AVCI HALKI VE MEDYAYI UMURSAMIYOR MU?
Geride bıraktığımız sezonun bitiminden hemen sonra Trabzonspor teknik direktörü Abdullah Avcı’nın bir basın toplantısı yapacağı söyleniyordu. Bu toplantıda bir sezonun muhasebesini çıkaracağı da ifade edilmiş, medyanın sorularını da yanıtlayacağı vurgulanmıştı. Ancak Avcı sadece son maç basın açıklamasıyla yetinmiş ve bir an önce tatile çıkmak için Trabzon’dan ayrılmıştı. Yaz dönemi boyunca bu ismi bir kez televizyonlarda izleyemedik. Yani canlı yayınlara da katılma ihtiyacı hiç hissetmedi. Özeleştirisini yapmadı. Neyi yanlış, neyi doğru yaptıklarını dile getirmedi. Önümüzdeki sezon için planlamalarının nasıl olduğunu, bunu ne şekilde gerçekleştireceklerini vurgulamadı. Tüm planlamayı yapmasına ve kulübü borç batığına sokmaya devam etmesine rağmen başarısız olması halinde istifa etme erdemliliği gösterip göstermeyeceğini ve istifa etmesi halinde yine çalışmadığı sürenin parasını alma gibi bir çığlık yapıp yapmayacağını da ağzından duyamadık.
SEZON BAŞLADI İNSAN TOPLANTI YAPMAZ MI?
Futbolsuz günlerde Galatasaray teknik direktörü Okan Buruk, Florya Metin Oktay tesislerinde çok sayıda gazeteciye, televizyoncuya özel röportajlar verdi, takımla, oyuncularla, planlamalarıyla ilgili sayısız bilgiyi taraftarlarıyla ve tüm kamuoyuyla paylaştı. Abdullah Avcı ise yan gelip yattı. Trabzon’a gelip, bir basın toplantısıyla toplumu bilgilendirme düşüncesini taşımadı. Sadece transferini istediği futbolcularla görüntülü konuşmayla geçirdi günlerini… Neyse yeni bir sezon başladı. İnsan iki gün önce Trabzon’a gelir. Burada medya mensuplarıyla geniş bir basın toplantısı yapar. Yeni sezon planlamalarıyla ilgili düşüncelerini dile getirir. Geçmişteki hatalarının neler olduğunu açıklar. Trabzonspor taraftarına düşüncelerini ifade eder. Ancak ne Trabzon medyası, ne Trabzonspor taraftarı, ne de kamuoyu umurunda… Olsa halkın karşısına geçmekten imtina etmezdi değil mi? Avcı için varsa yoksa Trabzonspor’un paralarını yapacağı transferlerle birilerinin cebine ya da kasalarına boca etmektir. Bunun bir kez daha altını çizelim..Bir de Abdullah Avcı güzellemeleri yapan Spor Medyasına seslenelim…Bu adam için siz ve yaptığınız iş pek bir değer taşımıyor, Umurunda bile değilsiniz.
Siz de, artık bu adama ona göre davranın olmaz mı?
***
BU LİSTEDE KEŞKE TRABZONSPOR DA OLSA!...
Önceki gün (Pazartesi) Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FİFA) transfer yasağı sayfasını güncelledi. Yeni güncelleme ile birlikte daha önceden yasaklı kulüpler arasında ismi yer almayan Samsunspor'a kötü haber geldi. 24 Haziran tarihi ile yayımlanan raporda Samsunspor'un 2 dönem transfer yasağının yürürlüğe geçtiği bildirildi. Kamuoyuna açıklanan raporda Samsunspor'un yanı sıra Süper Lig kulüplerinden Kayserispor'un, TFF 2. Lig ekiplerinden Yeni Malatyaspor ile Giresunspor'un da 2 dönem transfer yasağının başlangıç tarihi olarak 24 Haziran olduğu ifade edildi. FIFA'nın daha önceden de açıkladığı listede transfer yasağı bulunan kulüpler MKE Ankaragücü, Şanlıurfaspor, Ümraniyespor, Menemen FK, Konyaspor, Elazığspor, Adanaspor, Hatayspor, Antalyaspor, Erzurumspor, Sakaryaspor, Fatih Karagümrük, Eyüpspor ve Adana Demirspor gibi kulüpler yer almıştı. Listede Trabzonspor’un olmamasına inanın hayıflandım. Çünkü biliyorum ki bu kulübün kurtuluşu ancak uzun süreli transfer yasağıyla mümkündür.
