BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU: 30 AĞUSTOS
Yıl 1922. Takvimler 30 Ağustos’u gösterdiğinde, Anadolu’nun dağlarında, ovalarında, yüreklerinde yankılanan tek bir ses vardı: Zafer!
Ama bu sadece bir askeri başarı değildi. Bu, küllerinden doğmaya ant içmiş bir milletin, tarihe yeniden "Ben buradayım!" deyişiydi.
Her yıl 30 Ağustos’ta coşkuyla kutladığımız Zafer Bayramı, aslında bir bayramdan çok daha fazlasıdır. Düşman postallarının yurdun dört bir yanına bastığı, umudun karanlığa gömülmeye yüz tuttuğu bir dönemde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen bir varoluş mücadelesinin taçlandığı gündür.
Bugün özgürce yazabiliyorsak, sabah penceremizi huzurla açabiliyorsak, çocuklarımız geleceğe umutla bakabiliyorsa... hepsinin temelinde bu zaferin ruhu vardır.
Sakarya’da başlayan direnişin, Dumlupınar’da doruğa ulaştığı, "Ya istiklal ya ölüm!" sözüyle tarihe kazınan o büyük iradenin adıdır 30 Ağustos. O gün kazanılan zafer, sadece düşmanı yenmek değildi; cehaleti, umutsuzluğu, teslimiyeti de yerle bir etmekti.
Bugün hepimize düşen, bu büyük zaferi sadece törenlerde değil, yüreğimizde yaşatmaktır. Çünkü 30 Ağustos, bir tarihin hatırlanması değil, bir ruhun taşınmasıdır. O ruh ki; bir milletin küllerinden nasıl doğabileceğini, hiçbir imkânsızlığın bir halkın iradesinden daha güçlü olamayacağını kanıtlamıştır.
Atatürk’ün dediği gibi:
"Zafer, 'zafer benimdir' diyebilenindir. Başarı, 'başaracağım' diye başlayarak sonunda 'başardım' diyebilenindir."
Bugün, o sözü hep birlikte hatırlayalım. Ve unutmayalım; 30 Ağustos sadece bir geçmiş değil, aynı zamanda geleceğe dair bir duruştur.
Kutlu olsun 30 Ağustos.
Minnetle, saygıyla, gururla
EĞİTİME DESTEKTE ORTAHİSAR’DAN ÖRNEK ADIM
Eğitime destek vermek, toplumun geleceğine yapılan en önemli yatırımdır. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın başlattığı burs kampanyası da bu gerçeğin somut bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.
Üniversite sınavını kazanan, ancak maddi imkânları yetersiz olan gençlerimiz için anlamlı bir destek seferberliği başlatıldı. Boztepe Volkan Konak Seyir Terası ve Trabzon Akvaryum’dan bu hafta sonu elde edilecek gelirler, tamamen burs olarak bu öğrencilere aktarılacak.
Başkan Kaya’nın bu hassasiyeti, belediyeciliğin sadece altyapıdan ibaret olmadığını, sosyal sorumluluk ve dayanışmanın da temel görev olduğunu bir kez daha gösteriyor. Kendi ilçesindeki gençlere sahip çıkmak, geleceğe yatırım yapmak demektir. Üstelik bunu lafla değil, iş yaparak, somut projelerle gerçekleştiriyor.
“Birlikte destek olacağız” diyerek toplumun tüm fertlerini kampanyaya davet eden Kaya, velilerin yükünü hafifletirken, gençlere de umut oluyor. Maddi desteğin ne kadar önemli olduğunu, her burs alan öğrencinin bunu çok iyi bildiğini unutmamak gerek. Çünkü bu destek, bazen bir ders kitabı, bazen bir yurt ücreti, bazen de umut dolu bir adım demek.
Bu hafta sonu, Trabzon’da yaşayanlar için güzel bir çağrı var: Boztepe Seyir Terası’na ve Akvaryum’a gidin, gezin ve bu anlamlı kampanyaya katkıda bulunun. Sadece küçük bir ziyaretle, bir gencin hayatına dokunmak mümkün.
Ahmet Kaya’nın duyarlılığı ve attığı adım, takdire şayan. Çünkü gerçek başarı, iş yaparak ve insanlara dokunarak gelir.
