***
KÜLLİYE, ŞEHİRE HUZUR VE ESTETİK KATTIAnadolu’nun İslam’la tanıştığı ilk topraklardan biri olan Trabzon; Hanife Hatun Camii ve Külliyesi ile manevi mirasına yeni bir halka eklemiş oldu.Ramazan’ın heyecanı bugünlerde sahilde bir başka yaşanıyor.Botanik formunda inşa edilen üst geçit tam caminin sahiline denk getirilince ortaya Trabzon için yepyeni ve son derece güzel bir fotoğraf destinasyonu çıktı.İftardan sonra yürüyüş yapmak isteyenler, hava müsaitse direkt sahile geçiyor; hem hava alıyor hem yürüyüş yaparak yediklerini sindiriyor hem de üst geçidi kullanarak camiye ulaşırken bir yandan da fotoğraf çekiyorlar.Öyle ki sahil cephesinden alınan fotoğraf karelerini, buraları görmemiş olan şehir dışındaki Trabzonlular bile hayretle karşılıyor.Zaten karenin Trabzon’dan alındığını anlamaları da sadece arka taraftaki Boztepe fonuyla mümkün oluyor.26 dönümlük alan, Trabzon’un alternatif şehir merkezi olmaya aday.Bugünlerde teravih için Hanife Hatun Camii’ni seçenler, tarihi mabede yol alırken işte bu tarihi görüntülere de tanıklık ediyorlar.***
SEBAT GENÇLİK, YENİ STAD İÇİN GÖZLER YÖNETİCİLERDESebat Gençlik, genç golcüsü Sefa’nın mükemmel frikik golüyle Tokatspor engelini de kayıtsız geçti. Çıktığı 22 maçta topladığı 54 puanla, en yakın takipçisi 52 Orduspor FK’ya 9 puan fark attı.Avrupa çapında ekibimiz, yenilgisiz liderliğini sürdüren sayılı profesyonel takımlardan biri oldu.Teknik Direktör Turgay Karslı yönetimindeki ekip artık iyiden iyiye şampiyonluğa inanıyor ve inandırıyor. Akçaabat şampiyonluk için geri sayıma başlarken, stadyum konusundaki yaklaşımlar kafaları karıştırıyor.Fatih Stadyumu’nun yıkılmasından sonra, yaklaşık 8 yıldır stadyumu bulunmayan Sebat Gençlik Spor, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim’in beyanatıyla yeniden stat konusunu gündeminin başına aldı.Biliyorsunuz; takımı 3. ligde namağlup tek takım olan Akçaabat’ın stadının 2018’de yıkılması ve yerine yeni bir stat yapılmaması, burada sürekli eleştiri konusu yaptığımız bir konuydu.Öyle ya; neden böylesine köklü bir futbol beldesi, maçlarını oynamak için başka takımların maç rejimini gözetsin ya da şehrin en uç doğu yakasındaki Of sahasına gitmek zorunda hissetsin?..Belediye Başkanı Ekim bu eksikliği kabul ederek geçen hafta şu sözleri vermişti:“Stadyumla ilgili ciddi planlamamız var. Yakın zamanda paylaşacağız. Şehrimize yakışır, modern ve güzel bir stadyumu Akçaabat’a kazandıracağız.”
Yöneticilerin Toplu Sınavı
Elbette akıllara ilk gelen soru şu oldu: “Stat nereye yapılacak?”Şehir merkezinde çok da uygun yerler yok. Yani kalmadı. Sahilde dolgu sahası ve farklı projeler var; güvenli bulunmuyor. İlçenin batı çıkışını da birçoğu istemiyor.Yine de Akçaabat sınırları içerisinde stat acil bir ihtiyaç ve tam olarak Batı yanında planlandığını öğrendik ve biliyoruz.İdmanlarını deniz kenarında sağlıksız koşullarda, maçlarını ise bir Akyazı’da, bir Of’ta yapan Sebat Gençlik ise kapasite ne olursa olsun yeni stadı her şekilde hak ediyor.Sebat Gençlik ile ilgili çarpıcı bir değerlendirme de Başkan Atalay Armutçu’dan geldi. Armutçu şu ifadeleri kullandı:“Stadyumun projesi önceden Bakanlıkça hazırlanmıştı. Of Stadyumu’nun daha modern hâlini ve kale arkaları olmayan şeklini düşünebilirsiniz. Öyle bir yapıydı. Bu noktada projeden ziyade önemli olan yerin belirlenmesi ve tahsisi olacaktır.”Proje hazır gibi görünse de yer seçimi gerçekten bir krize dönüşmek üzere. Akçaabat’ın güneyini de benimseyen yok.Anlayacağınız, yöneticiler topluca Akçaabat sınavında.Şartlar böyleyken stadın yine de Kavaklı–Darıca tarafında yapılması planlanıyor. Yönetim ise eski Fatih Stadyumu’na yakın bir yer istiyor.İnsanların kolay ulaşım sağlayabileceği, ilçe ile bütünleşen ve amatör branşların zamanla ulaşabileceği bir stat hedefleniyor.Hiçbiri olmazsa bürokrasi ve siyasete baskı yapılarak şu ifadenin gündeme geleceği belirtiliyor:
“Akçaabat’ın batısını istemiyoruz, bize Akyazı’daki sahaların birini stat olarak ayarlayın.”Sebat Gençlik’in yeniden üst liglerde boy göstermesi ümidiyle… Takipteyiz, bu iş önemli.
