TRABZONSPOR KARAKTERİYLE KAZANIR DA!...
Trabzonspor teknik direktörü St. Gallen ile oynanan UEFA Avrupa Ligi maçından önce, “Biz ekonomimizle değil, karakterimizle mücadele vereceğiz” ifadelerini kullandı. Maçtan sonra da basın toplantısının son bölümünde, bir şey daha dile getirmek istiyorum dedi ve ardından da; “Biz yeni bir takım oluşturuyoruz. Bu takımı oluştururken şu an itibarıyla hızla mesafe katetmeye çalışıyoruz. Trabzonspor, taraftarıyla beraber bütünleştiği zaman başarılarını elde etmiştir. Bu nedenle bu takım çok iyi bir takım olacak, üstüne basa basa söylüyorum. Bu büyük marka yarışacaktır. Taraftarımızın da bize vereceği desteğe ihtiyacımız var. Lütfen sahanın içinde kalalım. Bizim enerjimizin başka yerlere çekilmesine gerek yok. Bu ülkenin en büyük markalarından bir tanesidir Trabzonspor. Ve Trabzonspor, tarihinde şampiyonluklar yaşadığında da İstanbul’dan şampiyonlukları aldığında da karakteriyle almıştır. Biz ekonomimizle değil, karakterimizle yarışacağız. Bu takım çok önemli adımlar atacak. Bunu en yakın zamanda göreceksiniz.” İfadelerini kullandı.

BİR TEK FUTBOLCU KAZANDINIZ MI BAY AVCI?
Ayakta alkışlamak istedik de, söyledikleriyle gerçekler örtüşüyor mu diye bakınca 180 derecelik bir fark görüyoruz. Evet, Trabzonspor efsanesi oluşurken, güçlülerle savaşarak bunu elde etmiştir, sevişerek değil… Onların ayak izini takip etmemiş, kendi doğrularıyla büyük olmuş, öyle de kalmıştır. Karakteriyle, mücadeleci yapısıyla, vazgeçememesi, inadıyla rakiplerine sahayı dar etmiştir. Sloganı da HAMSİ’dir. Yani “Hırs, adanmışlık, mücadele, sistem ve istek”tir… Fakat bunu yaparken dışarıdan transfere çok az ihtiyaç duymuştur. Kesinlikle kendi kaynaklarından yetişen teknik adam ve futbolcularla bunları başarmıştır. Ya Abdullah Avcı’nın oluşturduğu takımlar? Hepsi de dış transferlerle oluşturulmuştur. Bordo-Mavili takımın aldığı futbolcuların hemen hemen hiçbirine bir İstanbul takımı talip olmaz, olmamıştır da… Çünkü onların yetenekleri cezbedici değildir. Fakat Abdullah Avcı bu isimler için 10 milyonlarca Euro yollara sermiştir. İlk geldiği günlerde İstanbul kulüpleri Bakasetas’ı ya da Visca’yı alamamıştır. Çünkü Trabzonspor daha fazla para ödemiştir. Başka bir çok futbolcu için de bu geçerlidir.
HARCANAN PARALARI KÜÇÜK GÖSTERME ÇABASI
Bakın işe yaramaz diye 700 bin Euro tazminat verilerek gönderilen Maxi Gomez üç yıl önce Abdullah Avcı döneminde transfer edilmiştir. Hem de Fenerbahçe’nin elinden alındığı da söylenmiştir. Bugün alınan isimlerin büyük çoğunluğu Premier Lig ya da La Liga futbolcusudur. Bu transfer politikasıyla mı “parayla değil, karakterle” büyük savaş vereceksiniz? Abdullah Avcı eğer Trabzonspor’a geldiği günden itibaren altyapıdan oyuncu kazanmak için çabalasaydı, büyük liglerden değil, sıradan liglerden büyük oynayabilecek az ama öz transfer yapsaydı bugün söylediklerinin bir anlamı olabilirdi. Bu sezon bile Ali Şahin Yılmaz, Arif Boşluk, Serkan Asan, Salih Malkoçoğılu, Abdurrahman Bayram gibi isimler kazanılmaya çalışılsaydı, altyapıdan yetişen ve kapı önüne konulan futbolculara sahip çıkılsaydı o zaman Avcı’nın yukarıdaki sözlerinin bir anlam taşıdığını söyleyebilirdik. Bugün transfer Avcı’sına dönüşmüş bir isim çıkmış, “Parayla değil, karakterle başarılı olacağız” diyor. Aklımızla dalga geçiyor. Sözüm ona yaptırdığı bunca kötü transfere harcanan paraların az olduğuna dair algı yaratacak.
Tabii ki yerseniz!
Biz yemiyoruz da!:..
***
KARTAL PROJESİ KAFALARI KARIŞTIRIYOR
Trabzonspor bir süre önce İstanbul Kartal’da bulunan arsa için bir KAP bildiriminde bulundu. Bu bildirimde Trabzonspor kulübüne ait olan arsanın iki bağımsız finans şirketi tarafından değerinin belirlendiği ve 3 milyar 993 milyon lira karşılığı da arsanın devredildiği dile getiriliyordu. Tabii ki hangi şirkete devredildiği yazılmayınca bir anda kafalar karıştı. Herkes, “Trabzonspor kulübünün kasasına Kartal Projesinden dolayı 4 milyar lira girdi” diye düşünmeye başladı. Oysa devir işlemi Trabzonspor Kulübünden, Trabzonspor Sportif AŞ’ye yapılmıştı. Yani kendi iç bünyesindeki bir devir işlemiydi. Zaten burada bir proje yapabilmek için kulübün bünyesinden şirketin bünyesine geçirilmesi gerekiyordu. Bu aşamadan sonra Ertuğrul Doğan yönetimi burada bir proje geliştirecek, ya TOKİ, ya Emlak Konut veya özel bir firmayla anlaşıp inşaata başlayacaklar.

