23.07.2026 KILÇIK
FINDIK FİYATI NEDEN AÇIKLANMIYOR?
Önceki yıllarda “Yılın en uzun günü” denilen 21 Haziran’da açıklanan fiyat 1 ay’ı aşkın süre geçmesine rağmen bu yıl neden açıklanmadı?.. TMO ne yapıyor?.. Rekolte beklentisi kaç ton? Taban fiyatta yüzde 61’lik beklenti neyi ifade ediyor? Yetkililere neden ulaşılamıyor?.. Üretici neden endişeli?.. İşte rakamlarla 2026 fındık piyasası ve gerçekler…
Kış aylarında 220 lirayı gören 2025 ürünü fındık fiyatları yeniden 175-190 lira bandına düştü. Yeni sezon öncesi özellikle bölgemizde fındık alanlarının azaldığı; yapılaşma, ulaşım, yeni ürünlere rağbet, üretim güçlüğü ve maliyetlerin katlanması gibi nedenlerle fındık müstahsilinin ürüne kısmen küstüğü belirtiliyor. Önceki yıllarda 21 Haziran’a kadar açıklanan tahmini rekolte-taban fiyat bilgileri halen açıklanmadı. Yetkili alıcının 20 sene önce Fiskobirlik’ten Toprak Mahsulleri Ofisi’ne devredilmesiyle ünü, lezzeti ve değeri dünyaya nam salan Türk fındığı adeta sendeledi. Bugünlerde de işte bu sorunun etkileri yaşanıyor. Tarım müdürlüklerine soruyorsunuz; bekliyoruz diyorlar. Ziraat odalarını arıyorsunuz, başkan ve yöneticiler yok; bilemiyoruz cevabını veriyorlar. Batı Karadeniz’de hayati bir sorun yok. Doğu Karadeniz’de ürün giderek azalırken zorluklar ve endişeler git gide büyüyor. 2025 rekoltesi 450 bin tondu. TMO 148 bin ton fındık aldığını açıkladı. TMO’nun ekonomik performansı, ihraç kabiliyeti ve halkla ilişkileri halen kötü.
Resmi hasat sezonu Ağustos’un ilk haftasında başlıyor. Bu, 2026 ürünü fındık fiyatlarının açıklanmasına bir engel değil. Hatta çok geç bile kalındı. Sahil kesimleri haftaya fındığa başlamaya, yani takmaya hazırlanıyor. Bugüne kadar ortalama olarak Haziran’ın son haftası içerisinde belirlenerek açıklandığı için 1 ay daha bekledik; yine hiçbir açıklama ve bilgilendirme gelmedi. Bakanlığın ilgili komisyonlardan aldığı bilgilerle ne yaptığı bilinmezliği koruyor. Soruyoruz; bürokratik kaynaklar Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) taban fiyatı açıklamak için rekolte tahmin raporlarını ve maliyet analizlerinin tamamlanmasını beklediklerini söylüyorlar. Oysa Doğu Karadeniz fındığı için haftaya bahçelere girilmiş olacak. Resmi hasat tarihleri fındık üreticisini ilgilendirmiyor. Senelerdir dönüm başı destekleme parasında bir artış olmadığı gibi mazot desteğini harçlık bile yapamayan üretici koruyucu tedbir, zararlı ile mücadele ve ilaçlama gibi konularda da geri düştü. Bari elimizde kalan ürünün taban fiyatını öğrenelim diyorlar ama o da yok.
***
FINDIK ÜRETİMİNDE MALİYETLER CAN YAKIYOR
Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye zamlarıyla birlikte 1 kilogram fındığın üretim maliyeti 243 liraya yükseldi. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi; fındığın rekor alım fiyatı zaten bunun altında (220 lira) gerçekleşmişti. Bütün ürünlerin taban fiyatı açıklandı. Hatta fındıkta ‘günlükçü maliyeti’ bile hesaplandı. Peki neden taban fiyatı açıklanmıyor?.. TMO yine ağırdan mı alıyor yoksa dış pazarlar üzerinden fındık manipüle mi edilmeye çalışılıyor!.. Fiyatı açıklama yetkisi yine Toprak Mahsulleri Ofisi'nde. Geçen yıl 450 bin ton rekolte ile fiyat 190-200 lira arasındaydı. Bu rakam 2026 için 700 bini aşacak. Fiyatta yüzde 61’lik iyileştirme bekleniyor. Yüzde 50’nin altında kalacak bir artışın ise reel anlamda bir artış olmayıp “Üretimi bırakın” şeklinde yorumlanacağı belirtiliyor. Daha açık yazalım; maliyetlerin katlandığı bir ortamda saha analizleri, ziraat bilirkişi raporları ve oda değerlendirmelerine göre üreticinin taban fiyat beklentisi en az 322 lira. 243 lira maliyeti olan ürün için 300 liranın altında kalacak olası bir fiyatın kazanç değil, zarar anlamına geleceği vurgulanıyor.
