TRABZON’UN YENİ BULUŞMA NOKTASITrabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Pazarkapı Yaşam Alanı’nda açtığı Esnaf Lokantası, şehrimizin gündelik yaşamına adeta sıcak bir dokunuş yaptı. Daha ilk adımda, üç ay gibi kısa bir sürede 49 bin 171 kişinin buradan faydalanması, aslında bize neyi gösteriyor? İnsanlar hem ekonomik hem de lezzetli bir yemeğin peşinde; ama en çok da samimi bir ortamın değerini biliyor.Lokantanın kapısından içeri girdiğinizde, sadece yemek yemiyorsunuz; aynı zamanda bir mahalle buluşmasına, bir arkadaş sohbetine, bazen de sadece kısa bir soluklanmaya ortak oluyorsunuz. Pazar hariç her gün 08.00-20.00 saatleri arasında hizmet veren bu mekan, çorbaları, tatlıları ve 10-15 çeşit ana yemeğiyle misafirlerini karşılıyor. Üstelik haftanın üç günü dönerin kokusu, burayı daha da cazip kılıyor.Benim için en değerli kısmı ise şudur: Esnaf Lokantası sadece karnımızı doyurmuyor; aynı zamanda dayanışmayı, paylaşmayı ve “bizim şehrimizde herkes için bir yer var” duygusunu hatırlatıyor. Çünkü burası, sadece bir yemek mekânı değil; insanların bir araya geldiği, sohbet ettiği, gülüştüğü bir sosyal alan aynı zamanda.Büyükşehir Belediyesi’nin amacı da tam olarak bu: Trabzon’da her kesimden insanın faydalanabileceği, ekonomik ve hijyenik hizmet sunan sosyal tesisleri artırmak. Ve gördüğümüz kadarıyla, vatandaşlar da bu çabayı takdir ediyor.Esnaf Lokantası, bize hatırlatıyor ki küçük ama samimi adımlar, şehir hayatını güzelleştirebilir. Bir gün yolunuz düşerse, mutlaka uğrayın. Sadece karnınızı doyurmayacak; Trabzon’un sıcak yüzünü de göreceksiniz.
***
TENİS TUTKUNLARI CUMHURİYET İÇİN SAHADACumhuriyet Bayramı, hepimizin yüreğinde ayrı bir heyecan uyandırır. Bu yıl Ortahisar Belediyesi, bu coşkuyu spora taşıyarak bir ilke daha imza atıyor: “29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Tenis Turnuvası”.Sporun birleştirici gücüne inanan Belediye Başkanı Ahmet Kaya’nın sözleri çok anlamlı: “Tenis sporuna gönül veren bütün vatandaşlarımızı turnuvaya katılmaya davet ediyorum.” Gerçekten de spor, sadece fiziksel bir aktivite değil; aynı zamanda toplumsal birlik ve paylaşımın da bir simgesi. Bu turnuva, Cumhuriyetimizin 102. yılına yakışan bir kutlama olacak.Turnuva, dubla erkekler ve duble kadınlar olmak üzere iki kategoride düzenlenecek ve maçlar eleme usulüne göre oynanacak. Maçın 1-1 eşitlikle tamamlanması durumunda, 10’lu maç tie-break final setiyle kazanan belirlenecek. Katılım ücreti sadece 100 TL ve dereceye girenler kupa ve plaketle ödüllendirilecek.Başvurular 17 Ekim’de başladı ve 23 Ekim Perşembe günü saat 18.00’a kadar devam edecek. Başvurular, Ortahisar Belediyesi Spor Kompleksi’nde yapılacak. Turnuva ise 25-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek.Başkan Kaya’nın vurguladığı gibi: “Spor kenti olan şehrimizde spor etkinliklerini artırmaya devam ediyoruz. Tenis turnuvalarımızı da geleneksel hale getirdik. Daha önce düzenlediğimiz turnuvalar gibi heyecan dolu maçlar bekliyoruz.” Bu sözler, hem spora olan sevgiyi hem de Cumhuriyet Bayramı’na yakışan coşkuyu mükemmel bir şekilde özetliyor.