Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan dün gelecek sezon giyilecek forma tanıtımı toplantısına katıldı. Burada açıklamalarda bulundu ve belki de ana yaşı 38’e dayanmış olan ve iki yıl önce Bordo-Mavili kulübü para için terk etmekte hiçbir beis görmeyen Nijeryalı sol kanat oyuncusu Anthony Nwakame’yi transfer edeceklerini açıkladı. Gece saatlerinde de sosyal medya hesabından Nijeryalı sol kanat ile anlaşmaya varıldığı duyuruldu. Başkan Doğan, basın toplantısında Abdullah Avcı’nın talebiyle birlikte bu oyuncuyla temasa geçtiklerini ve Başkan Yardımcısı Nevzat Kaya’nın da bayram sonrasında Nijeryalı futbolcunun transferine son noktayı koyacağı bilgisini paylaşmıştı. Akşam saatlerinde işin bittiği açıklandığına göre aslında çorba çoktan pişirilmişti demek ki… Şimdi buna ne denir? Trabzonspor yeniden yapılanırken ve bir yandan da geleceği planladığı ifade edilirken yaşı 38’e merdiven dayamış, son 7-8 ayı sakatlıklarla geçmiş ve Suudi Arabistan kulübü Al-Fahya’nın bile kadrosunda bir dakika tutmak istemediği içi geçmiş bir ismi kadroya dahil etmeyi transfer diye topluma yutturacaklar şimdi…. Sosyal medyadaki ergen taraftar da bunu alkışlayacak. İnsanın aklı almıyor gerçekten…
GENÇ BİR NWAKAEME BİLE BULUNAMADI MI?
Bu kulüpte Futbolcu İzleme Komitesinde kaç tane teknik direktör çalışıyor. O kadar maaş alıyorlar, dünyanın birçok ülkesini geziyorlar, masrafları arşa dayanıyor. Bunlar yetmiyor, Abdullah Avcı’nın da adamları dünyayı tarıyor ama Trabzonspor’un yaklaşık 32 yaşındayken keşfettiği ve bugün 38 yaşında olması gereken ama nüfusta 36 yaşına merdiven dayadığı görülen Nwakaeme isimli oyuncuyu renklerine katmayı bir başarı gibi gösterme çabası içine giriyorlar. Bunca ekip bu kadar maaşa, bu kadar gezmeye rağmen bir tane Nwakaeme’den daha da iyi ama yaşı çok daha genç, sakatlık riski taşımayan futbolcu bulamadılar mı? Eğer bulamadılarsa hepsinin işine son vermek gerekir. Ama onlar buldu da, yönetim almıyor ve Nwakaeme’yi kurtarıcı olarak kadroya katıyorlarsa yazıklar olsun demekten başka yapacak bir şey bulamıyorum. Ve bu camianın akil insanları hiç mi ayağa kalkmaz, hiç mi Başkan Ertuğrul Doğan ve yönetime, “Siz ne yapıyorsunuz?” diye tepki göstermez… Bu kulübün akil insanları bir itirazda bulunmuyorsa, onlara da yazıklar olsun!
Nwakaeme ne kadar oynar bilinmez ama yönetim bu transferle birlikte Başkan Yardımcısı Nevzat Kaya’yı yakın arkadaşına kavuşturma eylemini en azından gerçekleştirmiş oldu.
Ne diyelim!
Alın hayrını görün!
***
FATİH TEKKE’NİN SÖZLEŞMESİNDEKİ MADDE!
Trabzonspor’da bir süredir Fatih Tekke ismi sürekli dolaşımda bulunuyor. Özellikle İstanbulspor’u kümede bıraktığı sezondan başlayarak, Alanyaspor’da harikalar yaratmasıyla birlikte taraftarın da büyük bölümü, “Abdullah Avcı ile yollar ayrılsın, Fatih Tekke takımın başına getirilsin” deme noktasına geldi. Hatta kampanya bile düzenlendi. Ancak Ertuğrul Doğan’a, “Erto” diye hitap eden Abdullah Aavcı’dan vazgeçmesi hiç de kolay gözükmüyor. Fatih Tekke’nin ise süreç içinde Alanyaspor ile yeniden anlaşmaya vardığı ve imzaların da atıldığı açıklandı. Bu arada bazı gazeteler ve siteler, “Fatih Tekke, Alanyaspor ile sözleşme yaparken, ‘Trabzonspor beni isterse bırakırım’ maddesi koyduğunu ileri sürdü.