***
MAHALLE ŞENLİKLERİNE İLK DURAKTA YOĞUN İLGİ
Ortahisar Belediyesi'nin başlattığı Mahalle Şenlikleri daha ilk etkinlikte beklenenin üzerinde ilgi gördü.
İlk adres Gölçayır Mahallesi oldu. Açıkçası ortaya çıkan tablo, belediyenin sosyal etkinliklere yönelik attığı adımların mahallelerde karşılık bulduğunu gösterdi.
Çocuklar oyun alanlarını doldurdu, gençler etkinliklere katıldı, aileler ise uzun süre alandan ayrılmadı. Film gösterimleri ve çeşitli aktivitelerle Gölçayır'da uzun zamandır görülmeyen hareketli bir akşam yaşandı.
En dikkat çeken ayrıntı ise mahalle sakinlerinin yaptığı yorumlardı. Birçok vatandaş, "Mahallemizde yıllar sonra böyle güzel bir şenlik gördük. 7'den 70'e herkes çok eğlendi, komşularımızla bir araya gelip keyifli bir akşam geçirdik." diyerek memnuniyetini dile getirdi.
Bu organizasyonun sadece bir eğlence programı olmadığı da görülüyor. Aynı sokakta yaşayan insanların yeniden bir araya gelmesi, çocukların güvenle oyun oynayabilmesi ve komşuluk ilişkilerinin canlanması da etkinliğin önemli kazanımları arasında yer aldı.
İlk programdaki yoğun katılım, Mahalle Şenlikleri'nin önümüzdeki günlerde düzenleneceği diğer mahalleler için de güçlü bir referans oluşturdu. Görünen o ki, Ortahisar Belediyesi'nin bu sosyal projesi yaz boyunca adından söz ettirecek gibi duruyor.
***
KARADENİZ’İN DİKENLERİ BİLE MEYVE VERİYOR
Böğürtlen’in türlü türlü ismi var. Biz ekseri mora diyoruz. Dünyanın her yerinde sanayi ürünü şeklinde yetiştirilmesine karşın bölgemizde tamamen doğal şekilde gelişiyor. Yol kenarındaki dikenliklerde kendiliğinden yetişen mora; içerdiği vitaminlerle vücudun birçok ihtiyacını karşılıyor. Tam da bugünlerde kararıp toplanmaya başlanan mora, bağışıklık sistemini güçlendirerek kolajen üretimini destekliyor. 1 fincan mora 30 mg C vitamini içeriyor. Kanın pıhtılaşmasında kritik rol oynayan K vitamini içeriyor. Hücreleri koruyup yaşlanma etkilerini geciktiren E vitamini yönünden son derece zengin; sağlıklı kemik gelişimi ve doku oluşumu için gerekli mineraller sunuyor. Envayi çeşit tatlısı, marmelatı, reçeli, pastası, hatta kremleri yapılıyor. Biz mora diyoruz; Böğürtlen, Diken Dudu, Frambuaz, Yaban Üzümü, Avat ve Fuska da deniyor.
ERDOĞAN’A İLK İKRAM
Fuska yakıştırması tahmin edeceğiniz gibi, yemeden önce köy çocuklarının bu şekilde ritüeller söyleyip üflemesinden geliyor. 2002 senesi Yaz mevsiminde siyasi gezilerine ilk olarak Trabzon ve Giresun yaylalarından başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı Gümbet ve Tamzara yayla yolunda karşılayan köylü kadınlar kendisine ev sarması ve taze ayran, çocuklar ise mora ikram etmişti. Erdoğan da küçük hasır sepetler içinde kendisi için hazırlanan moraları yanındakilerle paylaştıktan sonra “Uşaklar habu gada morayi nerden buldunuz” deyip onlar gibi konuşarak çocuklara tek tek teşekkür etmişti. Anlayacağınız moranın kültürel, sosyal, tarımsal ve sıhhi yönleri kadar siyasi hatırası bile var. Karadeniz’in dikeni bile meyve veriyor. Toplarken dikenlere dikkat etmeyi ve karıncalara üflemeyi ihmal etmeyin.