AYDIN, TRABZON’U GÖZDEN ÇIKARDI MI?
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, eski Genel Başkan Meral Akşener’in istifasının ardından mevcut Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun yanında yer almış ve seçimi kazanmışlardı.
Sonrasında Trabzon’daki birçok teşkilat mensubu İYİ Parti’den istifa etmiş, parti darmadağan olmuştu. İki aylık bir zaman zarfında boş olan başkanlıklara yeni atamalar yapılarak parti ayakta tutulmaya çalışıldı. Aradan uzunca bir zaman geçmesine rağmen parti bir türlü beklenen sinerjiyi yakalayamadı.
Geçtiğimiz günlerde Trabzon’a gelen ve 15 gün kadar kentte kalan Aydın, vatandaş ziyaretlerini sadece baba ocağı Beşikdüzü ve çevresinde gerçekleştirdi. Trabzon’un doğuda bulunan hiçbir ilçesine gitmedi. Aydın’ın Trabzon Milletvekili gibi değil de Büyükliman Milletvekili gibi davranmasına bir anlam verilemedi.
Oysaki Aydın, bütün Trabzonlu vatandaşların oylarını alarak Trabzon Milletvekili seçilmişti. Şimdilerde oy aldığı insanlara sırt çevirmesi ve onları yok sayması vefasızlık olarak yorumlanıyor.
Yavuz Aydın’ın Trabzonlu şehit Üsteğmen Ömer Fatih Ayar’ın cenazesine gelmemesi, ilçelerde yaşanan sel felaketlerini sosyal medya hesabından bir paylaşımla geçiştirmesi, “Trabzon’u gözden çıkardı” yorumlarının yapılmasına neden oldu.
***
TDF SEÇİMLERİ ADİL YAPILMALI!
Aralık ayında Trabzon Dernekleri Federasyonu (TDF) seçimi yapılacak. İsmail Şatıroğlu başkanlığındaki mevcut yönetim rakip çıkmasına bir hayli öfkelenmiş olmalı ki seçimlerin tam tarihi, delege sayısı, bütçe ve diğer konularda kaçamak güreşiyor. Oysa bu süreç daha şeffaf yürütülmeli. İstanbul’da binlerce hemşehrimizi temsil eden Trabzon Dernekler Federasyonu bu noktada daha samimi daha yapıcı olmak zorunda. Elbette aday çıkacak. Bundan niye rahatsızlık duyuluyor, sağda solda bunun tartışması yapılıyor ki? Duyduk ki TDF Kasım ayı başında İstanbul Yenikapı’da Trabzon Günleri yapacakmış. Seçime bir ay kala bu neyin etkinliği. Zaten Trabzon günleri değerini kaybetti. Çok gereksiz harcamalar, masraflar ne adına yapılıyor? Hem Ankara’da hem İstanbul’da artık şu Trabzon Günlerinden kurtarmak gerek? Hiçbir katkısı yok! Yeme-içme günlerine döndü bu işler. Birileri şov yapacak, para kazanacak diye Trabzon’u İstanbul’a taşımanın ne âlemi var. Öte yandan Trabzon Dernekleri Federasyonu Başkanlığına adaylığını açıklayan İsmail Turgut Öksüz çalışmalarına ve ziyaretlerine devam ediyor. Öksüz, çalışmaları sırasında “Başkanlık yolunda her yol mübah değil. Biz kırıcı olmayacağız, kimseyi ötekileştirip türlü türlü ayak oyunlarına başvurmayacağız” mesajı veriyor.
***
VALİLER KARARNAMESİ TARTIŞMASI DEVAM EDİYOR
Geçtiğimiz günlerde açıklanan Valiler kararnamesi sonrası tartışmalar devam ediyor. Kararnamede öne çıkan önemli ayrıntı olarak, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın Süleyman Soylu döneminde görev yapanlara yönelik operasyonlarına devam etmesi gösterildi.
