
TRABZONSPOR VE 2. KALECİ ARAYIŞI
Trabzonspor’un ikinci kaleci aradığını herkes duydu, taraflı-tarafsız herkes biliyor.
Uğurcan’ın takımdan ayrılması yönündeki temayüller Başkan Ertuğrul Doğan’ın "20 milyon euro da verseler vermeyeceğim" çıkışıyla bir anda sönerken, kaptan olarak takımın başında kalan Uğurcan’a yedek aranıyor!
Evet, doğrulanmış bir haber olarak, Trabzonspor birinci kalecisine bir ikinci arıyor.
Eleştiriler var, hem de yoğun eleştiriler…
Şöyle; Erzurum kampında teknik direktör Fatih Tekke’nin de "Uğurcan’ın yedeği olabilecek kaleci arıyoruz, bulmak zor" şeklinde açıklamalarda bulununca tepkiler ardı ardına yükseldi…
"Bir kaleci için yedek arıyoruz denir mi?" şeklinde çıkışta bulunan çokça bordo-mavili taraftar oldu.
Uğurcan’ı istemeyen, beğenmeyen ya da kulüpteki ‘ekonomik ömrünü’ doldurduğunu savunanlar ise "Gelecek kaleci Trabzonspor’a layık bir sporcu ise neden ikinci kaleci olsun, direkt kaleye oynaması gerekir" görüşünü seslendirdi.
Bununla birlikte, özellikle U-19 takımından gelen yetenekli kalecilerin önünün bu açıklamalarla sert şekilde kesildiğini savunanlar da oldu.
Tüm görüşlere aynı mesafede ve saygılıyız ama kulübün "İkinci kaleci arıyoruz" açıklaması gerçekten çok önemli bir halkla -taraftar- ilişkiler hatası.
***
MAARİF BİR FENOMEN: NAKİL OLGUSU
Okulların açılmasına yaklaşık 1 buçuk aylık süre var.
Tartışmalar diz boyu.
Ülkede eğitim başlığının siyaset kadar müzakere hatta münakaşa konusu olması çok acı.
719 öğrenci LGS’den Celaleddin Ökten, ülkede imam hatip ortaokullarının kurucusu olarak tanınıyor.
Trabzon doğumlu olması nedeniyle tartışmalar yakın çevremize odaklanmış durumda.
En az bu konu kadar ağırlık taşıyan hatta çok daha genel bir sorun haline dönüşen öğrenci nakilleri konusu var.
İlkokuldan ortaokula, ortaokuldan liseye geçişlerde öğrencilere bazen birkaç, bazen tek bir okul seçeneği çıkıyor.
Veliler ise sınıf mevcudu, servis imkanı, yemek olanakları, eğitim kalitesi ve güvenlik gibi başlıklara bakarak farklı okullara yönelmek durumunda kalabiliyorlar.
Bu durumda nakil gösterip bunu sadece muamele olarak yerine getirenlere kolluk tespiti ile 13 bin 800 lira idari para cezası kesiliyor.
İşin ilginç tarafı şu; okullar bunu salık veriyor, nüfus müdürlükleri "Mevzuata bağlı olmakla yapacak pek bir şeyimiz yok" diyor, muhtarlar arada kalıyor, polislere ekstra iş çıkıyor, veliler ise bazen işlemin yarısından dönerek bazen de cezayı göze alarak çocuklarını istedikleri okullara naklettiriyorlar.
Sadece işlemi yapan veliler mi? Hayır…
Yanlarına nakil aldıran ya da kiracı gösteren ev sahipleri de cezadan nasiplerini alıyor.
Al gülüm - ver gülüm; herkes memnun veya razı gibi görünüyor ama bir yönetmelik bu kadar informel olur mu?
Bu da okurun takdiri.
***
SUİÇMEZ VE SORULARDAKİ EKSİK NOKTA
Trabzon’da düzenlenen 2025 Kültür Yolu Festivali, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.
CHP Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez, festivalin bütçe kalemlerini, sanatçı seçim kriterlerini ve sosyal etkilerine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle grubu adına yazılı bir soru önergesi sundu.
