YUSUF, MUSTAFA VE TRABZONLU FOBİSİ!
Geçmiş yıllarda çok defa yaşadık. Ne zaman Trabzonlu bir futbolcunun, Trabzonspor’a transferi gündeme gelse hemen bir engel çıkar(!) ne hikmetse… Ama iş yabancıya ya da yerli yabancıya sıra geldiğinde akan sular durur nasıl olursa… Son yıllarda mesela Ferdi Kadıoğlu, Yusuf Demir, Onur Bulut, Halil Dervişoğlu gibi isimler gündeme geldiğinde ya kaşları kara değildi, ya gözleri elaya çalmıyordu. Her birinde alınmamaları için bin bir mazeret üretti yönetenler… Çünkü yönetenler genellikle Trabzonlu ya da Trabzonspor altyapısından yetişen oyunculara hiç de olumlu gözle bakmıyordu. Bu sezon ise gündeme Gaziantep FK’nın başarılı oyuncusu Mustafa Eskihellaç gelmişti. Adam sağ kanat oynuyor. Sağbek oynuyor. Sol bek, sol kanat ve orta sahada forma giyebiliyor. Malatyaspor’dan itibaren de çok etkileyici performans sergiliyor. Ama her konuşulduğunda, “Abdullah Avcı’nın onayı bekleniyor” dendi. Bir türlü o onay çıkmadı. Sağbek için de Malheiro transferi gerçekleştirildi.
SANKİ YABANCI ÇİÇEK, TRABZONLU BÖCEK!
Birçok kişi, “Mustafa bu takımda kurtarıcı olamazdı” diyebilir kuşkusuz… Ancak ona şans vermedikten sonra bunu bilmek mümkün mü? Değil tabii ki… Aynı şeyler Halil, Yusuf ya da Onur için de geçerli… Bu isimlerden Halil ve Yusuf, Galatasaray’da harika başlangıç yapmışlardı. Hatta Halil A Milli takımın değişmezi olmuştu. Yusuf Avusturya milli takımının gediklisiydi genç yaşta… Ama Okan Buruk tarafından harcandılar. Onur da Beşiktaş’ta çok iyiydi, Şenol Güneş gittikten sonra işi bitirildi. Belki Trabzonspor’a gelseler, istikrarlı oynasalar hangi seviyeye çıkarlardı kim bilir! Siz yüze yakın yabancı alıyorsunuz, kurtarıcı diye… Peki sonuç ne oluyor? Çok azı takıma katkı yapıyor, büyük çoğunluk ceplerine attıkları yüklü paralarla birlikte, bir de üstüne üstlük tazminat alarak yollanıyorlar. Bunların hesabını kimse sormuyor, hiç kimse tutmuyor! Ama Trabzonlu ya da Trabzonsporlu futbolcu söz konusu olduğunda, “Gözünün üzerinde kaşın var” diyerek anında üzeri çiziliyor.
YUSUF TAM LİDERLİK YAPACAK DÖNEMDEYDİ
Trabzonspor, Ertuğrul Doğan başkanlığında ve Abdullah Avcı teknik direktörlüğünde bu sezon da transferde rekorlar kırıyor. Yabancı 5 isim kadroya katıldı, daha da katılacak. Yerli olarak Cihan Çanak (Ne hikmetse tek Trabzonlu), Okay Yokuşlu ve Ozan Tufan yeni yerli transferler oldular. On numara ya da forvet arkası olarak takımı ateşleyecek, yönetecek ve sonuç üretecek sayısız isim gündeme geldi. Bir tek Yusuf Yazıcı’nın ismi anılmadı. Oysa Yusuf Yazıcı bu takımın 19 yaşında yıldızı oldu, büyük oynadı, 17,5 milyon Euro karşılığı Lille’ye transfer oldu. Bir dönem kiralık Bordo-Mavili takıma döndü ama karışık bir dönem, sakatlıklar nedeniyle pek yararlı olamadı. Bu dönem sözleşmesi sona ermiş, boşta yani.. Tam takıma liderlik yapabileceği yaş ve tecrübeye sahip… Ona güven duyulur, özgüveni tavan olursa takımın gücüne güç katacak. Ama bir türlü listeye giremedi. Yuvasına dönme çağrısı yapılmadı. Bonservis bedeli ödenmeden takıma kazandırılma girişiminde bulunulmadı. Varsa yoksa yabancı ve yerli yabancı aşkı ile tutuştu yönetenler ve teknik kadro…
Ne diyebiliriz ki?
Bunun adı Trabzonsporlu ve Trabzonlu fobisinden başka bir şey değil…
***
HACIOSMANOĞLU İYİ GÜZEL SÖYLÜYOR DA!...
