AVCI TRABZONLUYU SEVEMEDİ GİTTİ!
Abdullah Avcı ilk kez 10 Kasım 2020 tarihinde Trabzonspor teknik direktörü oldu. Ekibinde bir tek Trabzonlu yoktu. Burada dostluklar edinmesine rağmen bir sonraki sezonda da saha içi ekibine yine Trabzonlu almadı. Bir dönem Bordo-Mavili takımda oynayan Egemen Korkmaz ilişkilerini kullanarak ekipte yer aldı. Bir de Rizespor’dan takım arkadaşı olan Turgut Kural ve Metin Bak da ekmek yesin diye çeşitli yerlerde görevlendirildiler. Sonra kulüpten ayrıldı. Tüm Trabzonluların ve Trabzonsporluların ‘oh’ çektiği bir andı o gidiş… Ama başkan Ertuğrul Doğan’ın bir Avcı sevdası vardı ki dinmek bilmedi. İlk fırsatta yine göreve getirildi. Yine ekibinde bir tek Trabzonlu yoktu. Yönetim tarafından ekibine Trabzonlu olmayan ama bir dönem Bordo-Mavili formayı giyip, parayı bulduğu gibi Beşiktaş’a kaçan Egemen Korkmaz’ı ne hikmetse ekibine ekibine monte etti. Avcı, Galatasaray aşığı ve bu kulüpte forma giyen Mustafa Sarp’ı da her halde yeni deha olarak ekibine almıştı.
SEBEP BİLİNÇALTINDAKİ OLUMSUZ DUYGU MU?
Yeni bir sezon başlarken Egemen Korkmaz yine perde arkasını hiç açıklamadan Abdullah Avcı’nın ekibine veda etti. Giderken teşekkürler, övgüler gırla gitti. Aynı şekilde hem kulüp, hem de Avcı da Egemen’e övgü dizerek veda mesajı yayınladılar. Bir de baktık ki Abdullah Avcı’nın ekibine kattığı Mustafa Sarp da ayrılma kararı verdi. Bu iki ismin yerine Beşiktaş altyapısında uzun süre görev yapmış Önder Karaveli ile birlikte Başakşehir orijinli Hakan Özgür de Abdullah Avcı ekibine dahil olan isimlerdi.. Ekipte yine bir tek Trabzonlu isme yer verilmiyor. Bu nasıl bir Trabzon’u ve Trabzonsporluları bir türlü sindirememe duygusudur arkadaş… Abdullah Avcı’nın Galatasaray taraftarı olduğunu biliyoruz. Acaba çocukluk ve gençlik günlerinde Trabzonspor’un sürekli Galatasaray’ı ezmesi ve 14 yıl şampiyonluk yarışının uzağında tutmasının bir bilinç altı kötü duyguların dışavurumu mudur bu eylemlerinin sebebi... Avcı’nın bu Trabzonluya ve Trabzonsporluya bakışında acaba çocukluk ve gençlik günlerinin duygu ezikliğinin bir rolü var mı?
Gerçekten merak ediyorum…
***
MİLLİ TAKIM VE TÜRKİYE BU İŞTE!
Türkiye’de tüm duygular anlık yaşanır… Bilimselliğe, nesnelliğe, gerçekçiliğe kimse dikkat etmez bile… Bu siyasette de, iş dünyasında da, mesleklerde de, sporda da böyle… Ülke insanında hep anlık duygu patlamalarının zararını da Türkiye görür. Bunu en son A Milli futbol takımında yaşadık. Alman Teknik Direktör Stefan Kuntz görevden el çektirilip, İtalyan Vincenzo Montella iş başı yapıp, kadroda bazı değişikliklere giderek, çok önemli galibiyetlerle birlikte Avrupa Şampiyonası vizesini aldığımızda ülke ayağa kalkmıştı. Montella adeta milli kahraman ilan edilmiş, kendisine yapılan methiyeler onu adeta mucize adam haline getirmişti. Hazırlık döneminde takımın aldığı kötü sonuçlarla birlikte bir ölçüde eleştiri alan Montella’ya yine de Avrupa Şampiyonası nedeniyle bir opsiyon tanınmıştı.
