avcı 62’nci dakikada yorgunluk belirtileri gösteren Orsic ve Okay’ın yerine Lundstram ile Trezeguet sahaya sürdü Avcı oyuna ilk müdahalesini yaptı. Maçın 61’nci dakikasında taraftarın kutlama yapması alışılagelen bir durum da o kadar meşaleyi sahaya atmanın mantığı ne anlamak olanaksız! Taraftarlık bu değil…Maçın 63’ncü dakikasında Visca’nın ‘al da at’ şeklindeki topuna Trezeguet’in bomboş çok kötü bir kafa vuruşu yapması, skorun değişmesini engelledi. Trezeguet’in birkaç dakika sonra kaptırdığı topun kalede büyük tehlike yaratması, ‘Keşke oyuna hiç alınmasaydı’ yorumuna neden oldu. 71’nci dakikada yine Trezeguet top kaptırdı, golü Uğurcan önledi. Sanırım bu oyuncunun kısa süredeki performansı Abdullah Avcı’yı da pişman ettirmiştir. Avcı bir hamleyi de 73’ncü dakikada Bardhi’nin yerine Cihan Çanak’ı oyuna alarak yaptı. Dakikalar ilerledikçe ve değişiklikler yapıldıkça Trabzonspor’un oyundan düşmesi, temposunu kaybetmesi de, “Bu takım kötü mü çalıştı?” sorusunu sorduracak nitelikteydi. Çünkü bir takım son 30 dakika bu kadar oyundan düşemez. Abdullah Avcı’nın son hamleleri ise Mendy ve Enis Destan’ın yerine Umut Güneş ve Denis Dragus’du.
Bordo-Mavili takımın temposunun düştüğü ama maçı 0-0’a bağlayacağı düşünülürken, 87’nci dakikada kornerden gelen topa çok iyi yükselen St. Gallen’in golcüsü Geubbels’in kafasıyla golü buldu. Ama VAR devreye girdi. Ve bu futbolcunun Dragus’a faulünü tespit etti. Bu gol iptali hepimize ‘oh’ çektirdi. Sonuçta Trabzonspor, İsviçre’de St. Gallen’e karşı ilk yarıda iyi, ikinci yarıda kötü bir futbol oynadı. Fakat rakibin, Rapit Wien’den çok daha zayıf bir ekip olduğu gerçeğini dikkate alırsak, önümüzdeki Perşembe günkü rövanşın rahat kazanılarak turun atlanacağı inancında olduğumuzu söyleyelim. Kuşkusuz büyük bir sürpriz olmazsa… Maçın İspanyol hakemi Miguel Nogueira tartışmalı bir korner dışında iyi maç yönetti ama VAR aracılığıyla iptal edilen goldeki faulü süzememesi büyük eksiklikti.









Bu takım Trabzonda bizi eler Avcı yine sürpriz yapar