Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, bu hafta sonu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bir ziyaret gerçekleştiriyor. Ziyaretin amacı, 2016 yılında imzalanan kardeş şehir protokolüyle Ortahisar ile İskele ilçeleri arasında kurulan dostane ilişkileri pekiştirmek. Bu tür temaslar, yalnızca belediyecilik alanında değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal yakınlaşmalar açısından da büyük önem taşıyor.
Başkan Kaya'nın Kıbrıs ziyareti, protokol gereği bir katılım olmanın ötesinde, bir gönül borcunun ifadesi niteliğinde. “Ortahisar ilçemizle Kıbrıs İskele ilçemiz arasında 2016 yılında imzalanan kardeş şehir protokolüyle oluşturulan güçlü kardeşlik bağını daha da güçlendirmek için yavru vatanımız Kıbrıs’tayız” diyen Kaya, bu ilişkilerin yalnızca geçmişte kalmaması, aksine geleceğe taşınması gerektiğine işaret ediyor.
“Yavru vatan Kıbrıs’ın, Türk milletinin gönlünde ve kalbinde çok özel bir yeri vardır” ifadesi ise, bu ziyaretin duygusal ve tarihi boyutunu ortaya koyuyor. Kıbrıs, Türkiye için yalnızca diplomatik bir mesele değil; aynı zamanda bir ortak hafıza, ortak mücadele ve ortak değerler alanıdır.
Ortahisar Belediyesi’nin bu doğrultuda attığı adım, yerel yönetimlerin ulusal meselelerde de ne kadar sorumluluk alabileceğini göstermesi açısından anlamlıdır. Belediyecilik, sadece yol, kaldırım ve altyapı hizmetlerinden ibaret değildir. Aynı zamanda gönülleri birleştiren, şehirleri yakınlaştıran, halklar arasında köprü kuran bir anlayıştır.
Başkan Kaya’nın salı günü kente dönmesi bekleniyor. Ancak bu kısa ziyaretin etkisi, günübirlik bir temasın çok ötesinde olacak gibi görünüyor. Çünkü bu tür ziyaretler, yerel yönetimler eliyle yürütülen sürekli ve samimi diplomasi çabalarının en somut örneklerinden biridir.
Ve unutulmamalı ki, coğrafi uzaklıklar ancak samimi ilişkilerle anlamını yitirir. Ortahisar ile İskele arasında kurulan bu bağ da, Türk milletinin ortak değerleri ve kader birliği üzerinden geleceğe güvenle bakmanın yolunu açmaktadır.
***
BİR ÖDÜL, BİR VEFASIZLIKDoğu Karadeniz Sağlık Turizmi Derneği tarafından düzenlenen törende, Trabzon’da yaptığı hizmetlerle iz bırakan Dr. Hakan Usta “Yılın Bürokratı” seçildi.
Ödül, Trabzon Gazeteciler Cemiyetinde takdim edildi. Ama törende dikkat çeken bir eksiklik vardı: Usta’nın yanında sadece ailesi vardı.
Ne yıllarca birlikte çalıştığı hekimler, ne görev yaptığı dönemdeki mesai arkadaşları salondaydı. Bu sessizlik, bu yokluk, törenden çok daha fazlasını anlattı.
Trabzon’da yıllarını vermiş bir isme yapılan bu vefasızlık, hafızalarda buruk bir iz bıraktı.
Kimi zaman bir ödül, alkıştan çok yoklukla anlam kazanır. Bu da öyle bir andı.
***
TRABZON’DA SİVRİSİNEK İSTİLASI!Yaz geldi, sıcak bastırdı, Trabzon’un meşhur nemi de bonusu oldu. Haliyle herkes soluğu balkonda, cam kenarında, yayla yollarında aldı. Tam “Oh be, yaz geldi!” derken… “Vızzzz” sesiyle içimiz dışımıza karıştı.Sivrisinekler resmen şehri devraldı. Öyle organize çalışıyorlar ki insan ister istemez “Bunlar hangi kurumdan destek alıyor?” diye düşünmeden edemiyor. Akşam serinliğinde bir çay içelim diyen, sabaha kadar kaşınarak kararından dönüyor.
Cam açan pişman, sineklik takmayan zaten mağdur. Hele bir de gece yatağa uzandınız mı, kulağınızın dibindeki o meşhur ses:
“Vızz...”
Uyku mu? Geçmiş olsun. Bu saatten sonra rüyanıza bile kan emici girer.
Asıl mesele şu: Sinekler görev başında, ama yetkililer nerde? Ne Tarım İl Müdürlüğü’nden bir açıklama, ne belediyelerden bir ses. Sanki bu şehirde sivrisinek diye bir şey yok. “Görmeyince yok sayalım” politikası devrede anlaşılan.
Vatandaşın beklentisi basit: Bir an önce ilaçlama başlasın. Kimse belediye başkanından sinek kovalamayı beklemiyor ama bir hareket, bir duyuru, bir tarih görmek istiyor.
Bakın bu iş artık şakaya da gelmez.
Çünkü bu sinekler sadece huzuru değil, sağlığı da tehdit ediyor.
“Bir sivrisinek bir yazı zehir edebilir” sözünü bizzat deneyimleyen bir şehir olduk.
O yüzden diyoruz ki:
“Şimdi değilse ne zaman?”
Sinekle değil, çözümle gelin.
***
TRABZON’DA MEDYA ŞİRKETİ KURULUYORTrabzon’da yeni bir haber portalı kurulacağı bilgisi daha önce paylaşılmıştı. Ancak bu girişim, işin içine deneyimli gazetecilerin ve ciddi finansal destek sağlayacak iş insanlarının katılmasıyla farklı bir boyut kazandı.Projenin öncüsü olarak tecrübeli gazeteci Miraç Özağcı’nın adı öne çıkıyor. Özağcı, hazırladığı raporla iş insanlarını bilgilendirmiş ve ekip yapılanması için çalışmalarını sürdürüyor. İstanbul’da ikamet eden bazı Trabzonlu iş insanlarının, finansal destek vermeye hazır olduğu belirtiliyor.
Planlanan medya kuruluşu sadece bir haber sitesi olmaktan ziyade, büyük bir plaza altında organize olacak ve Karadeniz Gazetesi’nden deneyimli isimler de kadroya katılacak. Ayrıca, YouTube kanalı üzerinden spor ve siyaset programlarının yayınlanması düşünülüyor.
Tüm bu bilgiler, projede ciddi bir organizasyon ve kaynak planlaması yapıldığını gösteriyor. Ancak, yatırımın ne ölçüde sürdürülebilir olacağı, içeriğin kalitesi ve uzun vadeli hedeflerin ne olduğu henüz net değil.
Trabzon medyasına yeni bir aktörün katılması doğal olarak heyecan yaratıyor. Fakat başarı, sadece finansman ve isimlerle değil, sürdürülebilir yönetim ve içerik kalitesiyle mümkün olacaktır. Projenin ilerleyen süreçte nasıl şekilleneceğini takip etmek gerekiyor.










