ERSUN YANAL DA BU İŞİ ÇOK İYİ KIVIRIRDI
Trabzonspor teknik direktörlük görevi sona eren ve yüklü tazminatını cebine koyup ayrılan Abdullah Avcı’nın her tavrı daha önce çalışmış üç teknik direktörü hatırlattı. Avcı her başarısız sonuçtan sonra, “Takımda iyiye gidiş var. Gelişiyoruz. Oyunumuzu iyi noktalara taşıyoruz. Taraftarımızdan sabır bekliyoruz. Onların da desteğiyle çok iyi yerlere geleceğiz. Çok iyi çalışıyoruz. Bunun karşılığını alamıyoruz. Ama çok umutluyum. Trabzonspor’u layık olduğu hedeflere taşıyacağız” ve benzeri sözleri geçmişi hatırlatıyordu. Abdullah Avcı aynı sözleri, yine görevden ayrıldığı ilk döneminde başarısız sonuçlar geldiğinde de söylüyordu. Takım kazandığında ama kötü oynadığında, “Tabelaya bakarım” diyen Avcı, birkaç pozisyon bulunan ama puan kaybedilen maçlardan sonra da, “İyi oynadık, karşılığını alamadık” yorumları insanları çileden çıkarıyordu.
ERSUN YENAL BU KONULARIN UZMANIYDI
Bordo-Mavili kulübe ikinci kez veda eden Abdullah Avcı’nın her başarısızlıkta taraftarlardan özür dileyerek sabır istemesi ama hiçbir sonuç üretememesi bardağı taşırırken geçmişte yaşananları da hatırlattı. Bordo-Mavili kulübü en çok sömüren teknik adamlar arasında yer alan, takıma hiçbir şey vermediği halde, kurdukları özel ilişkilerde üç kez iş başına gelen isimlerin başında yer alan Ersun Yanal göreve yeni başladığında, “Takımda kalite eksikliği var. Bunu gidermeye çalışacağız. Ancak bu transfer mevsiminde olacak. Biz şimdi mevcut kadroyla en iyisini yapacağız” sözlerini sarfeder, işler istenilen gibi gitmediğinde de, “Futbol kolay bir oyun değil, çok tekrar yapmak gerekiyor. Biz de yapıyoruz ve her geçen gün gelişiyoruz” ifadelerini kullanırdı. Ersun Yanal’ın bu hayal satan sözleri hiçbir zaman gerçekleşmezdi ve sonunda istifa etme erdeminde de bulunmaz, tazminatını son kuruşuna kadar alarak ayrılır, kulübü ekonomik batağa saplardı.
HALİLHODZİC DE AYNI TAKTİĞİ UYGULADI
Yine aynı şekilde Trazonspor’u iki kez çalıştıran Bosna asıllı Fransız Teknik Direktör Vahid Halilhodzic’de önce takımın oyuncularının yetersizliğinden söz eder, “Bunlar amatör” der, sonra transferde çok sayıda futbolcuyu kadroya kattırır ama takım tepe takla gittiğinde de, “Ben elimden geleni yapıyorum. Bu takım çok iyi olacak. Birkaç eksiği de tamamladığımızda Trabzonspor önemli işlere imza atacak” şeklinde açıklamalar yapardı. Ne yazık ki Bordo-Mavili takım hiçbir zaman taraftarın istediği seviyeye gelmezdi. Vahid Halilhodzic tazminatını alıp ülkesinin yolunu tutardı. Önce Atay Aktuğ, sonra İbrahim Hacıosmanoğlu dönemlerinde takımın başına geçen, “Dünya teknik direktörü” denilirken, tam bir fiyasko olan Halilhadzic’in futbolcuları sürekli hedef yapıp, “Bunlar bankaya giderken harcadıkları eforu maçlarda harcamıyorlar” şeklinde takımın motivasyonunu yerle bir eden ifadeler kullanırdı.
NENAD BJELİCA’NIN DA YÖNTEMİ AYNIYDI
Benzer yaklaşımı Nenad Bjelica da göstermişti. Henüz imza atmadan defalarca uyarmamıza ve, “Bu adam maceracı, takımın başına getirmeyin” diye yazıp çizmemize rağmen Ertuğrul Doğan’ın büyük yetkilerle görevlendirdiği Bjelica, oynattığı sistem, sahaya sürdüğü kadro, futbolcuların mevkileriyle oynamasıyla da insanları deliye döndürürdü. Ttakım rezilleri oynadığında, “İşin başındayız, bu takıma güvenin, inanın destek verin” demekten geri durmazdı. Ama, görevine son verilince de 1 milyon 600 bin Euro tazminat alarak takımdan ayrılmıştı. Abdullah Avcı da görev süresi boyunca her başarısızlıkta takımın sürekli gelişme halinde olduğunu söyledi ama kötü oyunu ve sonuçları engelleyemedi. O da ikinci kez tazminatı cebine koyarak gidenler kervanına katıldı. Yaptıkları Yanal, Halilhodzic ve Bjelica’yı andırırken, onlar gibi işine son verilmesini ve tazminatını alarak gitmeyi bekledi ve amacına ulaşarak kulübe büyük zararlar verip İstanbul’un yolunu tuttu.









