Trabzon CHP’sinde 19 Ekim’de yapılacak 39. Olağan İl Kongresi öncesinde yayımlanan deklarasyon, partinin kendi değerlerinden ne kadar uzaklaştığını bir kez daha ortaya koydu.
İlçe başkanları, 430 delegenin iradesini hiçe sayarak Mustafa Bak’a destek verdi.
Tek derdiniz koltuğu korumak, protokol listesinde adınızın görünmesi…
Parti, demokrasi, adalet sizin için sadece kelimeden ibaret!
Düşünün: CHP İzmir İl Başkanı tutuklu olduğu için ilçe örgütleri dayanışma adına kendisi için deklarasyon yayımladı.
İstanbul İl Başkanlığına kayyum atandı; aynı şekilde ilçe örgütleri İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik için destek açıklaması yaptı.
Peki Mustafa Bak, hangi mağduriyeti yaşadı veya parti içinde hangi başarıyı gösterdi de ilçe başkanları ona destek verdi? Bu sorular cevapsız bırakılıyor.
Deklarasyona imza atan ilçe başkanlarına soruyorum: Bu antidemokratik anlayışla mı ülkeyi yönetmeye talipsiniz?
20 yılı aşkın süredir ilçe başkanlığı yapan, partiyi en ufak bir ivme kazandırmamış isimlerle mi değişim rüzgarı estireceksiniz? Yaşı kemale ermiş, yürümekte bile zorluk çeken kişilerle mi parti gençleşecek, dinamizm kazanacak?
Yazık!
Kulislere sızan bilgilere göre, ilçe başkanlarının çoğu deklarasyona “kerhen” imza attı; il yönetimiyle karşı karşıya gelmemek için pes ettiler. Bu tablo, CHP’nin sürekli eleştirdiği AK Parti yöntemlerinden ne farkı olduğunu gösteriyor.
Delegenin iradesine ipotek koymak, partiyi kendi çıkarlarınızın aracı hâline getirmek, sosyal demokrat bir partiye yakışır mı?
Öte yandan, Çaykara İlçe Başkanı Hasan Atalay’ı takdir etmek gerekiyor. Delegelerin iradesine sahip çıkarak deklarasyona imza atmayan Atalay, partinin öz değerlerine bağlılığın, cesaretin ve doğru duruşun simgesi oldu.
Tek bir kişi, tüm korkak ve teslimiyetçi ilçe başkanlarının arasında dik durmayı başardı.
CHP’de birlik ve beraberlik önemli, ama bu birlik delegenin iradesini yok sayarak sağlanamaz. Eğer bu anlayışla devam ederseniz, Trabzon CHP’si sadece “görünen yüzde birlik” oluşturur; sahada ise demokrasiye, şeffaflığa ve kendi üyelerine ihanet etmiş olur. Demokrasi cesur olanların yanındadır; korkakların değil.










Ekrem İmamoğlu’na ihanet içindeler. Koltuklar tatlı geldi.. yapılanların hepsi deftere yazılıyor.