FUTBOLCU İZLEME KOMİTESİ GÜRCİSTAN’A KÖR MÜ?
Trabzonspor’da neredeyse 30 yıldır Futbolcu İzleme Komitesi vardır. Bu komite resmi olarak göreve başladığında da başında Ahmet Suat Özyazıcı vardı. Bu komite günümüze kadar özellikle Bordo-Mavili takıma oyuncu kazandırma adına ülke ülke gezer, raporları tutar ve sonra da yönetime sunardı. Fakat çok yönlü çalışmaya rağmen, Trabzonspor’un istisnalar hariç, hiçbir zaman öyle ahım şahım genç bir futbolcuyu kadrosuna katıp, büyük katkısını görüp sonra da önemli rakamlarla sattığına pek rastlamadık. Ahmet Ağaoğlu başkanlığıyla başlayan yeni süreçte de yine Futbolcu İzleme Komitesinde çok sayıda isim görev yapar. Her biri teknik adam olarak profesyonel takımlarda çalışmış isimlerdir. Birçoğu akademisyendir. Fakat alınan genç oyuncuların başarılı olduğuna tanık olmadık. Hepsi kaybolup gitti. Yaşlılar da emeklilik günlerini geçirdiler ve veda ettiler.
KİMSE GÜRCİSTAN’A BAKMAYI İSTEMİYOR MU?
Ne yazık ki Trabzonspor ne hikmetse son yıllarda yönünü tamamen Premier Lig, La Liga, Ligue 1, Serie A gibi dünyanın önemli liglerine çevirdi. Böyle olunca da büyük liglerde ve önemli takımlarda forma giyen futbolcuların değeri 1 olması gerekirken, Bordo-Mavililer ancak 5 katı ödeme yaparak bu isimleri renklerine katarken, bu tür isimlerin sonraki süreçteki başarısızlığı ile elden çıkarılması da çok zor oldu. Bundan sonra da aynı şey yaşanacaktır. Benim anlamadığım Trabzonspor geçmişte yaşadığı örneklerle hareketle neden Gürcistan ve Türki Cumhuriyetlerini es geçtiğidir. Oysa Şota Arvveladze, Arçil Arveladze, Jamaluiri, Nemsadze gibi isimlerle birlikte geçmişte bu ülkeden Trabzonspor’a gelmiş, çok başarılı olmuş ve iz bırakmış oyuncular var. Hatta özellikle Şota ve Arçil’den bilgi istendiğinde ülkelerindeki yetenekli oyuncuların dökümünü çok rahatlıkla verebilir değil mi? Bu isimleri bir de Futbolcu İzleme Komitesi birçok kez izler ve sonra da raporlarını hazırlarlar.
BU SÜPER YETENEKLER NASIL KAÇIRILIR AÇIKLAYIN!
Bakın size Gürcistan’dan 4 isim vereceğim. Birincisi bugün 80 milyon Euro piyasa değeri olan ve İtalyan devi Napoli’de forma giyen hücum oyuncusu Kihviche Kuavatskhelia… Adam muhteşem bir yetenek olduğunu Türkiye milli maçında da ortaya koydu. Henüz 23 yaşında ve bu isim Dinamo Tiflis altyapısından A takımına çıkmış… Sonra Rustavi’ye satılmış. Bu kulüp kendisini Lokomotif Moskova ve Dinamo Batumi’ye kiralatan sonra Napoli’ye geçen sezon satmış… Adam dehşet bir oyuncu… Henüz 19-20 yaşlarında Dinamo Tiflis’te nasıl görülmez ve transferi yapılmaz anlamak mümkün değil… Bir başka isim kaleci Giorgi Momardahvili…. Bugün Valenica’nın kalesini koruyor ve 35 milyon Euro piyasa değeriyle birlikte, dünyanın en önemli kalecileri arasında gösteriliyor. Yaşı da henüz 23 ve geleceği müthiş parlak görülüyor. Bu genç ve olağanüstü yetenekli kaleci de Dinamo Tiflis’te 2019’da oynamış, sonra Lokomatif Moskova’ya kiralık verilmiş, bir dönem Rustavi’ye gönderilip, sonra La Liga’ya satılmış… Bu kaleci de mi hiç dikkat çekmedi?
İZLEME KOMİTESİ SÖYLÜYOR DA ALINMIYOR MU?
