CUMHURİYET COŞKUSU SOKAKLARI SARDI
Trabzon sokakları dün gece, kırmızı-beyaz bir denize dönüştü. Cumhuriyetimizin 102. yılı, binlerce vatandaşın katıldığı fener alayıyla kutlandı. Kahramanmaraş Caddesi’nden başlayan yürüyüş, elinde Türk bayrağı taşıyan çocukların, gençlerin ve yaşlıların coşkusuyla 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkı’na kadar sürdü. Yağmurun serinliği, coşkuyu asla bastıramadı; aksine, insanlar birbirine daha sıkı sarıldı, Cumhuriyet sevgisi gözlerde parladı.Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in de katıldığı yürüyüş, sadece bir kutlama değil, bir vefa ve minnet göstergesiydi. Başkan Genç’in sözleri hâlâ kulaklarda: “Uğrunda canını feda eden şehitlerimiz sayesinde bu topraklar ebediyen Türk yurdu olarak kalmıştır.” Hakikaten de öyle. Elimizde tuttuğumuz bayrak sadece bir kumaş parçası değil; geçmişimizin, özgürlüğümüzün ve geleceğimizin sembolü.
Ortahisar Belediyesi’nin düzenlediği etkinlikler ise bayram coşkusunu taçlandırdı. Balkan Orkestrası’nın şarkıları, öğrencilerin gösterileri, Hacivat-Karagöz’den vals ve zeybek danslarına kadar her şey bir araya geldiğinde, Cumhuriyet’in ruhunu iliklerimize kadar hissettik. Ve bir kez daha anladık ki, Cumhuriyet sadece bir tarih değil; her yaşta, her kalpte yaşayan bir sevgi ve sorumluluk.
Dün gece Trabzon’da yaşanan bu coşku, sadece kutlama değildi; bir hatırlatma, bir söz ve bir emanet… Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu mirası korumak, yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak bizim elimizde. Ve biz, Trabzon halkı olarak bu emanete sahip çıkmaya hazırız.
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun!
***
TRABZON’UN GÖRÜNMEYEN KAHRAMANLARITrabzon’un yolları hepimizin hayatını kolaylaştırıyor; peki ya o yolların her gün, gece gündüz nasıl hazırlandığını hiç düşündünüz mü? Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı ekipleri, şehrin her köşesine, her sokağına ve en ücra yayalara kadar uzanan çalışmalarıyla gerçek bir özveri örneği sergiliyor.
Yazın kavurucu sıcağında asfalt döken, kışın soğuk ve yağışlı günlerinde yolları güvenli hâle getiren bu ekipler, Trabzon’un her noktasında 24 saat mesai veriyor. Kim bilir kaç kez gece yarısı bir yolda sorun çıktığında, onlar hiç tereddüt etmeden koşup müdahale ettiler. Belki farkında bile değiliz, ama onların emeği sayesinde bizler güvenle evimize, okullarımıza ve işyerlerimize ulaşabiliyoruz.
Daire Başkanı Mehmet Salih Mazlum ve ekibi, işlerini sadece bir görev değil, adeta bir sorumluluk bilinciyle yürütüyor. Kış aylarının yaklaşmasıyla yükün daha da artacağını biliyoruz, ama onların azim ve kararlılığı Trabzonlular için tarifsiz bir güven kaynağı.
Ben buradan açıkça söylemek istiyorum: Bu ekipler, Trabzon’un görünmeyen kahramanlarıdır. Her bir çalışanını, her damla terini ve gösterdikleri fedakârlığı takdir etmek gerekiyor. Mehmet Salih Mazlum ve ekibini yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Trabzon’un yolları sadece asfalt değil; emek, özveri ve adanmışlıkla şekilleniyor. Onlara sahip çıkmak hepimizin görevi.
