AHMET KAYA PAZARA İNDİ
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya dün Yenimahalle semt pazarını ziyaret etti. Özellikle üretici kadınlarımız için hazırlattığı kamp sandalyelerini dağıtan Kaya, pazarcılarla uzun uzun sohbet etti. Bir kadın satıcının, “Ben size oyumu verdim” demesi üzerine Kaya, “Şimdi oy zamanı değil. Siz üşümeyin, ıslak yerlerde oturmayın diye geldik” cevabını verdi. Bu sözler pazarda sıcak bir hava estirirken, bir başka satıcı kadının, “15 senedir pazarda ilk kez belediye başkanı gördüm” demesi ise Başkan Kaya’yı bir hayli memnun etti.
Kaya, “Üreticinin her zaman yanında olacağız, yardımcı olacağız” ifadeleriyle tarıma ve üretime verdiği önemi bir kez daha ortaya koydu. Pazarcılara yaptıkları köy toplantılarından da bahseden Kaya, “Üretirsek doyarız, üretmezsek aç kalırız” sözleriyle mesajını net bir şekilde verdi. Başkan Kaya’nın bu ziyareti hem üreticilerin hem de vatandaşların gönlünde olumlu bir iz bıraktı.
***TRAFİK SORUNU HALA ÇÖZÜLEMEDİ!
Trabzon’da trafik sorunu artık herkesin dilinde. Yaz ayları gelir, gurbetçiler döner, turistler akın eder… Şehirde adım başı trafik sıkışıklığına şahit oluruz. Sonbahar girer, deriz ki “Tamam, yoğunluk biraz azalır.” Ama bakıyoruz ki hayır, sorun hâlâ yerli yerinde duruyor. Çünkü mesele sadece yaz aylarına sıkışmış bir yoğunluk değil, kökleri yıllara dayanan kronik bir problem.
Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanı Burak Turhan’ın çıkışı tam da bu noktada dikkat çekici. Turhan diyor ki: “Her fırsatta ‘Trabzon Karadeniz’in göz bebeği, Türkiye’nin T’sidir’ diyorsunuz ama şehrin ulaşım ve trafik sorununu ne zaman çözeceksiniz? Bu akılla mı?” Doğrusu haklı bir serzeniş… Yıllardır vaatler veriliyor, projeler açıklanıyor ama sonuç hep aynı: Tıkanmış yollar, bitmeyen kuyruklar, sabrı tükenen insanlar.
Hatırlayın… Bir dönem “61 Projesi” ve “Trafik Master Planı” dillere pelesenk olmuştu. O planla beraber Trabzon’un trafiğinin kökten çözüleceği söylenmişti. Ama aradan üç dönem geçti; başkanlar değişti, söylemler değişti ama direksiyonun arkasında bekleyenlerin çilesi değişmedi. Daha da kötüsü, trafik her yıl katlanarak büyüyen bir sorun haline geldi.
Oysa çözüm belli: Ortak akıl. Şehir plancıları, mühendisler, mimarlar, üniversiteler, sivil toplum örgütleri… Yani bu şehrin bütün paydaşları bir araya gelip masaya oturmalı. Alternatif güzergâhlar, katlı kavşaklar, çağdaş ulaşım modelleri… Dünya bu sorunları çoktan çözmüşken biz hâlâ günübirlik projelerle vakit kaybediyoruz.
Burada asıl mesele şu: Trabzon’un geleceğini mi düşüneceğiz, yoksa günü kurtarmaya mı devam edeceğiz? Turhan’ın dediği gibi, “Artık basmakalıp fikirler değil; kalıcı, vizyoner çözümler gerekiyor. Çünkü bu şehir, her şeyin en iyisini hak ediyor.”
Trabzon gerçekten de Karadeniz’in göz bebeği. Ama bir göz, sürekli trafikte kızarır, yorulursa… Göz bebeği olmaktan çıkar, herkesin şikâyet ettiği bir probleme dönüşür. Bu yüzden artık laf değil, icraat zamanı.
