BAŞKAN KAYA’DAN KÖY PAZARLARINA DESTEK
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, göreve geldiğinden beri önemle üzerinde durduğu tarım politikaları için yoğun çaba sarf ediyor. Köy toplantılarıyla vatandaşlarla bir araya gelen Başkan, köy pazarlarının kurulmasına da öncelik veriyor.
Son olarak Aygören Vadisi’nde kurdurduğu köy pazarı esnafıyla Ortahisar Belediyesi’nde kahvaltıda buluştu.
Yazmadan geçemeyeceğiz: Kaya’nın sayısını artırmaya devam ettiği köy pazarları, kent turizmimiz açısından da oldukça önemli. Şehir gastronomisinin turizme vereceği katkı göz önüne alındığında, bu pazarların destinasyon açısından ne kadar değerli olduğu daha net anlaşılıyor.
Ortahisar’daki toplantıya katılım gösteren köy sakinlerine Kaya birçok tavsiyede de bulundu. Örneğin, her köyden bir masa olmasını istedi ki bu gerçekten çok önemli. Ayrıca, çeşitliliği artırmak amacıyla, her köyden masası bulunan vatandaşlar üzerinden bir kooperatif modeli geliştirilmesini ve diğer köylülerin ürünlerinin de bir şekilde misafirlerle paylaşılmasını önerdi.
Hayvancılığa özellikle vurgu yaparak, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın artırılması gerektiğini söyledi. Ortahisar Tarım Müdürlüğü’nün ata tohumlarından fide üretmeye başladığını ve bu fidelerin köylere dağıtılacağını da duyurdu.
Ahmet Kaya’nın zaman zaman Özel Kalem Müdürü Temel Eyüboğlu’na takılıp yemek yeme konusunda espri yapması ise salonda kahkahalara yol açtı.
Sonuç olarak, Kaya’nın tarım vizyonu gerçekten alkışlanacak seviyede.
Biz de aynı fikirdeyiz ve buradan sesleniyoruz:
Üretmeliyiz, üretmeliyiz, üretmeliyiz.
***
STADYUMDA BOŞ KOLTUK BIRAKMAYALIM!Trabzonspor, bu akşam Papara Park’ta Gaziantep FK’yı ağırlayacak. Kağıt üzerinde sıradan bir lig maçı gibi görünebilir. Oysa öyle değil. Çünkü Trabzonspor için her maç, sadece üç puan değil; aynı zamanda şehrin birlik duygusudur.Stadyumun kapasitesi 37 bin 815. Ancak şu ana kadar satılan bilet sayısı 21 bin 379. Yani doluluk oranı yüzde 56’da kaldı. Geriye 16 binden fazla boş koltuk var. Bu tablo, Trabzonspor’un büyüklüğünü bilen, bu kulübün tarihine tanıklık eden herkes için düşündürücüdür.
Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe maçında yaşanan haksızlıklar hâlâ hafızalarda. O gün taraftarın sergilediği kenetlenme, bu şehre yakışır bir duruştu. Bugün aynı kenetlenmenin tribünlere taşınması gerekiyor. Çünkü Trabzonspor’un gerçek gücü, sahadaki oyuncular kadar tribünde birleşen taraftarındadır.
Boş kalan her koltuk, aslında eksilen bir destek anlamına gelir. Bu takım, bu şehir için çok şey ifade ediyor. Trabzonspor’a yakışan tribünlerin dolması, Papara Park’ın tek ses, tek yürek olmasıdır.
Bugün görev, bordo-mavili renklere gönül veren herkesindir. Stadyuma gitmek, yalnızca maçı izlemek değil; aynı zamanda takıma sahip çıkmaktır. Trabzonspor, taraftarıyla tamamlanır.
***
TRABZON’UN İRADESİ GENÇ’İN YANINDA
Futbol sadece sahada oynanan bir oyun değildir. Hele Trabzon için hiç değildir. Trabzonspor’un tarihi, alın teriyle, emeğiyle, inancıyla yazılmıştır. Bu yüzden her adaletsizlik, her haksız karar bu şehirde derin izler bırakır.
Geçtiğimiz hafta oynanan Trabzonspor – Fenerbahçe karşılaşmasının ardından yaşananlar bunun yeni bir örneği oldu. Hakem kararları maçın önüne geçti, adalet duygusu bir kez daha zedelendi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in bu tabloya karşı çıkması, 2010–2011 sezonunu hatırlatıp “Şike devam ediyor” demesi aslında bu şehrin ortak hafızasının bir yansımasıydı.
Bu sözler, Trabzon’un vicdanında karşılığını buldu. Ancak sosyal medya üzerinden yükselen linç kampanyası, meseleyi futbolun ötesine taşıdı. Başkan Genç’e yönelen eleştiriler sadece bir kişiye değil, Trabzon’a yönelmişti. İşte Trabzon Muhtarlar Federasyonu da tam bu noktada sahneye çıktı ve “Başkanımıza söylenen her söz, Trabzon’a söylenmiştir” diyerek şehir iradesinin altını kalın çizgilerle çizdi.
Bu çıkış aslında şunu anlatıyor: Trabzon’un evladı, Trabzon’un onuru yalnız bırakılmaz. Çünkü bu şehir, Anadolu’nun kapısıdır, Türkiye’nin kalesidir. Burada mücadele alın teriyle verilir; parayla, şöhretle, makamla ölçülmez. Haksızlığa karşı susmamak, bu toprağın kültürünün bir parçasıdır.
Kimi televizyon ekranlarından, kimi sosyal medyadan hoyratça saldıranlar şunu bilmelidir: Trabzon iradesini kimseye teslim etmez. Bugün birlikle, yarın daha yüksek sesle söylenir: 2010–2011’in şampiyonu Trabzonspor’dur.
Kısacası mesele, sadece bir maçın hakem kararları değil; bir şehrin adalet arayışı, onurunu koruma çabasıdır. Ve bu şehir, bu çabadan asla vazgeçmez.
***
TRÜ, BASINA DUYARLILIĞINI GÖSTERDİ
Üniversiteler sadece dersliklerden ibaret değil; kültür, sanat ve akademik etkinliklerin buluştuğu alanlar aynı zamanda. Trabzon Üniversitesi’nin Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi de bu anlamda uzun yıllardır hem okulun içinden hem de dışarıdan gelen kamusal taleplerin karşılandığı bir merkez. Ama bir eksiklik vardı: Basın mensupları için özel bir alan yoktu.Medya sorumluları yıllardır bunu dile getiriyordu. Nihayet kurum içindeki girişimler ve idarenin duyarlı yaklaşımı sayesinde, Goloğlu Kültür Merkezi’ne basın için özel iki masa konuldu. Reji odasının önünde, panoramik masalar, yükseklik ayarlı koltuklar ve yardımcı materyallerle donatılan bu alan, gazetecilerin, fotoğrafçıların ve kameramanların işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor.
Pazartesi günü yapılacak yükseköğrenim açılış töreni öncesi tamamlanan bu düzenleme, medya mensupları tarafından memnuniyetle karşılandı. Artık akademik ve sanatsal etkinlikler, protokol törenleri ya da mezuniyet programları sırasında basın, rahatça çalışabilecek ve etkinliği en iyi şekilde takip edebilecek.
Bazen küçük bir masa gibi görünen detaylar, aslında işin niteliğini ve etkinliğin başarısını belirleyen unsurlardan biridir. Trabzon Üniversitesi, bu jestiyle sadece medyaya değil, aynı zamanda etkinliklerin izleyicisine de kaliteli bir deneyim sunmuş oldu.