EN AZ 3 YIL YASAK VERİLMELİDİR
Bu haberi okurken, inanın Trabzonspor’un da listede olmasını o kadar istedim ki… Bakın Bordo-Mavili kulüp bir kez 2019’da böyle bir yasakla karşılaştı ve 6 ay süren sürecin ardından 5-6 altyapı oyuncusu kazanıp, Ligde de çok başarılı bir grafik çizdi, borcunu da azalttı. Yasak kalkınca freni patlamış kamyon gibi transfere daldı ve bugünkü ekonomik tablo ortaya çıktı. Geçen yıldan itibaren de Ertuğrul Doğan insanın küçük dilini yutacağı şekilde transfer politikası izliyor. Dayısı Güngör Şahinkaya, “Türkiye’de para verilecek yerli oyuncu yok” açıklaması yapıyor ama, “Bu yabancıları ülke sınırlarına sokmam” demiyor. Neyse… Takımda şu anda 19 yabancı oldu. Yerliler de pahalı futbolcular… Ne verecekleri de belirsiz. Geçen sezon alınanların verdiklerine bakılırsa yine Trabzonspor’un işi hiç de kolay olmayacak. Ama asıl önemli olan bu kulüp kendisine yabancılaşıp, sürekli borcunu yükseltiyor ve bir gün toparlanamayacak noktaya adım adım sürükleniyor. Transfer yapmama iradesi ortaya koyamayacak olan yönetimin durmasını sağlayacak tek etken de transfer yasağıdır ve tek dileğim en az 3 yıl böyle bir yasağın FİFA tarafından verilmesidir.
***
ALPASLAN AĞABEY CEMİYETİ UNUTTU!
Trabzon’un hem belediye, hem de spor alanlarında önemli bir yeri vardır Alpaslan Özdemir’in… Trabzon Belediyesi’nde uzun yıllar çalıştı, emekli oldu. Bu sürede Belediyespor kulübünün başındaydı. Atay Aktuğ başkanken, bu kulübü kapatmak istedi. Bunun üzerine Özdemir de, kulübün ismini, “Beldespor” olarak değiştirdi ve çok da önemli işler üretti. Takımı 2’nci lige kadar çıkardı. Şimdinin 1’nci Ligi yani… Ama sonra bu kulübü bıraktı. Trabzonspor’da yönetici oldu. Ardından Stat Müdürü olarak görev yaptı. Bundan yaklaşık 15 ay önce işten el çektirildi. Asbaşkan Zeyyat Kafkas’ın kendisini arkadan hançerlediğini söyledi. Alpaslan ağabeyin en önemli özellikleri arasında çalışmak, iletişim kurmak, sosyal olmak ve bir de medya mensuplarıyla da yakın olma noktasındaki becerisidir.
BAKALIM NE ZAMAN ADIM ATACAK?
Alpaslan Özdemir, Asbaşkan Zeyyat Kafkas’ı ağır dille de suçladığı Trabzonspor’dan ayrılma eyleminden sonra sık sık Gazeteciler Cemiyetine geliyor ve gazetecilerle sohbet ediyor, çay içiyor, zamanını geçiriyordu. Belediye başkan yardımcısı olduktan sonra bir daha Cemiyete adımını atmadı. Bir ara kendisini telefonla aradım ve gelmesini, aksi takdirde bunu yazacağımı ifade ettim. Aradan belki de 1,5 ay geçti ve Alpaslan Ağabey, hala Gazeteciler Cemiyetine adımını atmadı. İşler yoğun olabilir ama insan arada bir nefes alacağı fırsatı yaratır değil mi? Anlaşılan o ki, Alpaslan ağabeyin Cemiyete gelmesi için Belediye’deki görevinin sona ermesini bekleyeceğiz. Umarım beni yanıltır ve en kısa sürede gelip, eski dostlarıyla, kardeşleriyle özlem giderir…
Yapar mı? Y:apar tabii ki!...
