Trabzonspor, 3-0’lık avantajla oldukça rahat bir şekilde oyunun kontrolünü elinde bulunduruyordu. Bu süreçte Şenol Güneş, Savic’in yerine Okay Yokuşlu’yu, Simon Banza’nın yerine ise genç forvet Enis Destan’ı oyuna almayı tercih etti. Ancak bu değişiklikler, orta sahanın kontrolünü zayıflattı ve oyunun temposunu düşürdü. Yerine giren Okay Yokuşlu, savunma katkısı sunabilen bir isim olsa da, o dakikada oyunun temposunu kontrol eden bir oyuncudan vazgeçilmesi yanlış bir tercih olarak değerlendirildi. Enis Destan’ın sahaya sürülmesi, hücum hattında Trabzonspor’un topu ileri taşımakta zorlanmasına yol açtı. Bu değişiklikle takım, daha fazla savunmaya çekilmek zorunda kaldı.
Gaziantep FK, 77. dakikada Semil Güler’in golüyle farkı ikiye indirdi ve bu gol, oyunun seyrini değiştirdi. Ancak bu gol sonrası yapılan müdahaleler, Trabzonspor’un oyun yapısını daha da kırılgan hâle getirdi. Orta sahada topu yönlendiren ve savunma katkısı sağlayan Mendy’nin çıkarılması, Trabzonspor’un merkezdeki direncini iyice zayıflattı. Hüseyin Türkmen’in bu pozisyonda tercih edilmesi, oyuncunun uzun süredir forma giymemesi ve farklı bir mevkide oynaması nedeniyle eleştirildi. Bu değişiklik, hem savunma organizasyonunu hem de orta saha bağlantısını kopardı. Danylo Sikan, hücum presiyle rakip savunmayı rahatsız eden bir oyuncuydu. Yerine giren Muhammed Cham, hücumda etkinlik sağlayamadığı gibi, orta sahada rakibin baskısını kıracak yeterli katkıyı da sunamadı. Bu değişiklikle birlikte Gaziantep FK’nın orta saha üstünlüğü tamamen ele geçirmesi kaçınılmaz oldu.
Şenol Güneş’in değişiklikleri, skoru koruma amacını taşıyor gibi görünse de, Trabzonspor’un defansif direncini azaltan bir etki yarattı. Oyuncu değişikliklerinin ardından takımın oyun temposu düştü ve savunma organizasyonu bozuldu.
***AK PARTİ’DEKİ DEĞİŞİM TRABZON’A NASIL YANSIR?AK Parti'nin son büyük kongresi, yapılan yönetim değişiklikleri ve alınan kararlarla parti içinde ciddi tartışmalara neden oldu. Özellikle Trabzon gibi partinin güçlü olduğu ve yıllardır seçimlerde yüksek oy oranlarıyla dikkat çeken bir şehirde, genel merkezdeki temsilin zayıflaması önemli bir rahatsızlık yarattı. Trabzon teşkilatında aktif siyaset yapan isimlerin geri planda bırakılması, parti tabanında "emeğin ve sadakatin karşılığı verilmediği" düşüncesini güçlendirdi. Bunun yerine, Trabzon ile organik bağı zayıf olan isimlerin parti yönetiminde yer alması, hem yerel teşkilatlarda hem de şehirdeki parti üyelerinde büyük bir hayal kırıklığına yol açtı.Kongrenin bir diğer eleştiri konusu, partiye yeni katılan isimlerin üst düzey görevlere getirilmesi oldu. AK Parti’nin kuruluşundan bu yana "dava" bilinciyle çalışan ve parti için yıllardır emek veren kişilerin yerine, son dönemde partiye dahil olan kişilere öncelik verilmesi, teşkilat mensuplarında adaletsizlik algısını artırdı. Liyakat yerine kısa süreli sadakat ve ilişkiler üzerinden karar alındığı izlenimi, taban arasında güvensizlik yaratıyor. Bu durum, parti içindeki motivasyonu düşürmekle kalmayıp, AK Parti'nin teşkilat yapısında uzun vadeli sorunlara yol açabilir.
Trabzon gibi stratejik öneme sahip bir şehirde yaşanan bu temsil krizi, diğer illere de olumsuz bir mesaj veriyor. Parti yönetiminin yerel teşkilatların sesine kulak vermemesi, hem yereldeki motivasyonu hem de parti içindeki dayanışmayı zayıflatma riski taşıyor. Kongrede alınan bu tür kararlar, sadece Trabzon teşkilatını değil, partiye gönül veren geniş bir kitlenin hislerini olumsuz etkiledi. AK Parti'nin tabanındaki bu huzursuzluk, dikkate alınmadığı takdirde parti içi bağlılıkta önemli bir kırılmaya yol açabilir.