***TRABZON’UN KADERİ BU OLMAMALI!
Trabzon, sanayi ve ticarette Karadeniz’in lokomotif şehirlerinden biri. Tarih boyunca ticaret yollarının kesiştiği, üretim gücüyle kendini gösteren bu şehrin bugün yatırım teşviklerinde 3. Bölge kategorisine sıkıştırılması, açıkçası büyük bir adaletsizlik. TTSO Başkanı Erkut Çelebi’nin isyanı da işte tam bu noktada anlam kazanıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Yerel Kalkınma Hamlesi” kapsamında her il için 4 sektör belirlenmiş ve destek süreci başlatılmış. Trabzon’da şu ana kadar yalnızca 7 başvuru yapılmış. Bir kısmı su ürünleri, bir kısmı ise aromatik bitkilerden elde edilecek uçucu yağ üretimi üzerine… İlk bakışta bu rakam az gibi görünebilir. Ama Çelebi’nin dediği gibi, kısa sürede bu sayıya ulaşmak aslında küçümsenecek bir başarı değil. Demek ki şehirde yatırım iştahı var.
Ancak asıl mesele, Trabzon’un hâlâ 3. Bölge teşvikleriyle yetinmek zorunda bırakılması. Parametreler diyerek önümüze konan kriterlere bakınca işin ne kadar anlamsız olduğu görülüyor. Örneğin, 10 bin kişiye düşen internet kullanım oranı gibi göstergeler sanayi yatırımlarında nasıl belirleyici olabilir? Ticaretle, üretimle hiçbir alakası olmayan ölçütler üzerinden Trabzon’un teşvik haritası çiziliyor. Bu, şehrin üretim potansiyeline adeta gözlerini kapatmak demek.
Burada eleştiriyi sadece Ankara’ya yöneltmek yetmez. Trabzon’un siyasetçileri, milletvekilleri, yerel yönetimleri de bu konunun peşini bırakmamalı. Çelebi ve TTSO mücadele ediyor, ses çıkarıyor ama bu çabanın topyekûn bir şehir iradesine dönüşmesi şart. Aksi halde yıllardır süren “teşvik mağduriyeti” Trabzon’un kaderi olmaya devam edecek.
Bir de işin diğer tarafı var: Çelebi’nin “Ya parametreler değişmeli ya da teşvik sistemi tamamen kaldırılmalı” çıkışı. Bu aslında radikal bir öneri. Ama haksızlıkların bir türlü giderilmemesi, iş dünyasını bu noktaya sürüklüyor. Çünkü bir sistem ya adil olur ya da güven vermez. Bugünkü haliyle teşvik sisteminin adil işlediğini söylemek zor.
Son söz: Trabzon yatırım istiyor, üretim istiyor, kalkınma istiyor. Kriterler masa başında değil, sahada belirlenmeli. Aksi halde, ne kadar proje yazılırsa yazılsın, teşvik sisteminin adaletsizliği Trabzon’un önünde hep bir engel olarak duracak
***
TRABZONSPOR’A SAHİP ÇIKMA ZAMANITrabzonspor’un sezon öncesi mali gelirlerini artırmak için başlattığı Black Card kampanyası, beklentilerin oldukça gerisinde kaldı. Kulüp yönetimi, 50 milyon euro gelir hedefiyle start verdiği projede şu ana kadar yalnızca 4,2 milyon euro seviyesine ulaşabildi. Bu rakam, hedeflenen tutarın küçük bir bölümünü oluşturuyor.
Bordo-mavili kulübün kampanyaya yönelik tanıtım çalışmaları da son günlerde duraklamış durumda. Resmi sosyal medya hesaplarından yapılan son paylaşımın 6 gün önce olması, taraftarlar arasında “kampanyaya ilgi azaldı mı?” sorusunu gündeme getirdi.
Oysa Black Card sadece bir kampanya değil; Trabzonspor’a sahip çıkmanın, kulübümüzün geleceğine yatırım yapmanın bir yolu. İmkanı olan her taraftarın desteği, kulübümüzün mali gücünü artırmak ve sahada daha büyük başarılara imza atmak için kritik önemde.
Şimdi harekete geçme zamanı! Trabzonspor biziz, biz Trabzonspor’uz! Black Card ile destek ver, kulübüne sahip çık ve bordo-mavili gururun büyümesine katkı sağla.









