HASAN MELEK’İ UĞURLADIK!
Trabzon, vefa kelimesini sık kullanan bir şehir. Ama bazen öyle isimler vardır ki, onların ardından söylenen “şehir hafızasıydı” ifadesi boş bir övgü değil, gerçeklerin ta kendisidir. İşte 99 yaşında aramızdan ayrılan Hasan Melek tam da böyle bir isimdi.
1980–1984 yılları arasında Trabzon Belediye Başkanlığı yaptı. Görev süresi belki kısaydı ama bıraktığı izler uzun ömürlüydü. Çünkü Hasan Melek yalnızca bir makamın başında oturan bir yönetici değildi; şehriyle yaşayan, şehriyle düşünen ve şehriyle nefes alan bir Trabzon sevdalısıydı.
Onu son yolculuğuna uğurlarken, Atatürk Alanı’ndaki tarihi belediye binası önünde bir araya gelen kalabalık, aslında Melek’in hayatının özeti gibiydi. Siyasetçiler, belediye başkanları, sivil toplum temsilcileri, dostları ve vatandaşlar… Hepsi oradaydı. Çünkü Hasan Melek, herkesin gönlünde yer etmişti.
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in sözleri törene damga vurdu: “Hasan Melek ağabeyimiz Trabzon’un bütün yönleriyle beraber, hafızasıyla mütekamil bir büyüğümüzdü. Bu şehrin daha ileriye taşınabilmesi adına çok nasihatlerini aldık.”
Gerçekten de Hasan Melek, bilgisi ve tecrübesiyle yalnızca görevdeyken değil, ömrünün son anına kadar bu şehrin yol haritasına katkıda bulunmuştu.
Onu farklı kılan bir diğer yönü ise eğitime verdiği değerdi. Kurduğu ve yönettiği vakıflarla nice gencin yolunu aydınlattı, bilgiyi şehrin en önemli sermayesi haline getirmeye çalıştı. İşte bu yüzden bugün sadece bir siyasetçiyi değil, aynı zamanda bir gönül insanını, bir eğitim gönüllüsünü kaybettik.
Hasan Melek’in ardından bize düşen, onun da dediği gibi “gök kubbede hoş bir seda bırakabilmek.” Trabzon’un hafızasında adıyla, hizmetleriyle ve insani yönüyle yaşamaya devam edecek.
Mekânı cennet olsun…
***
FUTBOLUMUZUN GELECEĞİNİ HEBA EDİYORLARTürkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Merkez Hakem Kurulu (MHK) yönetimi, yıllardır futbola zarar veren anlayışlarını sürdürmekte ısrar ediyor. Son günlerde MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakkında çıkan istifa iddialarına karşı yapılan açıklama, yalnızca halkı oyalamaktan ibaret. “Spekülatif haberler” diyerek konuyu kapatmaya çalışan federasyon, sahadaki adaletsizliklerin ve hakem hatalarının üzerini örtmeye çalışıyor.
Hakemlerin verdiği skandal kararlar, maçlarda yaşanan şaibeler ve futbolun içine işlemiş kaotik yönetim anlayışı, bu kurumların ne kadar sorumsuz bir şekilde iş başında olduğunu gözler önüne seriyor. TFF ve MHK, futbolun temel kurallarını korumakla yükümlü olmalarına rağmen, sadece koltuklarını ve prestijlerini koruma derdindeler. Her açıklama, kamuoyunu ikna etmekten çok, hataları meşrulaştırma çabasından öteye gitmiyor.
Artık futbol severler, sahadaki adaletsizliği, yanlış yönetim anlayışını ve kurumsal kifayetsizliği görmekten bıkmış durumda. TFF ve MHK yönetimi, şeffaflık ve sorumluluk yerine, göstermelik açıklamalar ve medyaya karşı yapılmış retorik hamlelerle günü kurtarmaya çalışıyor. Oysa Türk futbolu, gerçek liderlik, liyakat ve cesur adımlar bekliyor.
Eğer bu gidişat devam ederse, sahadaki futbolun kalitesi ve güvenilirliği her geçen gün daha da zarar görecek. TFF ve MHK, artık sadece izlemekle yetinmemeli; görevlerini hakkıyla yerine getirmeli ve futbolumuza duyulan güveni geri kazandırmalıdır.
***
YAVUZ AYDIN’DAN TRABZON’DA ÇARPICI TESPİTTrabzon Meydan Parkı… İnsanların günlük telaşı, banklarda oturan emeklilerin sessiz bekleyişi… İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, parkta gördükleri karşısında adeta durdu ve sessizliğe sessizliğini ekledi.
