BIRAKIN BU HAMASET DESTANLARINI!
Trabzon Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı yaptıkları haberlerle her geçen gün bizleri hayrete düşürmeye devam ediyor. Ahmet Metin Genç’in Belediye Başkanı seçilmesinin ardından baştan aşağıya yenilenen basın biriminde yeni ve tecrübeli isimler göreve getirildi. Uzun yıllar Trabzon basınında görev yapmış bu arkadaşlarımızın haber metinlerine baktığımızda şok olmamak mümkün değil!
Haber mi yoksa yoksa hamaset destanı mı yazıyorlar belli değil!
Az ciddiyet, az etik, az vicdan yahu!
Büyükşehir Belediyesinde yaşanan gelişmeler, faaliyetler, program ve organizasyonlar olduğu gibi yalın ve sade bir dille haberleştirilip servis edilir.
Fakat basına servis edilen haberlere bakıyoruz, Ahmet Metin Genç’e övgüler, methiyeler sıralanmış da sıralanmış!
Ki, yazılan haberlerden Genç'inde sonradan haberi olduğunu biliyorum..
Sorsanız başkana iyilik ediyorsunuz!
Dışarıdan haberi okuyan birisi yapılan işleri Ahmet Metin Genç büyük bir kudret ve ihtişamla kendi şahsi imkânları ile yapıyormuş gibi bir algı yaratılmak isteniyor. Bu nasıl bir kafa yapısıdır arkadaşlar…
Halkın parası ile halka hizmet sunuluyor…
Bunun bir başka açıklaması var mı, tabii ki yok…
Basın Daire Başkanı Ahmet Yoloğlu kendisini çok sevmemize rağmen, hem gazetecilik yaptığı hemde Gümrükçüoğlu dönemindeki başkanlığı döneminden biliyoruz. Hayatı boyunca "ne etliye ne sütlüye" dokunmadan sürekli basın kartı sahibi olmuştur... Yaralı parmağa merhem sürdüğü görülmemiştir. O'na bir makam birde ballı maaş verin yeter. Ondan sonra amirlerine methiyelerini izleyin!
Ondan zaten değişmesini beklemiyoruz...
Fakat diğer arkadaşlarımızdan beklentimiz var...
Yazdıklarınıza, çizdiklerinize az dikkat edin…
Bir kendinize gelin lütfen…
Daha fazla komik duruma düşmeyin!
***
NE İSMAİL TÜRÜTMÜŞ BE!
Karadeniz müziğinin Türkiye’deki önemli isimlerinden birisidir İsmait Türüt. İlk yıllarda yaptığı derlemeler ve okuduğu türkülerle bölgemizde parmakla gösterilirdi. 80’li yılların sonu, 90’lı yılların başında Ekran Ocaklı, Adnan Yılmaz, Sait Uçar, İbrahim Can, Neşat Aydın Süreyya Davulcuoğlu, Yusuf Cemal Keskin ve Kamil Sönmez ile birlikte Karadeniz müziğinin öncüleri idiler. Hemen her Karadenizlinin evinde bu sanatçıların albümlerini çokça bulmak mümkündü.
İsmail Türüt özel radyo ve televizyonların açılması ve İbrahim Tatlıses’in müzik şirketinde albümler çıkarmasıyla birlikte bölgenin dışına çıkarak Türkiye’de büyük bir şöhrete sahip olmuştu…
Fakat Türüt, popülariteyi kaldıramayarak siyasi söylemler içine girmeye başlamıştı. AK Parti ve MHP arasında mekik dokuyan Türüt, ortaya net bir siyasi tavır da koyamamıştı.
Sonrasında Karadenizli mafya babalarına yazdığı türkülerle gündeme gelen Türüt, fast-food zincirinin Trabzon şubesinde bombalı saldırı gerçekleştiren zanlılar ve Hrant Dink cinayetinin katilinin isimlerine yer verdiği türkü ile de tepki çekmişti.
Türüt’ün hem siyasi söylemleri, hem mafya babalarına yazdığı türküler hem de katilleri övme girişimi Türkiye’de bir anda kendisine olan sevgi ve ilgiyi azalttı.