Türkiye’yi UEFA’ya Aldıran Kulüp
Türkiye’nin UEFA’ya kabulünde Sebat Gençlik Kulübü’nün ne denli büyük etkisi ve katkısı olduğunu biliyor muydunuz?..Onu da bu vesileyle paylaşalım: 64 sene öncesi… Türkiye Futbol Federasyonu’na Avrupa’dan bir tebligat geliyor. Koşullar hem sert hem de konu çok acil:“Uluslararası liglere katılmak istiyorsanız öncelikle UEFA’ya kaydınızı yaptırmak zorundasınız. Bunun için de organize ve sürekli olarak en az 4 şehrinizde futbol oynandığını kanıtlayan belgelerle başvuruda bulunun.”Elbette İstanbul kulüplerinin sayısı yine fazla. Çevre şehirlerde de futbol var, Ankara’da da… Ancak sayı 3’te kalıyor.Anadolu’da futbola ilgi var ama organize şehir takımları yok. Trabzon bu işin altından kalkar deniliyor; Trabzonlu bürokratlardan destek isteniyor.Ne var ki Trabzon’da da 3 kulüp takımı bulunuyor. Birçok şehir henüz takımını oluşturamamış. Trabzonspor da henüz kurulmamış…Şehirdeki 3 takım (Ocak, Güç, Karadenizgücü) yeterli bulunmuyor. İlçelerde organize turnuvalar yok. Akçaabat Sebatspor’un ismi o dönem Sebat İdmanyurdu.Akçaabat’a gidiliyor. Sebat, Trabzon’daki liglere alınıyor (gönüllü olarak katılıyor) ve Trabzon 4’ü bulunca Türkiye, Trabzon’u 4. şehir olarak gösterebiliyor.Başvuru gerçekleşiyor ve böylelikle Sebat İdmanyurdu, Akçaabat Sebat ve bugünkü adıyla Sebat Gençlik sayesinde Türkiye, 1962 baharında UEFA’ya katılabiliyor.
***
TRABZON’UN “HAYAL”İ GERÇEĞE DÖNÜŞÜYOR
Trabzon’da yıllardır konuşulur da bir arpa boyu yol alınamaz, işte öyle bir projeydi Yatırım Adası… “Hayal” derdik, konuşurduk, umutla beklerdik. Ama hep bir engel vardı: maliyetler, dolgu işleri, tahkimatlar… Özel sektör tek başına sırtlayamazdı, proje vizyonda kaldı, sahada ilerleme olmadı.
Ta ki Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç devreye girene kadar… Dün alınan karar, aslında Trabzon için küçük ama bir o kadar da cesur bir adım: Arsin Yatırım Adası Endüstri Bölgesi’ndeki TTSO’ya ait hisselerin çoğunluğu, yani yüzde 50,01’i Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi. Artık proje sadece bir oda projesi değil, doğrudan kamusal bir yatırım haline geldi.
Bu, sadece teknik bir ortaklık değil; bu, Trabzon’a sahip çıkma kararıdır. Başkan Genç, “Biz istiyoruz ve sorumluluk alıyoruz” diyor. Ve hakikaten de öyle: Belediye, en maliyetli iş olan dolgu ve altyapıyı üstleniyor. Artık proje sahada hareket edecek, ilk somut adımlar atılacak.
Tabii ki kolay olmayacak, risk büyük. Ama bazen büyük işler, büyük cesaretle başlar. Trabzon’un tüm dinamiklerine düşen görev de belli: Başkan Genç’e destek vermek. Çünkü bu iş başarıyla tamamlanırsa, Trabzon gerçekten çok şey kazanacak. Ve belki de uzun yıllardır “hayal” dediğimiz şey, artık gerçeğe dönüşecek.