***
KARAKIŞ KAPIDA, VATANDAŞ ENDİŞELİTrabzon’un kırsal mahalleleri ve ilçelerinde kış kendini şimdiden hissettiriyor. Doğalgaz hâlâ bir hayal, elektrik faturaları her geçen gün artıyor. Vatandaş, artık odun ve kömürle ısınmak zorunda. Ama fiyatlar o kadar yükseldi ki, çoğu insan için bu çile neredeyse dayanılmaz hâle geldi.Eskiden bir ton odun veya kömürü almak sıradan bir işti, şimdi ise vatandaş 5-10 çuval almak zorunda. Bir ton odun 7 bin lira, bir ton kömür 1 bin lira. Orta halli bir soba ise 15 bin lira. Peki, dar gelirli, asgari ücretli, dul ve yetim maaşı alan, emekliler ne yapsın?
Mahalle sakinleri feryat ediyor: “Doğalgazımız yok, odun ve kömür alıyoruz ama fiyatlar uçtu. Ne yapacağımızı şaşırdık.” Başka bir vatandaş ekliyor: “Eskiden tonla alırdık, şimdi çuval çuval almak zorundayız, kış çilesi çekiyoruz.” Çocuklarını üşütmemek için her gün sobayı yakmak zorunda kalan annelerin ve emeklilerin durumu içler acısı.
Sosyal medyada tepkilerini dile getiren vatandaşlar, yetkililere sesleniyor: “Elektrik ve doğalgaz faturalarını ödeyemiyoruz, yardım bekliyoruz ama kimse gelmiyor.” Artan maliyetler ve çaresizlik, halkın feryadını daha da derinleştiriyor.
Kısacası karakış kapıda ve bu sefer soğuk sadece havadan değil, vatandaşın cebinden de vuruyor. Trabzon’un kırsal mahallelerinde insanlar, kışın zorluklarıyla baş başa kalmış durumda; yetkililerin çözüm üretmesi ise hâlâ bekleniyor. Odun, kömür ve soba fiyatları uçmuş, vatandaş çilesini yaşıyor, sesini duyurmak istiyor.
***
YUSUF KESKİN’İN HAKLI İSYANITrabzon’un Akçaabat ilçesinde yaşanan son olay, aslında hepimizin vicdanını sınayan türden. Trabzon İçme Suyu ve Kanalizasyon İdaresi (TİSKİ) ekiplerinin uzun süredir sürdürdüğü içme suyu hattı yenileme çalışmaları, kimliği belirsiz kişiler tarafından sabote edildi. Işıklar ve Doğanköy mahallelerinde kesilen borular ve tahrip edilen maslaklar, sadece altyapıya değil, toplumun güven duygusuna da zarar verdi.
TİSKİ Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Keskin’in sosyal medyada paylaştığı “Bu nasıl bir vicdan!” isyanı, aslında hepimizin söylemek istediği bir şey. Günlerdir, aylarca emek verilen çalışmaları hiçe sayan bu sorumsuz tavır, sadece kamu kaynaklarını israf etmekle kalmıyor; vatandaşın suya ulaşımını engelleyerek günlük yaşamı da aksatıyor.
Keskin’in sözleri çok net: “Şimdi kahvede oturup hükümet yıkar, hükümet yapar, her şeyi bilir bu türler.” Evet, bu tür sorumsuzlukların hedefinde yalnızca kurumlar değil, toplumun tamamı var. Emek veren insanların hakkına, kamu kaynaklarına ve vatandaşın günlük yaşamına yapılan bu saldırı, basit bir vandallık değil, toplumsal bir duyarsızlığın göstergesi.
Şimdi sahada TİSKİ ekipleri onarım için seferber olmuş durumda. Ama unutmamak gerekiyor ki, onarılacak sadece borular değil; aynı zamanda güven ve saygı da. Yusuf Keskin’in isyanı haklı; çünkü kimse emeğin, çalışmanın ve halkın hakkının böyle hiçe sayılmasına göz yummamalı.