Bir başka isim de yine 23 yaşındaki sağbek Giorgi Gocholeishvili… Bu isim de Gürcistan’ın Saburtolo takımında yetişip, 2023 sezonu başında Shaktar Donetsk’e satılmış… Yani geçen sezon Gürcistan’a veda etmiş… Bu oyuncu da Ukrayna kulübünün değişmez isimlerinden biri olurken, Trabzonspor’un yıllardır sağbek konusunda sorun yaşadığı ve geçen sezon da bu bölgeye oyuncu almak için çırpındığı, devre arasında da 32 yaşındaki Thomas Meunier’i alarak sorunu çözmeye çalıştığı biliniyor. Ve son isim de yine 24 yaşındaki on numara oynayan Giorgi Chakvetadze de Dinamo Tiflis’in altyapısından çıkıp, bu takımda kendisini ifade edip, 2017 yılında Belçika’nın Genk kulübüne satılıyor ve bugün İngiliz kulübü Walford’un formasını terletiyor. Ya elin Belçikalısı gelip, burnunuzun dibinde yeteneği keşfediyor ama Trabzonspor çok sayıda İzleme Komitesi üyesini çalıştırmasına rağmen bu isimleri transfer listesine bile almıyor. Hayret etmemek elde değil. Burada şunu ifade edeyim ki eğer Futbolcu İzleme Komitesi’nden birileri, “Biz bu oyuncuları önerdik, rapor verdik ama teknik direktörler almadı, yönetim de onların kararına uydu” derlerse bunu da yazarız. Ama gördüğüm manzara beni dehşete düşürmüyor değil…
Bir kez daha sormak istiyorum; Acaba bu tür futbolcuları Futbolcu İzleme Komitesi tespit ediyor, teknik kadro ve yönetime iletiyor ama onlar, “Bize isimsiz ve genç değil, yıldız eskisi kaşarlaşmış ve pahalı futbolcu gerekli” şeklinde bir tavra mı kurban gidiyor, yoksa gerçekten Avrupa ülkelerini gezmek, Gürcistan’a gitmekten daha mı cazip geliyor?
Yanıt bekliyoruz!
***
FELAKETİ YAŞAYANLARIN TOKİ İSYANI!
Bundan yaklaşık 7-8 yıl önce Arsin’in Çubuklu Köyü’nün, (Eski ismiyle Cicera ve aynı zamanda benim de köyüm) büyük bir mahallesi kaymaya başladı. Bildiğiniz toprak santim santim kayarak yer çatlaklarına neden oluyordu. Bu kaymalar sonunda artık mahalledeki evlerin yıkılmasına birçoğunun oturulmaz hale gelmesine sebep oldu. Mahallenin yolu yıkıldı, fındık bahçeleri, tarlalar kayarak farklı yerlere taşınma noktasına geldi. Mahalle adeta deprem felaketine uğramış gibiydi. Tabii ki köyün muhtarı aracılığıyla buraya Arsin Belediyesi, Kaymakamlığı, sonra Trabzon Valiliği, Büyükşehir Belediyesi uzmanları geldi. Toprağın kayma sebebi önce bir türlü anlaşılamadı. Sonra yapılan analizlerin sonucunda yer altı suyunun bir çatlakla toprağın altında gölet oluşturduğu, çıkış noktası bulamayınca da toprağı yumuşatıp, koskoca bir mahalleyi heyelan bölgesi haline getirmişti.
KAFALARINI SOKACAK EV SORUNLARI ÇÖZÜLMEDİ
Sonuçta AFAD devreye sokuldu. Çünkü doğal bir afet söz konusuydu. Köyde evi yıkılanların sayısı 30 civarındaydı. Bunların artık aynı yerde, yani arazilerinde yeni ev yapma şansları yoktu. Arsin Belediyesi ve Trabzon Büyükşehir Belediyesi de devreye girdi. Sifla Ovası olarak bilinen yerde TOKİ aracılığıyla afet konutları yapılma kararına varıldı. TOKİ’de konutları yaptı. Fakat 30 tane değil tabii ki… Çok sayıda blok apartmanlar dikildi. Arsin Belediyesi buradan 30 konutu afetzedeler için isteyecek yerde, 100 konut talebinde bulundu. TOKİ bunu kabul etmedi. Zamanın Arsin Belediye başkanı 100 konut talep etmesinin gerekçesi olarak da, “Başka afetzede olursa, onlara da bu konutlardan vermek” olarak açıklamış muhataplarına… Tabii ki TOKİ ile yaşanan anlaşmazlıklarda mağdur olan vatandaştı. Çünkü afetzede vatandaşlar için yapılan konutlar da dahil, hepsini satmış… Ve Ziraat Bankası’ndan kredi anlaşmalarını yapan ve başlarını sokacak evlerini bekleyen Çubuklu Köyü sakinleri tam bir şaşkınlık içinde kalmış…
MAĞDURLAR ÜZERİNDEN RANT PEŞİNDELER
Burada yaşayan yurttaşlardan bazıları konuyu AKP İl Başkanı Sezgin Mumcu’ya da taşımış, alınan yanıt ise, “Siz hala evlerinize yerleşmediniz mi?” şeklinde olmuş… Yıllardır mağdur olan vatandaşlar en azından köyde kendilerine konteyner ev verilmesi ve fındıklarını toplama, tarlalarını ekme, bahçelerini yapma zamanında bu evlerde kalmalarıyla ilgili istekleri ise duymazdan gelinmiş… Mağdurlar işin peşini bırakmayıp, kendilerine ev yapılması talebinde ısrar ederken bu kez de, “Sizin için Arsin Organize Sanayii bölgesinin üst bölümünde bir arsa var. Orasını satın alıp evlerinizi yapalım. Ancak arsa için 20 milyon lira isteniyor. Bu parayı siz ödeyeceksiniz” denmiş… Ancak mağdurlar, “Bizim için 30 konut gerekli, bu kadar büyük arsayı bizim paramızla alıp, kalan yerleri satmak için blok apartmanlar dikip, büyük paralar mı kazanacaksınız?” diye tepki göstermişler.