MONTELLA KAHARAMAN’DI HAİN İLAN EDİLDİ
Avrupa Şampiyonasında Gürcistan maçı şans eseri kazanıldığında hem Vincenzo Montella, hem de takım yere göğe sığdırılamamış, özellikle Arda Güler adeta kahramanlık mertebesine layık görülmüştü. Ancak Portekiz maçındaki farklı yenilgi ile birlikte İtalyan teknik adam futbolu bilmeyen, kara cahil, yetersiz, yeteneksiz, kadro kurmayı bilmeyen bir isim olarak ilan edildi. Hele hele Arda Güler’e 11’de yer vermemesi affedilmeyecek bir büyük suç olarak gösterilmişti. Belli ki insanların büyük bölümünde A Milli takım değil, Arda Güler aşkı bir başkaydı. Bu yenilgiden sonra artık milli takımın kapında yaşandığı düşünülen olaylar abartılı bir şekilde olumsuz olarak kamuoyuna yansıtılıyor, takım içindeki İtalyan lobisinin Arda’yı oynatmadığı ileri sürülüyor, Montella’nın da ipinin çekilmesi isteniyordu.
Ne diyelim…
Türkiye burası…
Ve kahramanlık mertebesinden hainlik çukuruna düşüş için çok ince bir ipin üstünde cambazlık yapmak zorundasınız.
Acı ama gerçek bu…
***
ÇAVUŞ’UN TAVRI BIKTIRMIŞ!
Elif Çavuş, gazetecilik mesleğinden Trabzon Ortahisar Belediyesi medya birimi müdürlüğüne geçiş yapan eski bir meslektaşımız. Onunla ilgili sürekli şikayet duymaktan yorulduk. Elif Çavuş’un bazı noktalardaki olumsuz huyları insanı gerçekten çileden çıkarır. Karşısındaki kişinin hassasiyetlerine pek dikkat etmez… Diyelim ki herhangi bir kişiye, “Şöyle bir iş durumu var. Eğer şartlar oluşursa çalışır mısın?” diye sorar. Karşısındaki de, “Olursa sevinirim, tabii ki çalışırım” der… Aradan uzun süre geçer. Kendi hayatına dönen Elif Çavuş o kişiyi büyük bir merakta bıraktığını düşünmez bile… Umursamaz…. Oysa yapması gereken eğer biriyle diyalog kurmuş ve haber vermesi de gerekiyorsa en kısa sürede gerekli bağlantıları kurması ve sonra da muhatabına gelişmeleri aktarmasıdır. Neyse çok da önemli değildir onun için… Bu noktadaki duyarsızlıklarını yine birileri sürekli gündeme getiriyor.
ARAMALARA BAKLIYOR, GERİ DÖNÜŞ YAPMIYOR
Bunları birkaç arkadaşla paylaşırken, “Ya biz de arıyoruz, telefonuna bakmıyor, geri dönüş yapmıyor. Ortahisar Belediyesinde göreve başladıktan sonra bu noktada iyice duyarsızlaştı. Çok mu havalandı, işleri mi aşırı yoğun anlamadık… Ama insan en azından müsait olduğunda bir dönüş yapar değil mi?” karşılığını aldım. Şaşırmamak elde değil İş yoğunluğundan olma ihtimali üzerinde duruyorum. Ama bulunduğu yer nedeniyle ne unutma, ne de iş yoğunluğunu mazeret olarak üretme lüksü bulunmuyor. Çünkü artık sadece kendi adına bir iş yapmıyor. Onun tavrı, tarzı, insan ilişkileri Ortahisar Belediyesi’nde Ahmet Kaya’ya da olumlu ya da olumsuz dönecektir. Eğer duyarsızlık devam ederse, hem belediyeye, hem kendisine işverene, hem de siyasi olarak aynı noktada bulunduğunu sık sık tekrarladığı partisine büyük zarar vermiş olur. Umarız bir kendine döner, sorgular ve özeleştiri mekanizmasını çalıştırır. Yoksa yazık olacak!... Hem ona, hem de CHP Ortahisar Belediyesine… Benim umurumda bile değil, CHP’den makam koltuk kapanlar düşünsün…
Ha bir de ne derler; “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.”
***
MUMCU’YA HAKSIZLIK MI YAPILIYOR?