Önceki gün Büyükşehir’in organizasyonunda Ganita’da konser veren Türüt, Ahmet Metin Genç’e de atma türküler dizdi. Genç ve şürekâsı da bu videoları ballandıra ballandıra defalarca paylaştı.
Başkan Genç’in anlamadığı “aynı ağız” mafya babalarına da, katillere de övgüler dizmişti…
Size de "iki kelime" dedi diye neyin kafasını yaşıyorsunuz...
Türüt’ün söylediği türkülerin bin katını yoldan geçen Trabzonlu bir nineyi çevirdiğinizde de size söyler.
Tabi derdiniz Türkü ise…
***
BAŞKAN SÖYLEDİKLERİNE İNANIYOR MU?
Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan geçtiğimiz günlerde yerel bir gazeteye yaptığı açıklamada, Abdullah Avcı’nın tıpkı şampiyonluk sezonundaki gibi kendi kadrosunu kurmasıyla birlikte yine aynı başarıyı yakalayacağına inandığını dile getirdi. Avcı’ya büyük saygı duyduğunu vurguladı. Onunla yine başarıyı yakalayacaklarının altını çizdi. Başkan Doğan’ın, bir kere geçen sezon takıma 17 transfer yapmış olmanın ve bunların büyük bölümünün çöplük olduğuna dair bir özeleştiri yapması gerekirdi. Ama henüz Bordo-Mavili camiadan özür dilemedi. Bu sezon da şu ana kadar 8 transfer yapmış olmanın ve bundan sonra da en az 4 yeni isim daha alacaklarını söylemesinin gelecek dönem hesabını nasıl vereceğini düşünmesi gerekir. Kulübün bu kadar parasını harcayıp da, başarı gelse dahi borcu füze gibi yükseltmenin bir başkanın utancı olması gerektiği gerçeğinden hareketle kendisini affettirmesi gerekecek. Her dönem yaptığı yanlış transferlerle kulübü asgari yıllık 30 milyon Euro zarara uğrattığını bizler görüyoruz ve bunun bir hesabının verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
***
AVCI’NIN TRANSFERLERİNİN ÇOĞU ÇÖP OLMADI MI?
Bunlar çok farklı konular belki de biz asıl konumuza gelelim. Başkan şampiyonluk sezonunda Abdullah Avcı’nın kendi kadrosunu kurarak takımı zirveye taşıdığını ve yine aynı durumun söz konusu olacağından emin görülüyor. İyi de peki şampiyonluk sezonun ardından Abdullah Avcı’ya tüm yetkiler verilmişken, tarihin en pahalı ve o güne kadar neredeyse en fazla transferini yapmasının ardından takımın nasıl tel tel döküldüğünü unuttu mu? Hani bu Maxi Gomez’leri, Bartra’ları, Lahtimi’leri, Eren Elmalı’ları, Bardhi’leri, Doğucan Haspolat’ları, Umut Bozok’ları,Larsen’leri ve daha nicelerini şampiyon kadronun üzerine almamış mıydı? Yıllık 4,5 milyon Euro ödediğiniz Bartra’ya bir yıl bile sabredemeyen ve 1 milyon Euro tazminat vererek gönderen ben miydim? Ya da 3,5 milyon Euro ödediğiniz Gomez’den yaka silken kimdir? Abdullah Avcı ile iki yıl önce transfer edilen 13 futbolcudan elle tutulur bir tek isim söyler misin Sayın Ertuğrul Doğan? Sizin bu Avcı’yı topluma şirin gösterme sevdanızın arkasında ne var gerçekten merak ediyorum…Adamın transferiyle kulübün batmasını değil, bir kez bozuk saat gibi şampiyon olmasını pişirip pişirip önümüze koyuyorsunuz.
Nedir bunun sebebi?
Ne!!!
***
TULAŞ’A AKYAZI’DAN BÜYÜK TEPKİ
Trabzon Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Şirketi olan TULAŞ eleştirilerin odağındaki kurum oldu. Özellikle Akyazı bölgesinde oturanlar bu şirketin uygulamalarını yerden yere vuruyor. Sosyal medyada da çok büyük tepki verilen TULAŞ ile ilgili eski gazetecii arkadaşımız Eyüp Nalçacı açtı ağzını yumdu gözünü…
Facebook hesabından paylaşımda bulunan Nalçacı çok ağır ifadeler kullandı fakat biz bunları görmeden, asıl şikâyetini dile getirdiği konuları vermeye çalışacağız.