***
ANKETLERDE ERKEN SEÇİM TALEBİ VAR!
31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 3,5 ay gibi bir süre geçerken, erken seçim tartışmaları ışığında partilerin oy oranları anket sonuçlarına yansımaya başladı. 10-14 Haziran tarihinde 5 bin 620 kişi ile yüz yüze yapılan ORC araştırma şirketi tarafından yapılan ankette katılımcılara “Bu Pazar genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” ve “Sizce erken seçim olmalı mı?” soruları yöneltildi. Oyların partilere göre dağılımı şöyle şekillendi: CHP: Yüzde 33,2 AK Parti: Yüzde 30,6 MHP: Yüzde 10,9 DEM Parti: Yüzde 9,7 İYİ Parti: Yüzde 4,2 Yeniden Refah Partisi: Yüzde 5,8 Zafer Partisi: Yüzde 3,2 Ankette 'Erken seçim' tartışmaları üzerinden, katılımcılara 'Sizce erken seçim olmalı mı?' diye soruldu: Evet yüzde 45,9 Hayır yüzde 39,1
***
AMA HİÇBİR DERS ÇIKARMAMIŞSIN Kİ!
Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan’ın her dönem yaptığı açıklamalarla sürekli çelişkiye düştüğünü görmek inanın üzüntü veriyor. Doğan, kulüp dergisine yaptığı açıklamanın bir bölümünde; "Önümüzdeki sezon için aylar öncesinden başlayan hazırlıklarımız son hızıyla devam ediyor. Aynı şampiyon olduğumuz sezonun öncesindeki gibi Teknik Direktörümüz Abdullah Avcı ile birlikte titiz bir mesainin ortasındayız. Sponsor desteğimizi büyütüyoruz ve tesisler, altyapı, eğitim modelleri gibi birçok alanda söyleyecek onca şeyimiz olmasına rağmen, bugün bu sayfada bunları anlatmak istemiyorum. Geçen sezondan çıkaracağımız çok önemli dersler var ve bu bize kesinlikle yol gösterici olacaktır" ifadelerini kullanmıştı. Fakat bu sözlerle, uygulamalara bakıyoruz pek ders alınmış gibi görülmüyor. Asıl önemlisi şampiyonluk sezonunda sanki doğruları yapmışlar gibi o yolu sürdüreceklerini ifade etmesi müthiş bir yanılgı olduğunun da farkında değil…
AYNI HATALARI YAPMAYA DEVAM EDİYOR
Bordo-Mavili kulüp, kendi misyonunu terk ederek, bozuk saat gibi bir kez doğruyu gösterdiği 2021-22 sezonunda 38 yıllık şampiyonluk özlemine son vermişti. İyi de o sezonun şartlarına bir bakalım… Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş daha ilk yarına yarıştan kopmuştu. Hatta bir önceki sezonun şampiyonu Başakşehir de küme düşmeye oynuyordu. Trabzonspor, Türk futbolunda hiçbir etkisi olmayan Konyaspor ile yarışıyordu. Bu takımın da Ahmet Çalık gibi en önemli futbolcusu trafik kazasında ölünce travma yaşamış ve savaşacak gücü kalmamıştı. Kaldı ki taraftar kitlesi inanılmaz motiveydi. Siyaset Trabzonspor’a dokunulmamasını istemişti ki hakemler hiç hata yapmamıştı. VAR Sistemi bile Bordo-Mavili ekibi çok önemli jestlerde bulunmuştu. Böyle bir sezonda Fenerbahçe İsmail Kartal göreve geldikten sonra puan farkını 21’den 8’e düşürmüştü… Birkaç hafta daha lig devam etse, Trabzonspor dökülen haliyle ikinciliği bile başarı görebilirdi. Şimdi sürekli o sezonu örnek gösterip, “Aynı ilkeyle yola çıktık” havası estirmek, sonra ders çıkarmaktan söz etmek gerçekten aklı başında hiçbir insanın anlayabileceği bir durum değil…
Sayın Başkan, gerçekten yaşadıklarınızdan ders çıkarmak gibi bir niyetiniz varsa, önce bu abuk sabuk transfer politikasından ve kadro planlamasından vazgeçin.
Nokta!.