Parti yönetiminin bu eleştirileri görmezden gelmesi, seçimlere yaklaşılan bir dönemde ciddi stratejik hatalar doğurabilir. AK Parti’nin teşkilatlarda yıllardır oluşturduğu güçlü bağları koruması ve tabanla yeniden bir bağ kurması gerekiyor. Özellikle emek ve liyakat esaslı bir anlayışla hareket edilmesi, uzun vadede partinin başarısı için kritik bir adım olacaktır. Bu tür tepkilere duyarsız kalındığı takdirde, partinin güçlü olduğu bölgelerde dahi seçimlerde beklenmedik sonuçlarla karşılaşması olasıdır.
***BELEDİYELERİN ÇALIŞMALARI TAKDİR TOPLADITrabzon’da birkaç gündür etkili olan kar yağışı ve tipi, kent genelinde günlük yaşamı olumsuz etkilerken, uzun süredir kar yağışını özleyen vatandaşlara keyifli anlar yaşattı. Olumsuz hava koşulları nedeniyle okullarda eğitime ara verildi. Ayrıca engelli ve hamile kamu çalışanları idari izinli sayılarak güvenlikleri sağlandı.Kar yağışı, şehirde hem mutluluk hem de zorluk getirdi. Uzun süredir kar yağışını özleyen Trabzonlular, önceki yıllarda kar görmek için yüksek kesimlere gitmek zorunda kalıyordu. Ancak bu kez evlerinin önünde ya da mahallelerinde karın keyfini çıkarma fırsatı buldular. Çocuklar kartopu oynayıp kardan adam yaparken, birçok kişi de manzaranın tadını çıkardı.
Bununla birlikte, yoğun kar yağışı ve tipi özellikle ulaşımı olumsuz etkiledi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar Belediyesi ve Karayolları ekipleri, kapanan yolları açmak ve buzlanmayı önlemek için yoğun bir şekilde çalıştı. Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinde ve kırsal alanlarda tüm araç ve ekipmanlarını seferber etti. Ayrıca Ortahisar Belediyesi ile uyumlu bir iş birliği yaparak çalışmalarda etkin bir rol üstlendi.
Belediye ekipleri, gece gündüz demeden yolların açık kalması için çaba sarf etti. Öncelikli olarak ana arterler, hastane yolları ve acil müdahale gerektiren bölgeler temizlenirken, ardından mahalle yolları ve sokaklara yönelindi. Ancak yoğun kar yağışı nedeniyle bazı mahalle yollarında aksaklıklar yaşandı.
Bazı vatandaşlar, kendi evlerinin ya da apartmanlarının önünü temizlemeyi beklemek yerine belediyenin bu işi yapmasını talep etti. Taleplerinin yerine getirilmemesi üzerine sosyal medyada şikâyetlerini dile getiren vatandaşlar oldu. Bu durum, belediyelerin sorumluluğunun sınırlarını yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, vatandaşların bu tür olağanüstü durumlarda daha sabırlı ve anlayışlı olmaları gerektiğini vurguluyor.
***NEREDE O ESKİ RAMAZAN KUMANYALARI!Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar ve alım gücünün azalması, birçok vatandaşı yardıma muhtaç hale getirdi. Devletin sağladığı sosyal yardımların yetersizliği, vatandaşların bağlı bulundukları belediyelere ve yardım kuruluşlarına yönelmesine neden oluyor. Özellikle Trabzon’da Ramazan ayı dolayısıyla birçok hayırsever, temel ihtiyaç maddelerinden oluşan yardım paketleri dağıtmayı bir gelenek haline getirmiş durumda. Ancak, artan maliyetler bu yardım faaliyetlerini önemli ölçüde zorlaştırıyor.Eskiden içinde bulgur, pirinç, sıvı yağ, çay, şeker, un, zeytin, peynir, hazır çorba ve makarna gibi temel gıda maddelerinin bulunduğu bir yardım kolisi hazırlamanın maliyeti oldukça makul seviyelerdeydi. Günümüzde ise bu tür bir kumanya kolisinin maliyeti 3 bin lira gibi yüksek bir tutara ulaştı. Örneğin, eskiden 100 koli dağıtan bir hayırsever, bu yardım için toplamda 20-30 bin lira harcarken, şimdi aynı bütçeyle yalnızca 10 koli hazırlayabiliyor. Bu durum, hem belediyeleri hem de yardımseverleri farklı çözüm yolları aramaya itiyor.
Artan maliyetlerin ve ihtiyaç sahiplerinin sayısındaki yükselişin yarattığı bu yükle baş edemeyen birçok belediye ve hayırsever, gıda kolisi yerine alışveriş kartları dağıtarak bu süreci geçiştirmeye çalışıyor. Alışveriş kartları genellikle 500 ile 1.000 lira arasında bir değere sahip oluyor ve ihtiyaç sahiplerine belirli marketlerden alışveriş yapma imkânı tanıyor. Ancak bu yöntem, yardımın amacına ne kadar ulaştığı konusunda bazı soru işaretleri doğurabiliyor.