RESMİ SİTEDEN DOYURUCU AÇIKLAMA ŞART
Ortaya çıkacak projenin maliyetinin ardından da Trabzonspor’un payına düşen parayı alacak. Ancak Yönetimin KAP’a yaptığı açıklamadan sonra hala daha insanların kafası karışık ve 4 milyar liranın kasaya girdiğini düşünenlerin sayısı bir hayli fazla… Ertuğrul Doğan’ın sürekli transfer yapmasından dolayı sosyal medyada tepki gösteren birçok taraftar, “Kartal projesinden gelen parayı bitirmeyin. Kulübü iyice batırmayın” şeklinde tepkileri dikkat çekiyor. Belli ki 4 milyar liranın kasaya girdiğini düşünüyor bu kesim…Kazın ayağının öyle olmadığını aslında Trabzonspor yönetimi, kendi resmi internet sitesinden açıklaması ve sürecin nasıl şekilleneceğiyle ilgili kamuoyunu doğru bilgilendirmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Yaparlar mı? Çok zor… Çünkü taraftarın ya da duyarlı insanların ne düşündüğü umurunda değil birçok yetkili ve etkili ismin…
Yoksa yanılıyor muyum?
***
MESLEK BÜYÜKLERİ SORUMLULUK ALMALI!
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti ne zaman genç isimlere teslim edilse, sürekli sorunlar yaşandı.
Özellikle son 10 yılda ciddi irtifa kaybı yaşayan kadim kurum, her geçen gün gözden düşmeye devam ediyor. Önceki yönetimin yasalara aykırı kararlar alması Cemiyet’in mahkeme kapılarına düşmesine ve kayyum atanması aşamasına gelmesine neden oldu. Hukuki süreç devam ediyor.
Şimdilerde olması gereken Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde aklıselim kişilerin göreve gelerek itibar onarımını başlatmasıdır. Bu süreci geçmişte Cemiyet’te başkanlık yapmış birinin üstlenmesi gerekmektedir. Hasan Kurt, Murat Taşkın, Ergun Ata, Osman Çavuşoğlu gibi meslek büyüklerimizden birinin bu görevi üstlenmesi, onlardan sonra gelecek olan yönetimi de kendi kadroları içine alarak yetiştirmesi gerekir.
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nin bir güç devşirme, kazanç sağlama ve mesleki şımarıklık kapısı olmadığı, üyelere ve kamuoyuna hissettirilmelidir. Bu makamın hak arayıcı, bütünleştirici ve temsil edici unsurları ön plana çıkarılmalıdır. Bunu da daha önce görev üstlenmiş biri yapabilir. En azından bu geçiş ve toparlanma süreci böyle aşılmalıdır. Meslek büyüklerimizin bu konuyu hassasiyetle ele alıp, uygulamaya geçirmeleri elzemdir. Önlem alınmazsa, bugünleri arar hale geleceğimiz de aşikârdır…

***
MUSTAFA ŞEN’E TORPİL Mİ GEÇİLDİ?
PİAR Araştırma Şirketi, 28. Dönem Milletvekilleri Performans Ölçümü Raporu yayımlandı. 7 bölgeden grafiklerle açıklananaraştırmada en Başarılı 75 Milletvekili yer alıyor.
Bölgelere göre yapılan anketlerde Karadeniz Bölgesi de ele alındı. Fakat, AK Parti Trabzon Milletvekili Mustafa Şen’in listenin 4’üncü sırasında yer alması şaşırtıcı bulundu.
İnsanların Milletvekili adayı gösterildiğinde Trabzonlu olduğunu öğrenen ve neredeyse ilk kez seçim döneminde Trabzon’a gelen Şen’in, bırakın Karadeniz’de Trabzon’da bile tanınmadığı bir ortamda anketten 4’üncü sırada çıkması çok objektif bulunmadı. Listenin birinci sırasında yer alan aslen Trabzonlu olan CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın ilk sırada olması doğal karşılanırken, Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez’in en çok efor sarfeden bir milletvekili olarak Mustafa Şen’in dört basamak gerisinde 8’inci sırada yer alması kabul edilir görünmedi.

***
TRABZON BÜYÜKŞEHİR’UN DUYARLILIĞI!
Trabzon Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler bölümünün daha önce duyarlılığından söz etmiştik. Burada yazdığımız birçok yazıyı anında konunun muhataplarına taşıyorlar ve çözüm noktasında mihenk taşı olma çabası gösteriyorlar. Zaman zaman telefonla arayıp, kentin çeşitli sorunları ya da eksik kalan işlerle ilgili eleştirilerimize de anında olumlu dönüş yapıyorlar. Aynı duyarlılığın Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden TRABİTAŞ’in Genel Müdürü Ali Şahin’in de gösterdiğine tanık olduk. Geçtiğimiz gün buradan, “Belediyenin işlettiği çay bahçelerinde Wi-Fi ve telefon şarj aleti sorununu dile getirmiştik. Birkaç gün önce Aşıklar Parkı’nda telefon şarj makinelerini görünce sevindim. Hesabı ödeyip kalktığım anda Genel Müdür Ali Şahin’i gördüm. Ayaküstü sohbet ettik. Şarj cihazı için tebrik ettim. “Biz Wi-Fi için de bir şirketle anlaşmak üzereyiz. Onu da çözeceğiz. Ayrıca bu çay bahçelerinde kışın da insanların rahat oturabilmesi için kapalı alanlar oluşturma ya da var olanları genişletme çalışması da yapacağız” sözleriyle bize karşılık verdi.
Teşekkür etmekten ve tebriklerimizi sunmaktan başka ne diyebiliriz...










