TRANSFERLERİYLE KULÜBÜ BATIRAN İSİM OLDU
Trabzonspor teknik direktörü Abdullah Avcı sürekli kendi kafasına göre planlamalar yapıp, gittiği kulüplere birçok futbolcuyu transfer ettirip, birilerinin cebini şişirmeyi ilke edinirken, tüm zararları da o kulüplere ödetmekten geri durmamasıyla biliniyor. Bu politikayı en çok da Bordo-Mavili kulüpte hayata geçirmekten geri durmuyor. Her transfer döneminde çok sayıda futbolcu talebinde bulunan ve özellikle Ertuğrul Doğan tarafından bunlar emir olarak kabul edilen Avcı, yanlışlarının faturasını da başkalarına çıkarmaktan geri durmamasıyla da pişkinlik örneği sergilemekten hiç vazgeçmedi. Trabzonspor’u tesadüfen bir kez şampiyon yapmasının ardından adeta krallık ilan eden Avcı, iki sezon önce kulübe ağır faturalar yükleyen transferlerinin büyük bölümü hiçbir işe yaramamış ve takımın rezil sonuçlar almasının baş aktörü olarak görülmüştü. Yabancı transferine de büyük hayranlığı olan Avcı, şimdi ise TFF’nin yabancı oyuncu sayısını 12’ye düşürmesinden dolayı serzenişte bulunma aymazlığını gösteriyor ve sitem ediyor.
YABANCI SAYISININ DÜŞECEĞİNİ BİLMİYOR MUYDUN?
Abdullah Avcı büyük yetersizliğine karşın laf cambazlığıyla ele geçirdiği Trabzonspor başkanı Ertuğrul Dağan’a yine istediği oyuncuları aldırmaya devam ediyor. Fakat Avcı Türkiye’de yabancı kuralının değiştiğini ve 12’ye düştüğünü bilmesine rağmen talep ettiği futbolcuların büyük bölümü de yabancı oldu. Şimdi Bordo-Mavili takımın bünyesinde tam 18 yabancı var ve yenileri de yolda… Bu noktada Abdullah Avcı yaptığı açıklamada, “TFF, yabancı kuralında kademeli düşüş gerçekleştirmeliydi. Kulüplerin elinde çok sayıda yabancı var ve bunlar adım adım tasfiye edilmeli” şeklinde açıklamalarda bulundu. Avcı bu açıklamayı yaparken bir kez olsun aklına, “Yabancı sayısı düşüyor. O halde biz yerli futbolcu transferine ağırlık verelim ve kulübü de yabancı çöplüğüne çevirmeyelim” demedi. Şimdi de yabancı kuralının kendilerini zorladığı mazeretini uydurmaktan geri durmuyor. Avcı’nın bu tavrı, “Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış” sözünü hatırlattı ve pişkinlik olarak kabul edildi. Bu mazereti kimsenin yemeyeceğinin de altı çizildi.