‘BÖYLE BİR MADDE KULÜBÜME SAYGISIZLIK OLUR’
Dün bu noktada ortak bir dostumuz aradı ve “Bu tür haberler çıkıyor. Fatih Tekke ile konuştum. Kesinlikle böyle bir madde yok. Fatih, ‘Böyle bir maddeyi sözleşmeye koydurmam, çalıştığım ve bana güvenen kulübe saygısızlık olmaz mı? Aynı şeyi Trabzonspor’u çalıştıran bir teknik adam yapsa, bizim gururumuz kırılmaz mı?’ şeklinde yanıt verdi. Ayrıca Fatih Tekke’nin bir gün Bordo-Mavili kulübün kendisine ihtiyaç duyması halinde seve seve gelebileceğini, kendisinin parasal pazarlık kesinlikle yapmayacağını ancak kulüp çalıştırıyorsa, o kulübe tazminatın ödenerek yollarının ayrılmasının sağlanabileceğini de dile getirdiği de yine yakın çevresi tarafından aktarıldı. Peki, Fatih Tekke yanlış mı yaptı? Kesinlikle hayır! Her belli bir duruşu olan insanın yapması gerektiği şekilde davrandı.
Tebrikler…
***
TRABZON İYİ PARTİ’DEN GÖVDE GÖSTERİSİ
Geçtiğimiz ay Ankara’ya giderek Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’unun elinden Trabzon İl Başkanlığı mazbatasını alan Dr. Muhammet Erkan, bugün yönetimin listesini basınla paylaştı. 50 asil 12 yedek isimden oluşan yönetim kurulu önümüzdeki günlerde toplanarak görev dağılımı yapacak. Önceki yönetim kurulunun istifasının ardından yeni yönetim kurulu oluşturmakta zorluk çekeceği ifade edilen Muhammet Erkan’ın 72 kişilik liste oluşturması İYİ Parti’nin Trabzon’da gövde gösterisi yaptığı şeklinde yorumlandı.
***
CORA’NIN CUMHUR İTTİFAK’I ÇIKIŞI!
AK Parti Trabzon İl Başkanlığı için ismi geçen 27’inci dönem Trabzon Milletvekili Av. Salih Cora, önceki gün yaptığı paylaşımla Cumhur ittifakının devam etmesini arzuladığını vurguladı. AK Parti’deki bütün siyasilerin sus pus olduğu bir dönemde Cora’nın Cumhur ittifakı çıkışı tüm gözlerin kendisine çevrilmesine neden oldu. Cora paylaşımımda şu görüşleri dile getirdi; Cumhur İttifakı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılına güçlü ve kararlı adımlarla girmek için son derece hayati öneme sahiptir. Bu ittifak çerçevesinde buluşan değerler ve uzlaşılan konular, her şeyden önce Türkiye’nin güvenliği açısından bir beka meselesidir. Ülkemizin her alanda daha ileriye gitmesi için atılan kararlı adımların teminatıdır. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize ulaşmak için Cumhur İttifakı’nın birlik ve beraberlik ruhu ile daha da güçlenmesi elzemdir.
Türkiye’nin huzuru ve refahı için Cumhur İttifakı’nın sağladığı birlik ve beraberlik ruhunu her daim koruyacağız. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, ülkemizi daha parlak yarınlara taşımak için tüm gücümüzle çalışacağız. Cumhur İttifakı’nın temelleri, milletimize olan bağlılık ve hizmet aşkıyla atılmıştır. Bu yolda, milletimizin bize olan güvenini boşa çıkarmayacak, Türkiye’yi daha güçlü yarınlara taşıyacağız.Temennimiz ve ümidimiz bu yöndedir.***GAZETECİLER CEMİYETİ Mİ DEVLET DAİRESİ Mİ?
Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’ne her halde kesintisiz en uzun süre giden isimlerin başındayım… Birçok kişi vardır, dönem dönem her gün gelirler ancak bir iş bulduklarında, başka mekânlar edindiklerinde Cemiyet Lokalinin adresini bile unuturlar… Toplam 41 yıllık gazetecilik yaşamımda, iki kez üyeliğinden istifa etmiş olmama rağmen, lokaline gidip, meslektaşlarımla oturup konuşmayı, tartışmayı, anları paylaşmayı, oyun oynamayı maç naklen yayınlarını izlemediğim dönem yoktur. Çünkü o Cemiyet Lokalini biz gazetecilerin evi olarak görürüm. Ailenin buluşma adresi olarak kabul ederim. Uzun yıllar öncesinde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti neredeyse tüm üyelerin buluşma adresiydi. Kimi oyun oynar, kimi televizyon izler, kimi sohbet eder, kimi rakısını, birasını içer, mezelerini, çerezlerini yer, harika zaman geçirirdi. Gece geç saatlere kadar lokal üyeler için açıktı…
ESKİ CEMİYET LOKALİNİ MUMLA ARIYORUZ
Gazeteciler Cemiyeti Lokali yılın her günü de açıktı. Milli ya da Dini Bayramlarda, kandillerde, ya da başka özel günlerde üyelerin bir kısmı gelir sohbetini eder, çayını yudumlar zamanını geçirirdi. Sonra yavaş yavaş bir anlayış belirdi. Bu da bayramların birinci günü kapalı olması ilkesi benimsendi. Bunun yanlış olduğunu söyledik ama dinletemedik. Sonra kandil diye bilinen akşamlarda kapanmaya başladı. Tepki gösterdik. Bayram günleri, ya da kandil akşamlarında Gazeteciler kendilerine ait olan ev olarak kabul edilmesi gereken bir mekâna gidip, soluklanması gerekmiyor mu? Arkadaşlarıyla buluşup sohbet etmesinin sakıncası ne? Hep çalışanların izin yapması gerektiği gündeme getirildi. Kuşkusuz çalışanların tatil yapma hakkı var. Ama onlar tatil yaparken, bir başka kişi görevlendirilebilir. Lokal açık tutulur. Ama bunu dinleyen yönetimlere rastlamadık. Tabii ki bunlar olurken üyelerin ayakları yavaş yavaş Cemiyet Lokalinden kesilmeye başladı.
AKŞAM OLMADAN KAPISI KİLİTLENİYOR
Üyelerin birçoğu başka mekânların müdavimi olmayı uygun gördü. Cemiyet yönetimine tepkisini gösterip, lokalin açılması yerine bu daha kolaylarına geldi. Bunlar yaşana yaşana şimdi artık Cemiyet dini bayramların 3 günü kapalı, kandillerde zaten kapı kilitli… Ve acı ki akşam da yazın saat en geç 20.00, kışın da 18.30 civarı kapatılıyor. Sanki dersin devlet dairesi ve mesai bitince herkes burasını terk etmek zorunda… Oysa çalışan gazetecilerin işleri zaten en erken 19.00 gibi bitiyor. Meslektaşlarıyla oturup, sohbet edebileceği, düşük fiyatla çay, kahve içebileceği bir adres olması gereken Cemiyet Lokali, yüzlerine kapatılmış oluyor. Ha bu arada, yeni yönetim döneminde sözde özgürlüğün sesi olması gereken Cemiyette bira dâhil alkollü içki de yasak hale getirilmiş… Sanki dersin şeriat ile yönetilen bir ülkede, dini bir vakfın yan kuruluşundasınız. Oysa bu Cemiyete yabancı, il dışından konuklar gelebilir. Hıristiyan, Yahudi, Budinst ya da ateist de uğrayıp, bir iki kadeh içmek isteyebilir. Bırakın zaten İslam felsefesine inanan birçok insan da alkol tüketiyor ama ne hikmetse Cemiyet bu noktada tam bir aymazlık içinde yoluna devam ediyor.
Bakalım nereye kadar!
Ha, bir şey söyleyeyim, böyle devam ederse yarın, “Cemiyet Lokali tümüyle kapalı” derse hiç şaşırmayız…
Çünkü gazetecilik öldüğü gibi, mesleki dayanışma da öldü ülkemizde ve Trabzon’da…
Tek ölüm fermanının imzalanması kaldı!