Eğitimde fırsat eşitliği sağlamak, ancak böyle güzel örneklerle mümkün olabilir. Bizler de destek olarak, gençlerin yanında olduğumuzu göstermeliyiz.
***YILMAZ, BU SEFERDE RESTORAN İŞİNE GİRİYOR!Trabzonspor’un eski yöneticilerinden, iş dünyasının yakından tanıdığı bir isim olan Yusuf Ziya Yılmaz, bu kez bambaşka bir sektöre yöneliyor.Yıllardır esnaflık yapan, petrol, inşaat ve turizm gibi farklı alanlarda şirketler kurarak adından söz ettiren Yılmaz, bu defa gözünü yemek sektörüne dikti.Edindiğimiz bilgilere göre; Uzun Sokak’ın başında uzun süredir doğa ve spor malzemeleri satan mağazasında hummalı bir çalışma var. Duyumlara göre bu mağaza yakın zamanda bir restorana dönüşecek. Üstelik inşaat çoktan başlamış bile.Ne tarz bir mutfak? Hangi konsepte sahip olacak? Bu sorular henüz netlik kazanmış değil. Yakın çevresi de şimdilik sır gibi saklıyor. Ama Yılmaz’ı bilen biliyor: Hesapsız kitapsız adım atmaz.Hatırlayanlar olacaktır; Yılmaz bir dönem medya sektörüne de girmiş, Mavi TV’yi satın almış ve kısa süre sonra devretmişti. Hangi işe elini attıysa, ses getirmeyi başardı.Şimdi herkesin merak ettiği soru şu: Trabzon’un merkezinde, Yılmaz imzalı yeni bir restoran mı doğuyor?Kulislerde konuşulanlara bakılırsa, cevabı çok yakında alacağız. Bizden söylemesi…***TRABZON GÜNLERİ’NDE GERÇEK EMEĞİ GÖRMEK GEREK
Trabzon Günleri start aldı. Trabzon’da düzenlenen bu organizasyon, memleket özlemi çeken binlerce hemşehrimizi bir araya getirdi. Horon oynandı, yöresel lezzetler sunuldu, stantlar kuruldu. Tanıtım açısından önemli bir etkinlikti. Bu tür organizasyonlar hem şehre hem de insanımıza moral veriyor.
Resmi açıklamalarda bu işin Trabzon Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Trabzon Dernekler Federasyonu ortaklığında yapıldığı söyleniyor. Ancak bu ortaklık içinde kimin ne kadar sorumluluk aldığı, kimin ne kadar katkı sunduğu çok da açık değil.
Şunu teslim etmek gerekir: Bu organizasyonun asıl yükünü çeken kurum Trabzon Büyükşehir Belediyesi’dir. Belediye başkanı Ahmet Metin Genç ve ekibi, hazırlık sürecinden uygulamaya kadar sahada görünür şekilde yer aldı. Teknik altyapıdan lojistiğe, içerik üretiminden tanıtıma kadar pek çok başlık doğrudan Büyükşehir'in eliyle yürütüldü. Bu emeğin hakkını vermek gerekir. Abartmaya gerek yok; yapılması gerekeni yapmışlardır.
Trabzon Dernekler Federasyonu ise ne yazık ki bu ölçekte bir organizasyonda beklenen katkıyı sağlayamadı. Her ne kadar sahnede yer alsalar da, organizasyonun yükünü taşımada zayıf kaldıkları görüldü. Bu tür platformlar sadece görünür olmakla değil, işin içinde olmakla anlam kazanır. Oysa TDF'nin rolü bu etkinlikte daha çok şekilsel kaldı. Federasyonun, sahip olduğu ismin ve temsil gücünün hakkını vermesi gerekiyor.
Trabzon adına güzel bir etkinlik start aldı. Emeği geçen herkesin katkısı önemli. Ama bu tür işler sadece sahnede görünmekle değil, perde arkasında çalışmakla olur. Gerçek emeği ortaya koyanları görmezden gelmemek, sürecin adil değerlendirilmesi açısından önemlidir. Trabzon’un gelecekte daha güçlü organizasyonlara imza atması için samimi iş birliklerine, sağlam planlamalara ve gerçekten çalışan yapılara ihtiyaç var.