Aydın, emeklilerin ekonomik sıkıntılarını şöyle özetliyor:
“Trabzon’da hemşehrilerimin hâlini hatırını sorarken, Meydan Parkı’nda çok sayıda emekli büyüğümüzün banklarda oturduğunu gördüm. ‘Neden buradasınız?’ diye sorduğumda hepsi aynı cevabı verdi: ‘Araplar parkta, emekliler bankta…’”
23 yıllık AKP iktidarına tepki gösteren Aydın, sözlerini çarpıcı bir tabloyla sürdürüyor:
“Emeklisine hak ettiği yaşamı sunamayan, insanını köşeye sıkıştıran, ülkenin kaynaklarını yabancılara peşkeş çeken bir düzen kurdular. Bugün banklarda oturan emeklilerimiz, iktidarın 23 yılının özeti ve en büyük utancıdır.”
Parktaki bu tablo, Aydın’ın gözünde sadece bir kare değil, yılların birikmiş dramı… Lüks kafelerde yabancılar keyif sürerken, emekliler banklarda oturuyor. Yavuz Aydın’ın sözleri, Trabzon’da ve Türkiye’deki emeklilerin sessiz çığlığına ayna tutuyor.
***
AŞIK’TAN “NORMAL SİYASET” ÇAĞRISI
Trabzon siyaseti duayenlerinden Eski Devlet Bakanı Eyüp Aşık, Türkiye’nin siyasetine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sözlerinin merkezinde ise dün kaybettiğimiz eski Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Hasan Melek vardı.
Aşık, Melek’in Trabzon’a katkılarını anlatırken gözleri doldu:
"Seçilir seçilmez bize 7 çanta verdi, içinde 7 proje vardı. Her bir proje için devletin hangi noktasına başvurulacağını tek tek göstermişti. Atasu İçme Barajı’nın temelini attık, Hasan Melek yapılan her projeden heyecan duyardı. Trabzon’a çok faydalı oldu, hepimizi teşvik etti."
Geçmişe dönüp baktığında siyasetin farklı bir şekilde yürüdüğünü hatırlatan Aşık, günümüzün gergin siyasetini eleştirdi:
"Bizim dönemimizde etnik ve dil siyaseti yoktu, her şey hizmet üzerineydi. Mazota zam geldiğinde sokağa çıkmakta zorlanırdık, bir hizmet aksarsa köylere gidemiyorduk. Şimdi siyaset gerginlik üzerine kurulu. Ama Türkiye’nin tekrar normale dönmesi mümkün."
Eyüp Aşık, siyasetin “projeden çok çatışma üzerine kurulu” olmasına da değindi:
"AK Parti seçmeni, olumsuzluklara rağmen CHP gelmesin diye partiyi destekliyor. Bu, toplum için olumsuz bir tavır. Ben 2017’de CHP ile koalisyon kurulmasını önermiştim. Keşke o fırsat kaçmasaydı."
Hatta Aşık, bir adım daha ileri giderek şunları söyledi:
"Ben Recep Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam tereddütsüz CHP ile anlaşır, parlamenter sisteme geçerim. Parlamento Cumhurbaşkanını seçsin, hükümet hangisi kazanırsa o olsun. Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına gerek yok, başbakan olur, Türkiye nefes alır."
Aşık, ülkenin potansiyeline vurgu yaptı:
"Türkiye’ye yazık oluyor. Avrupa ile kıyaslanamayacak bir potansiyelimiz var. Sadece doğru hamleleri yapmamız gerekiyor. Bu dediğimden kimseye zarar gelmez, Türkiye böyle uçabilir."
Terör ve milliyetçi oy potansiyelini de değerlendiren Aşık, şu uyarıyı yaptı:
"Terörü bitirecek her şeye canım feda ama süreç sağlıklı gitmiyor, bir yerde kopar. Milliyetçi partiler birleşirse oy potansiyeli yüzde 30-40’a çıkar. CHP ile AK Parti masaya oturmalı. İç cepheyi kaya gibi yapacak formül bu."
Ve son sözünde Türkiye’ye çağrı yaptı:
"Biri birinden intikam alacak, biri birinden intikam zaten alıyor. Böyle devam edemeyiz. CHP’ye oy veren de, AK Parti’ye oy verende bizim vatandaşımız. Yapacaklarımızı beraber yapmalıyız."
Eyüp Aşık’ın sözleri, Türkiye’de siyasetin gerginlikten çıkıp hizmet odaklı normale dönmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.








