Parti kulislerinde bazı yerel örgütlerde başkan değişiminin kaçınılmaz olduğu konuşuluyor. Mevcut yöneticiler, partiyi hareketlendirecek faaliyetlerden uzak durmakla kalmayıp, parti binalarının kira ödemelerinde bile zorlanıyorlar. Hatta bazı bölgelerde CHP, sadece tabeladan ibaret; aktif bir çalışma yok. Bu sorunlu noktalar yakından incelenecek.
İl başkanlığına gelince, mevcut başkan Mustafa Bak, parti içindeki etkinliğini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. İyi bir insan ve CHP’li olsa da, örgütü ayakta tutacak irade ve kadroya sahip değil. CHP il başkanlığı görevi kendisine 3-4 gömlek büyük geldi, bu sorumluluğu taşıyamadı. Seçime girip zor duruma düşmemesi temenni ediliyor.
Görüşlere göre, il başkanlığı yarışı Haluk Batmaz, Oktay Söğüt ve Murat Özçilingir arasında geçecek. Ancak kulislerde durum oldukça hareketli, dedikodular hızla yayılıyor.
Parti içindeki bu gelişmeler Trabzon CHP’de heyecanı artırıyor. Önümüzdeki günlerin, parti için hareketli ve çalkantılı geçeceği görülüyor.
***ANAHTAR PARTİ DE ÇATLAK SESLER!Trabzon Anahtar Parti’de koltuk kavgaları erken başladı. Mevcut kurucu il başkanı Hüseyin Cahit Köse’nin toparlanma sürecini iyi yönetemediği, kendi yönetim kurulu içinde muhalif bir kesimin oluştuğu konuşuluyor.Özellikle partinin ekonomik yükünün mevcut başkan Köse’ye kaldığı, yönetimin partinin giderleri konusunda elini cebine atmadığı yolunda da iddialar var. Türkiye’de partiler kurulduktan sonra seçimli kongre yapmak zorundalar. Anahtar Parti Trabzon teşkilatında da birçok yönetim kurulu üyesinin il başkanlığı koltuğuna talip olduğu konuşuluyor. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun memleketi Trabzon’da beklenen yönetim kurulunu oluşturamadığı gibi, halkta da gerekli sinerjiyi yaratamadığı uzun zamandır dillendiriliyordu.***SİYASET Mİ, SOSYAL MEDYA MI?Trabzon’da bir açılış, bir düğün ya da dikkat çekici herhangi bir organizasyon olduğunda akla ilk gelen isimlerden biri eski milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu… Fakat ne yazık ki bu çağrışım, Trabzon’un gerçek meselelerine çözüm bulmak adına değil; fotoğraf karelerinde boy göstermek ve sosyal medyada bunu paylaşmak üzerine kurulu.Siyasetin özü, halkın gündemindeki sorunlarla yüzleşmek, onlara çare üretmek değil midir? İnsan seçilir, milletvekili olur, temsil ettiği şehrin hakkını korur, sorunlarını meclise taşır.
Ancak Köseoğlu’nun siyasi geçmişine baktığımızda, bu sorumlulukların çoğunun yerine getirilmediğini görüyoruz. Parti yönetimi tarafından defalarca uyarılmasına rağmen, milletvekili olarak seçilme şansı tekrar verilmemesi gerektiği söylenen bu tavrını bırakmadı.Siyasetin cilvesi, şovdan ibaret olmamalı. Halkla birlikte olmak, onların gerçek sıkıntılarını anlamak ve çözüm için mücadele etmek gerekirken; sosyal medya paylaşımlarında dini görevlerden bahsetmekle bu eksiklik örtülmez. Hac vazifesi gibi önemli bir deneyimi günlerce sosyal medyada paylaşmak, Trabzon’a somut bir fayda sağlamıyor maalesef.
Vatandaşın gönlünü kazanmak, sadece poz vermekle olmaz. Trabzon’un sorunları hâlâ çözüm beklerken, gösteriş meraklısı tavırların kimseye faydası yok. Bu şehir, samimi, sorumluluk bilinci yüksek ve gerçekten iş yapan siyasetçilere hasret.
Ayşe Hanım, belki farkında değil ama halk bu tür gösterişlerden artık bıktı. Siyasetin asli görevi, sosyal medya değil; gerçek hayatın içinde, gerçek meselelerin çözümünde yer almaktır. Trabzon’a ve Trabzonlulara karşı sorumluluğunuzun farkına varmanızı temenni ediyorum.
***ERSEN KÜÇÜK’TEN DUYGUSAL SİTEM!
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ersen Küçük’ü uzun zamandır şehirde gören olmamıştı. “Nerede bu adam?” diye soran çoktu… Seçim sonrası ortalıktan kaybolması, dedikoduları da beraberinde getirmişti. Belli ki merak eden çoktu ama esas soruyu soran yoktu:
“Acaba bir derdi mi var?”
Dün kendisini aradım. Sorularım hazırdı. Ama telefonun diğer ucundaki ses, bana bir röportajdan fazlasını anlattı. Bir hayatın ağırlığını, yükünü, sessizce omuzlayan bir adamın içini…
Annesinin beyninde tümör varmış. Ne yazık ki görme yetisini kaybetmiş. Yaşı da ilerlediğinden, tedavi süreci hem uzun, hem de çok yıpratıcıymış. Ankara’da annesinin başucunda, umutla ve sabırla bekliyormuş.
Zira babası ev kazası geçirip kaburgalarını kırmış. Ablası ve eniştesi de ağır sağlık sorunları yaşıyormuş.
Kendi ifadesiyle:
“Hayatımız resmen revire döndü…”
Üzerine bir de şu sitemi ekledi:
“Sürekli insanlar beni arıyor, benden bir şey istiyor. Ama kimse ‘Sen nasılsın?’ demiyor. Çektiğim sıkıntıyı bir ben, bir de Allah biliyor.”
İşte hayat tam da bu…
Dışarıdan kimse ne yaşadığını bilemez. İnsanlar seni sadece yerinde görmeyince konuşur. Kimse perde arkasına bakmaz. Kimse senin sustuğun yerden konuşmaz. Bir başkan olabilirsin, bir meslek örgütünün lideri…
Ama eninde sonunda insansın.
Buradan ona ve ailesine yürekten geçmiş olsun diyorum. Sağlık her şeyin başı. Her şey bir yana, insanın sevdikleriyle sınanması çok ağır bir yük.
Umarım annesi, babası, ailesinin tüm fertleri en kısa zamanda şifa bulur. Ve Ersen Başkan da bu fırtınalı sürecin ardından yeniden aramıza döner ve kaldığı yerden devam eder.
Ve bizler de unutmamalıyız:
Bazen sadece bir “Nasılsın?” bile çok şeydir.