Özetle, kortlar bu kez sadece raketlerin değil, Cumhuriyetimizin coşkusunun da sahası olacak. Tenis tutkunları, bu anlamlı mücadelede yerini almak için hazır olmalı. Çünkü bu turnuva, hem sporun hem de Cumhuriyetin ruhunu birlikte kutlamanın en keyifli yollarından biri.***
ZİLLER SUSMADI, AMA UĞURLAMALAR DEĞİŞTİYeni eğitim yılıyla birlikte okullarımızda garip bir manzara ile karşılaşıyoruz. Milli Eğitim’e yoğun eleştiriler var. Öğrenciler kadar, birçok eğitimci de Maarif Sistem’e adapte olamadı. Hatta bazıları, “Milli eğitimin iki eksikliği söz konusu; birisi milli olmaması, ikincisi eğitim kapsayıcılığı bulunmaması” diyerek oldukça ağır eleştirilerde bulunuyor.Eylül ayı başında bir açıklama yapılmıştı: “Artık zil çalmayacak”. Biz de merak ettik ve okullara kulak kabarttık. Sonuç? Her türlü zil hâlâ mevcut; bazıları duyulmuyor, bazıları aşırı abartılı. Üstelik birkaç okulda öyle farklı modeller var ki, insan şaşırıyor.En ilginci ise son derslerdeki uğurlama… Önce bir cıngıl, ardından otobüs terminallerindeki anonsları andıran “Sevgili çocuklar dersiniz sona ermiştir, iyi günler dileriz” ifadeleriyle öğrenciler uğurlanıyor. Bazı okullarda çocuklar sınıfa direkt alınırken, bazılarında her gün sıra sıra diziliyorlar.Tabii, forma, ek kaynak ve proje dayatmalarını burada saymıyoruz bile. Birlik sağlanmadan eğitim olur mu? Sahi, dersler mi biter, yoksa öğrencilerimiz adeta bir “otogar molası” gibi uğurlanır mı, artık görmek size kaldı.***
İNŞAAT BİTTİ, SÜRÜCÜLER RAHATLAYACAK MI?Söğütlü-Yıldızlı hattını üstten bağlayan Atatürk Bulvarı’nda yoğun bir yol çalışması var. Bu cadde üzerinde 5 il ve orta dereceli okul, anaokulları, bir devlet üniversitesi, jandarma komutanlığı, birçok işyeri ve yeni emniyet müdürlüğü binası bulunuyor. Dolayısıyla sabah mesai saatlerinde ve öğleden sonra okulların dağılma vaktinde araç trafiği tam bir keşmekeşe dönüşüyordu.Bir de Kanuni Bulvarı geçişi eklenince sürücüler her gün inşaata denk geldi ve hatlar dar sokaklara yönlendirildi. Caddede uzun süre araçlar normal seyrinde seyredemedi. Altyapı inşaatıyla özellikle Büyükşehir Belediyesi’nin Pulathane otobüs hattı bile günlerce sekteye uğradı.Karayolları idaresi, son aşamada çözümü bulvarın gerçek kimliğine dönüştürmekte buldu. Yani yolu ortadan böldü. Böylece Söğütlü-Yıldızlı arasındaki Atatürk Bulvarı çift gidiş-çift geliş şeklinde düzenlenmiş oldu. Çalışmalar tamamlanmak üzere.Sürücüler sürekli olarak karşılarına iş makinesi ve kamyon çıkmasından çok memnun olmasa da yayalar ve özellikle küçük öğrenciler için böylesi daha güvenli. Kulisi hazırlarken bir şey daha dikkatimizi çekti; son 10 yılda neredeyse tüm okulların, statların ve bulvarların ismi değişti. Az olsa da halen bazı yerlerde Atatürk Bulvarı ismi kalmış…