YILDIRIM VE GENÇ’İN BU İŞE EL KOYMASI GEREK
Mağdurlar, “Biz büyük bir felaketi yaşıyoruz, kafamızı sokacak bir ev için çırpınıyoruz, birileri üzerimizden rant elde etmeye çalışıyor. Bu ülkede ne yazık ki halkın sahibi yok” diye isyan ediyorlar. Yani 20 milyon liralık arsanın, 30 konutluk bölümünün parasını afetzedeler ödese neyse de, tümünün parasının bu insanların sırtına yüklenmesinin mantığını anlamak mümkün değil… Zaten bunu söyleyen yetkililer de, “Yani arsayı satın almak, inşaata başlamak ve bitirmek en az 3-4 yıl zaman alır” diye de eklemeyi unutmamış… Şimdi Arsin’in Çubuklu Köyü’nün bir mahallesi yıllardır büyük mağduriyet yaşıyor. Birilerinin rant hırsına kurban gidiyorlar. Ve yıllardır başlarını sokacak bir ev, köyde fındık zamanı oturacakları konteyner bekliyorlar. Buradan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Trabzon Valisi Aziz: Yıldırım’a sesleniyorum:
Bu afetzedelerin konut sorununu çözün lütfen… Devlete yakışan da halkın sorunlarını çözmektir. Bir de muhalefetin milletvekilleri ve kurmayları, bu mağdur yurttaşların sorunlarını kulak arkası etmeyin, gündeme getirin, gerekirse Türkiye Büyük Millet Meclisine taşıyın…
Olmaz mı?
***
TARİHE BÖYLE Mİ SAHİP ÇIKACAĞIZ?
Trabzon tarihinin mihenk taşı olan surların bakımsızlığı pes dedirtiyor. Ortahisar’da dört tarafı surlarla çevrili Trabzon’u zamanında düşman işgal edemedi ama biz çarpık yapılaşmaya ve kuralsızlıkla tarihin içine ediyoruz adeta. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya tarihi surlarla ilgili şu açıklamayı yapmıştı. “Trabzon’umuzu, Ortahisar Belediyemizin ve Kadınlar Pazarımızın karşısındaki o tarihi surlardaki kötü görüntüden bir an önce kurtarmamız gerektiğine inanıyorum. Tarihi surlarda seramikler, fayanslar, boyalı badanalı duvarlar var bunlar çok kötü bir görüntüye neden oluyor. Misafirlerimiz gelecek şehrimize yakışmıyor. İnisiyatif alıp o görüntüyü ortadan kaldırmak istiyorum fakat tarihi olması hasebiyle kuralları var. Bu konuda hızlı bir çözüm üretmemiz lazım diye düşünüyorum. Bundan hızlıca nasıl kurtulabileceğimizi konuşalım istiyorum” Ortahisar Belediyesi ve Ortahisar Kaymakamlığının tam karşısındaki manzara korkunç. Burada hem tarih yeniden restore edilmeli hem de oradaki büfeler ve iş-yerleri için kentsel dönüşüm yapılmalı gerekirse yıkılmalı
**
KLİMALAR NE ZAMAN ÇALIŞACAK?
Trabzon’da dolmuş ve otobüslerde yaz ayında klima sorununun yaşanmasına yönelik tepkiler devam ediyor. Vatandaşlar sık-sık bu konuda bizi uyarıyor şikâyetlerini dile getiriyor. Ne yazık ki hiçbir hassasiyet yok. İstanbul'da toplu taşımayı tercih edenler için güzel bir gelişme yaşandı. İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT), yaz aylarında otobüslerde klima kullanımını zorunlu hale getirdi. Bu yeni düzenleme, sıcak yaz günlerinde İstanbulluların toplu taşıma ile seyahat ederken daha konforlu olmalarını sağlamayı amaçlıyor. Sıcak havalarda klima kullanımı, yolcuların daha rahat ve serin bir ortamda seyahat etmelerini sağlayacak. Aynı uygulamanın Trabzon’da dolmuşlarda ve belediye otobüslerinde de uygulanması gerekmez mi? Bu konuda yetkililer ne yapıyor nasıl bir önlem düşünüyor doğrusu merak ediyoruz