Dün AK Partili eski bir yönetici dostum ile karşılaştık. Biraz sohbet ettik. Parti’de değişim rüzgârının Trabzon’a nasıl yansıyacağını değerlendirdik. Kendisinden durum analizi yapmasını istedim. Konuyu İl Başkanı Sezgin Mumcu’ya yapılan eleştirilere getirdi ve şöyle devam etti; “AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu’ya karşı tavır alanların onu eleştirenlerin somut olarak ortaya koyduğu bir tespit yok. Yerel seçimlerde Türkiye’nin bir çok ilinde ağır yenilgiler alan Karadeniz Bölgesindeki illerde hayal kırıklığı yaşayan AK Parti Trabzon’da Trabzon Büyükşehir Belediyesi dahil ve Of ve Akçaabat gibi büyük ilçeleri de hesaba katarsak genel anlamda başarılı oldu. Ortahisar ilçesi-Vakfıkebir-Beşikdüzü-Arsin ve Yomra gibi ilçeler ise yanlış aday tercihleri yüzünden kaybedildi. Belediye başkan adaylarının belirlenmesi noktasında Sezgin Mumcu’nun bir dahli yok. Olsaydı belki de bu ilçelerde kaybedilmezdi.. AK Parti Trabzon’da yerel seçim sürecinde öne çıkan çok fazla isim yoktu. Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu- Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu partiyi Trabzon’da omuzladı. Sezgin Mumcu AK Parti Trabzon İl Başkanlığı döneminde akçeli işler son bulurken kişisel ihtiras ve ego tatmini dönemi de sona erdi.. Partide sağlanan düzen ve disiplin şu süreçte birilerinin işine gelmiyor doğal olarak. Önümüzdeki günlerde başlayacak ilçe ve il kongreleri öncesi Sezgin Mumcu’ya karşı AK Parti Genel Merkezin tavrı ne olacağını bende merak ediyorum. Fakat kanaatim Mumcu ile yola devam edileceği yönünde”
AK Partili dostumun yorumu bu yönde. Önümüzdeki süreçte dediklerinin çıkıp çıkmayacağını hep birlikte göreceğiz.
***
SAADET’İN YENİ LİDERİ KİM OLACAK? Saadet Partisi Olağanüstü Kongresi, 30 Haziran Pazar günü saat 10.00’da Ankara Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleşecek. 2016 yılından bu yana genel başkan görevini yerine getiren Karamollaoğlu, daha önce partisinin 30 Haziran’da yapacağı kurultayda aday olmayacağını açıklarken, Yüksek İstişare Kurulu toplantısında ittifak halinde Teşkilat Başkanı Mahmut Arıkan'ın adaylığında karar kılındığını ve Başkanlık Divanı'nın da bunu onayladığını duyurdu. Saadet Partisi Büyük Genel Kongresi’nde genel başkanlık için Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Birol Aydın, Genel Başkan Yardımcısı Fatih Aydın, Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan, Genel Sekreteri ve Ankara Milletvekili Mesut Doğan ile Genel Başkan Yardımcısı Ömer Abdullah Ayhan’ın ismi ön plana çıkıyordu. İstanbulMilletvekili Birol Aydın basın açıklaması yaparak adaylığını duyurmuştu.. Bakalım başka bir aday çıkar mı? Yoksa tek liste halinde mi seçime gidilir.











SEZGİN BEYİN YOMRAYA BİR DAHİLİ YOK MU? YAPMAYIN ALLAH AŞKINA.. SEZGİN BEY İÇİN AK PARTİYE KAÇ KİŞİ OY VERMİŞ.. GÖREV ALDIĞI İLK BASIN TOPLANTISINDA BİZİM ERDOĞAN GİBİ BİR LİDERİMİZ HER YARIŞI KAZANIRIZ DİYE BİR BAŞKAN VAR ORTADA. TÜRKİYE'DE ERDOĞAN SEVGİSİ OLDUĞU GİBİ TRABZONDA DA AHMET METİN GENÇ SEVGİSİ VAR. BAŞARI SEZGİN BEYİN DEĞİL A.METİN GENÇ'İN VE ERDOĞAN SEVGİSİNİNDİR. TRABZONUN KALBİNİ KAYBETMİŞSİN BAŞARILIYIM DİYORSUN.. BU MU BAŞARI.. SEZGİN BEYİN KENDİ YÖNETİCİSİNE SORARSANIZ TABİ BAŞARILI GÖSTERİLİR. ÇIKIN BİR DE HALKA SORUN BAKALIM AK PARTİLİLER NE DİYECEK? SEVGİYLE...