Yerlikaya, Soylu ekibini tasfiye noktasında kararlı. Son valiler kararnamesinde de eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu döneminde atanan 10 vali merkeze alındı. Merkeze alınan valiler şunlar: Kırşehir - Hüdayar Mete Buhara, Bolu - Erkan Kılıç, Amasya - Yılmaz Doruk, Bitlis - Erol Karaömeroğlu, Burdur - Türker Öksüz, Karaman - Hüseyin Engin Sarı İbrahim Sakarya - Yaşar Karadeniz, Çorum - Zülkif Dağlı, Manisa - Enver Ünlü, Şırnak - Cevdet Atay…
Artvin’e Vali olarak atanan Cengiz Ünsal ve Gümüşhane Valisi olarak atanan Alper Tanrısever’in daha bir yılını doldurmadan görevden alınması da tartışma konusu? Bir yıl içinde ne oldu da Cumhurbaşkanı onları merkeze aldı acaba? Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın Özel Kalem Müdürü Raci Aktaş da Uşak’a vali yapıldı.
***
ÇAY-KUR ZARAR EDİYOR DUYAN VAR MI?
Türkiye Varlık Fonu bünyesinde bulunan ve 2017 ve 2021 yılları arasında zarar açıklayan Çaykur'un 2023 Faaliyet Raporu içerisinde, “Teşekkülümüzün geçmiş yıl zararlarının 2.3 milyar TL tutarındaki kısmı enflasyon düzeltmesi ile tasfiye edilerek 2024 yılına devreden geçmiş yıl zararı 46 milyar 129 milyon 994 bin 308.54 TL. 2023 yılı dönem net kârı ise 69 milyon 265 bin 331.83 TL’dir'' denildi. ÇAYKUR, geçen iki yılı (2022, 60.2 milyon TL ve 2023, 69.2 milyon TL) kârla kapattı. Söz konusu raporda kurumun kredi borcuna ilişkin, “2023 yılı cari dönem sonu itibariyle kısa vadeli mali borçlar hesabının bakiyesi 5 milyar 822 milyon 700 bin TL’dir. Bu borcun tamamı banka kredilerinden oluşmaktadır ve geçen yılın (2022) bakiyesi olan 4 milyar 841 milyon 500 bin TL’ye göre yüzde 20.27 oranında artış göstermiştir” ifadeleri kullanıldı. 2023 yılı sonunda kuruluşun ticari borçları 25 milyon 703 bin 503,65 TL artışla 279 milyon 610 bin 269,65 TL'ye ulaştı. Kurumun satıcılara olan borcu ise 269,5 milyon TL olarak kaydedildi.
***
ESKİ SİYASETÇİLERİN ÜSLUBUNU ARIYORUZ!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin TRT’de siyah beyaz ekranlarda yayınlanan Meclis görüşmeleri aklıma geldi. Kendi içimde kısa bir nostalji yaşadım. Meclis başkanları Hüsamettin Cindoruk, Yıldırım Akbulut ve Mustafa Kalemli’nin oturumları yönetme şekli…
Sonra da Turgut Özal, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Erdal İnönü, Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz ve Muhsin Yazıcıoğlu…
Muhalefet iktidarı eleştirirken cümlelerini büyük bir dikkat ve üslup içinde seçerken, iktidar da muhalefetin görüşlerini pür dikkat dinler, her türlü tenkitlerine saygı duyardı.
İktidardaki partinin milletvekilleri, seçildikleri illerin sorunlarını meclis kürsüsünde dile getirirken, kendi partisindeki bakanları bile eleştirmekten geri durmazlardı. Ve sonrasında ‘sen beni nasıl eleştirirsin’ diye aralarında en ufak bir münakaşa olmazdı!
Bir geçmişe bakıyorum, bir de günümüze…
Eskiden eser kalmamış!
Bırakın meclis kürsüsünden eleştirmeyi, ikili sohbette dahi görüşlerini ifade etseler, kesin ihraç talebi ile disipline sevk edilmekten kurtulamıyorlar!
Günümüzde siyasetin dili, zehir bağlamış! Eleştirinin yerini hakaret, nezaketin yerini küfür almış!
Halkın oyları ile Meclis’e giden vekiller, vekâlet aldıklarını değil de, tabi olduklarını temsil eder hale gelmiş.
Bu şekilde ne demokrasiyi güçlendirebiliriz ne de bir arpa boyu yol alabiliriz.