Nalçacı, TULAŞ’ın liyakatsız kişilerin elinde olduğunu vurgulayarak özetle isyanını şu sözlerle dile getirdi:
2Normal olarak, otobüsün garaj çıkış saati 13.00…
Akyazı’dan hareket saati 14.15...
Yani otobüs 10 dakikada falan benim olduğum durağa geliyor...
Dün 14.20 de durağa indim...
10 dakika geçti yok...20' yok...30' yok...
Aradım 153'ü; ‘sistem arızalı bakamıyoruz’ dediler.
Bir 10 dakika daha bekledim. Sonra, bir daha aradım...
“Düzeldi mi sisteminiz” dedim...
Şaşırdı.. Bocaladı!
‘Şu an sorun yok hemen bakalım’ dedi...
Verdim otobüs bilgilerini, baktı...
‘Otobüs seferini tamamlamış efendim” dedi...
“Oğlum ben bir saatten fazladır durakta bekliyorum. Nasıl tamamlamış seferini diyorsun. Bu duraktan otobüs geçmedi diyorum.”
“Efendim otobüs hareket merkezinde görünüyor” diye karşılık verdi.
“Oğlum bak şu otobüsüne saat 13.00’daki çıkışını yapmış mı ki seferini tamamlamış olsun.” Sistem arızasından dolayı geri dönük işlem yapamıyormuş...”
Peki; dedim “seferini tamamladığını nasıl söylüyorsun”
“Efendim araç garajda görünüyor” dedi...
Bu arada saat 15.30 olmuş…
“Laaa! Otobüs halâ garaj çıkışını yapmamış” diye isyanımı dile getirdim.
Düşün 13.00 de çıkması gereken otobüs saat 3.5 olmuş hala sefere çıkamamış...
Ve trajik olan Akyazı’nın merkezle başka hiçbir ulaşım imkânı yok otobüsten başka!
Benim olduğum noktadan yarım saat yürüyerek ineceksin Trabzonspor stadının oraya çevre yoluna!
Karşımdaki kişi, “Şikayet dilekçesi oluşturalım beyefendi” dedi...
“Laan oğlum daha önce kaç tane dilekçe oluşturdum, hangi birine cevap verdiniz, Aylar önceden beri neyi düzelttiniz ki dilekçe oluşturalım diyorsun bana” dedim...
“Beni sorumlu birine bağlayın” dedim.
Biraz da küfürlü konuştum. Kapattı yüzüme telefonu. Vurdum yokuş aşağıya. Ama saçak yakıyor insanı. Her yerimden su aktı. Yarı yolda bir insanoğlu aldı otomobiline de sahile indim. Oradan da dolmuşa binim şehre gittim. Bakın bu bir günlük, iki günlük sorun değil…
Ayların sorunu…
Ve her gün yaşanıyor. Başka bir ulaşım imkânı olsa otobüsün yüzüne bile bakmayacağım. Ama mecburuz. Gecikmeyi bırak, otobüs seferine çıkmıyor. Bu mahallere bir muhtar da var. Siyasi ekâbirleri(!) var. Çoluğu, çocuğu, hastayı, yaşlıyı aylardır mağdur ettireni var bu mahallenin.. Kaç kez suçsuz şoförlerle kavga boyutuna geldim. Kaç kez küfrettim. Artık kavgaya karışmıyorum. Ama bu TULAŞ’ta istifa etme şerefine erişecek kimse yok mu?”
Evet, Eyüp Nalçacı paylaşımında çok ağır ifadeler kullandı ve onları buraya taşıyamadım basın etiği açısından…
Fakat Büyükşehir Belediye başkanı Ahmet Metin Genç’in bu soruna bir el atması ve TULAŞ ile ilgili oluşturulan şikâyetleri ciddiyetle ele alıp tüm sıkıntıları çözmesi beklentidir.
Bizim işimiz vatandaşın sesi olmak, yönetenlerin de çözmek!