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, Merkez Hakem Kurulu (MHK) Yaz Semineri'nde açıklamalarda bulunurken hakemlere sahip çıktı. Hacıosmanoğlu, geçen sezon Süper Lig 'e yabancı hakem getirilmesini doğru bulmadığını belirterek, "Bakıyorum da karşımda bir ordu var ya. 600 sene dünyayı yönetmiş bir milletin evlatlarıyız. Kendi evlatlarımıza güvenemeyip yabancı hakem getirdik bu ülkeye. Sadece size olan bir hakaret değil bütün Türk milletine yapılan bir hakaretti. Yapanları kınıyorum." ifadelerini kullandı. İbrahim Hacıosmanoğlu'nun bu sözleri hakemler tarafından uzun süre alkışlandı. İbrahim Hacıosmanoğlu’nun böyle sözleri söylemesi her zaman bildiğimiz bir durumdur. Hedef kitlesini motive etmek ve kendine bağlamak için bu ve benzeri sözleri kullanmaktan geri durmaz…
TÜRK FUTBOLCUSUNA NEDEN GÜVENMİYOR?
Kuşkusuz Türkiye Futbol Federasyonu başkanının Türk hakemlerine sahip çıkması alkışı alacak bir davranıştır. Yabancı hakem getirilmesine bu ülkeye hakaret olarak nitelemesini de sevindirici buluyorum. Ama madem Türk insanı bu kadar yetenekli ve yabancıya ihtiyaç duymuyor, o halde İbrahim Hacıosmanoğlu neden aynı duyarlılığı yabancı futbolcu sayısını adım adım azaltma yolunda göstermedi. Hatta tam tersini yaptı. İlk işi bir önceki berbat Federasyon yönetiminin aldığı 12 yabancı kararını kaldırıp, sayıyı 14’e yükseltti. Geldiği gibi, “Tüm kulüpler kendilerine çekidüzen versinler. Türk gençlerine güvensinler. Gelecek sezon yabancı sayısını 10’a, bir sonraki sezon 8’e ve daha sonra 6’ya düşüreceğiz. Belki de yabancısız bir lig hayalini gerçekleştiririz” demedi de, yabancıların tümüyle önünü açan yeni uygulamaya gitti?
Neden?
Yoksa İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk hakemine güvenirken, aynı güveni Türk futbolcusuna karşı duymuyor mu?
***
MUHTARLAR SADECE İŞİNİ YAPACAK!
Resmi Gazetede yayınlanan yeni yasal düzenlemeye göre, kamu sektöründe uygulanacak tasarruf önlemleri belirlendi. Artık kamu çalışanları, birden fazla görev için maaş alamayacak; her bir kişi yalnızca bir pozisyon için ücretlendirilecek. Kamu sektöründe fazlalık olarak görülen araçlar satışa çıkarılacak. Bunun yanı sıra, sokak ve caddelerin aydınlatma masrafları için belediye ve il özel idarelerine yapılan genel bütçe vergi geliri payı kesintisi oranı %20'den %30'a yükseltilecek. Bu arada hem muhtarlık yapan hem de belediyeden ya da kamudan maaş alanlar için yeni bir düzenleme geliyor Muhtarlara ya çalıştığın yer yâda muhtarlığı tercih et denecek. Trabzon’da da halen hem belediye personeli hem de muhtarlık yapanlar var…
***
KTÜ SAHİL TESİSLERİ YIKILACAK MI?
Önceki gün KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı Sahil Tesislerinde basın toplantısı düzenlemişti. Tesislerin yapıldığı alanın yeni havalimanı pistinden dolayı yıkılması gündemde. Projeye göre tesisler yıkılmasa bile çok büyük zarar görecek deniz manzara kaybolacak. Havalimanı için tesislerin yıkılıp yıkılmamasının gündemde olup olmadığının sorusuna rektör Çuvalcu şu cevabı verdi, "Buranın yıkılması gündemde değil. Ön tarafta Mendirek kapanacak. Henüz ihalesi yapılmadı. Adil Milletvekilimiz Makine bölümü öğrencimiz. Kendisi ile de Ulaştırma Bakanımız ile de görüştük. Doğu tarafına 80 metre 100 metre çekilse. Doğu tarafında büyük bir deniz derinliği olduğu söyleniyor. Ben dolgu ile doldurulması taraftarıyım. Bu güzelliği bozmayalım. Sizden de destek istiyoruz.
***
EMEKLİ HALA UMUT İÇİNDE!
Yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı, birçok emeklinin yaşam koşullarını zorlaştırıyor. 10 bin TL maaşla geçinmek oldukça zorken, emekliler Temmuz ayında yapılacak zamdan bir nebze olsun rahatlama bekliyorlardı. Temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 24,73, memur emeklilerine ise yüzde 19,31 zam yapılmıştı. Ancak bazı emeklilerin kök aylıkları 8 bin TL'nin altında olduğu için bu zamdan faydalanmaları mümkün olmadı. Hükümet, bu durumu göz önünde bulundurarak en düşük emekli aylığını 12 bin 500 TL olarak belirledi. Ancak, birçok emekli, açlık sınırının 19 bin TL'ye yaklaştığı günümüzde verilen 12 bin 500 TL'lik emekli aylığının yetersiz olduğunu vurguladı ve bu rakamın asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini savundu. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, tüm emeklilere belirli bir miktarın verileceğini duyurdu ve “Ocak ayına kadar tek seferlik bir ödeme yapılabilir. 5 bin veya 10 bin TL aralık ayına yakın bir sürede bu tür bir uygulama gerçekleşebilir” dedi.