CHP Trabzon Milletvekili ve TBMM Divan Katibesi Sibel Suiçmez, 5-13 Temmuz tarihleri arasında yapılan Trabzon Kültür Yolu Festivali’ne ilişkin şu kritik soruları yöneltti:
2025 Trabzon Kültür Yolu Festivali’ne ayrılan toplam bütçe nedir? Harcamalar hangi kalemlere ayrılmıştır?
2024 yılında düzenlenen festivale ne kadar bütçe ayrılmıştır? Kalem bazında karşılaştırmalı bilgi paylaşılmış mıdır?
Festivalin içerik planlaması ve sanatçı seçimi kim tarafından yapılmıştır? Yerel yönetim ve STK’ların sürece katkısı sağlanmış mıdır?
Sanatçıların davetinde hangi kriterler esas alınmıştır? Değerlendirme komisyonu veya seçim mekanizması mevcut mudur?
Festivalin Trabzon’daki ekonomik ve sosyal etkileri analiz edildi mi? Böyle bir çalışma planlanıyor mu?
TBMM İçtüzüğü gereğince Kültür ve Turizm Bakanlığı önergeye 15 gün içinde yazılı yanıt vermek zorunda.
Bununla birlikte Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin de festivaldeki inisiyatifleri değerlendirilmiş olacak.
Fakat biz gerek idari sorgulamada, gerek siyasi yorumlarda, gerekse madde madde sorular içerisinde "12 şehit geldiği günlerde festivaldeki konser ve eğlenceler neden iptal ya da tehir edilmedi" bölümünü göremedik.
Bu konuda mevcut yönetimin ihmali, Suiçmez’in ihlali mi oldu; yoksa bu konu hiç akıllara gelmedi mi, doğrusu merak ettik.
Bilmiyorsanız biz yazarak bildirelim; Trabzon Halkı’nın festival yolunda tam olarak bu tenkitler var!..
***
FINDIK ÜRETİCİSİNİN GÖR DEDİĞİ
Bölgenin en önemli sanayi ve ihracat ürünü fındıkta yeni hasat dönemi öncesi işçilere ödenecek tutarlar aşağı-yukarı belirlendi.
Trabzon Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Hasan Kozoğlu, Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu toplantısının ardından açıklamada bulunurken günlük ücretin 1.200 TL şeklinde belirlendiğini bildirdi.
İşçilerin günlük yemek ücreti 100 TL, işçiler taşımalı ise işçi başına nakliye bedeli olarak da 100 TL ödenmesine karar verildiği bildirildi.
Bu önergeye göre fındığın:
Aşçılara: 1.300 TL
Çuvalcılara: 1.400 TL
15 üzeri işçi için aşçılara: 1.500 TL
Çuvalcılara: 1.600 TL
Patoz saat ücreti 2025 yılı için 4.000 TL oldu.
Bu planlama ve öneriler üzerine görüştüğümüz Trabzon ve Giresunlu üreticiler ise özetle şunu dile getiriyor:
“Fındık alanları ekonomik buhran nedeniyle çok çok azaldı.
Düzce, Sakarya, Samsun ve Ordu alan bazlı verim ve destek konusunda öne geçtiler.
Bizim ürünümüz hem çok kaliteli, hem dayanıklı, hem de artık rekoltemiz az.
Tüm meyveyi don vurdu. Kimse kiraz, şeftali, elma alamıyor.
Fındık üvey evlat mı? Fındığı don vurmadı mı?
Şimdi taban fiyatta mutabakat sağlanmadan işçi yönünden bu rakamlar her bölge ile bizde aynı mı uygulanacak?
Fındık işçisi bu haberleri aldıktan sonra bize Bin 200 liranın altında fındık toplar mı?
Biz ürünü devlete versek aylarca beklemek zorundayız.
Özele gitsek hakkımızı alamıyoruz.
Neticede hiçbir fındık üreticisi mevsim içinde kazanacağını bilmiyor...”