Trabzonspor’un Divan Kurulu Eski Başkanlarından Ali Özbak, vefatının yıl dönümünde mezarı başında sevenleri ve Divan Kurulu üyeleriyle birlikte rahmetle anıldı.Trabzonspor Kulübü Divan Kurulu Başkanı Mahmut Ören, anma töreninde açıklamalarda bulundu.
Trabzonspor’a zarar veren her türlü haksızlık karşısında asla susmayan, daima kulübünün yanında dimdik duran onurlu bir duruşun adıydı: Ali ÖzbakYazdığı "Trabzon Futbolunun Kökleri" ve "Trabzonspor’un 40. Yılı" gibi eserlerle sadece tarihimizi kayıt altına almadı; aynı zamanda geleceğimize ışık tuttu. Onun kaleminde Trabzonspor, bir spor kulübü olmaktan çıkıp bir şehrin hafızasına, bir halkın ortak kaderine dönüştü.Görev aldığı her kademede —yönetim kurulu üyeliğinden Divan Başkanlığına, denetimden amatör branşlara kadar— her zaman kulübünün adını kendi adının önünde tuttu. Dürüstlüğüyle, ilkeli duruşuyla ve inancıyla camiamızda silinmeyecek izler bıraktı. Bugün hâlâ o izler, onun kaleminden dökülen cümlelerde, taşıdığı ilkelerde ve savunduğu değerlerde yaşamaya devam ediyor. Bu nedenle bizlere düşen en büyük sorumluluk; onun düşünce dünyasını, adanmışlığını ve mücadele azmini yeni nesillere aktarabilmektir.Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.
Ören yaptığı açıklamada şunları söyledi:
Kulübümüzün Hafızası, Divan Kurulu Eski Başkanlarımızdan Ali Özbak’ı Mezarı Başında Sevenleri ile Birlikte Andık.Trabzonspor tarihinin müstesna simalarından, kulübümüzün Divan Kurulu eski Başkanlarından, kıymetli büyüğümüz Ali Özbak’ı vefatının yıl dönümünde mezarı başında Divan Kurulu üyelerimiz ve sevenleriyle birlikte rahmet, sevgi ve saygıyla andık.Ali Özbak, yalnızca bir yönetici değildi; Trabzonspor’un vicdanı, hafızası, kalemiydi. Yaşarken söylediği her söz, yazdığı her satır kulübümüz adına atılmış bir imza gibiydi. Sevinçlerimize ortak, hüzünlerimize sırdaş, mücadelemize daima yol arkadaşıydı.Trabzonspor’a zarar veren her türlü haksızlık karşısında asla susmayan, daima kulübünün yanında dimdik duran onurlu bir duruşun adıydı: Ali ÖzbakYazdığı "Trabzon Futbolunun Kökleri" ve "Trabzonspor’un 40. Yılı" gibi eserlerle sadece tarihimizi kayıt altına almadı; aynı zamanda geleceğimize ışık tuttu. Onun kaleminde Trabzonspor, bir spor kulübü olmaktan çıkıp bir şehrin hafızasına, bir halkın ortak kaderine dönüştü.Görev aldığı her kademede —yönetim kurulu üyeliğinden Divan Başkanlığına, denetimden amatör branşlara kadar— her zaman kulübünün adını kendi adının önünde tuttu. Dürüstlüğüyle, ilkeli duruşuyla ve inancıyla camiamızda silinmeyecek izler bıraktı. Bugün hâlâ o izler, onun kaleminden dökülen cümlelerde, taşıdığı ilkelerde ve savunduğu değerlerde yaşamaya devam ediyor. Bu nedenle bizlere düşen en büyük sorumluluk; onun düşünce dünyasını, adanmışlığını ve mücadele azmini yeni nesillere aktarabilmektir.Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.








