“Gerekirse bedava bilet verir, stadyumu doldururum.”Söz mü? Söz. Ama aynı zamanda bir duruş. Keza Trabzonspor’da söz, sahaya düşmeden yerde kalmaz.Şimdi gözler hafta sonundaki Trabzonspor – Başakşehir maçına çevrildi. Kritik bir karşılaşma. Sıradan bir 90 dakika değil. Şampiyonluk yarışının içinde kalmak isteyen bir takımın, arkasına şehri alma mücadelesi.Biletler de buna göre ayarlanmış durumda. Neredeyse sembolik denecek seviyeye çekildi fiyatlar.Batı tribünleri 200 TL
Doğu tribünleri 10 TL
Ahmet Minguzzi tribünü 10 TL
Güney ve Kuzey kale arkası 5 TLRakamlar ortada. Niyet de ortada: “Gel, doldur, sahip çık.”Kulüpten yapılan açıklamayı da Sami Karaman şu sözlerle özetliyor:
“Bu karşılaşma öncesinde taraftarımıza uygulanan yaptırımlara karşılık, biz de bilet fiyatlarını temsili olarak bu şekilde düzenledik. Amacımız 7’den 70’e herkesin Papara Park’ta yerini almasıdır.”İşin özü şu… Bu şehirde tribün boş kalmaz. Kalsa bile kabul edilmez.Papara Park, bir stattan öte, bir hafıza. Biriken öfkenin de sevdanın da aynı anda yankı bulduğu yer.Velhasıl… Trabzonspor’un meselesi sadece üç puan değil. Bazen dolan tribün, tabeladan daha ağır basar.
***
MAÇKA’DA SOKAKLAR ÇAMURA TESLİM
Maçka… Trabzon’un o yeşile bezenmiş, tabiatıyla mest eden beldesi. Lâkin son günlerde bu güzel ilçe, başka bir hâl üzere: altyapı çalışmaları nedeniyle adeta bir şantiye görünümüne bürünmüş durumda.
Uzun zamandır süregelen kazı ve yenileme faaliyetleri var. Hedef belli: daha sağlıklı bir altyapı, daha güçlü bir şehir dokusu. Ne var ki her kazının ardından kalan iz, yağmurla birleşince başka bir manzaraya evriliyor. Çamur, ilçenin sokaklarına yayılmış; yolları, kaldırımları, hatta günlük hayatın akışını bile ağırlaştırmış vaziyette.
Ve bilhassa bu günlerde… Yağmurun Karadeniz’e has o inatçı ve kesintisiz hâli, işi daha da çetin kılıyor. Vatandaş sokakta yürürken dikkat kesiliyor, esnaf dükkânının önünü silerken yeniden kirlenmesini seyrediyor. Hâl böyle olunca, insanlar -lâzım olmadıkça- sokağa çıkmamayı tercih ediyor. Bir nevi “zaruret olmadıkça dışarı çıkmama hâli” yerleşmiş durumda.
Olumsuz hava şartları ise çalışmaları yavaşlatıyor; işlerin ritmini düşürüyor. Bir tarafta hizmetin zorunluluğu, diğer tarafta tabiatın sertliği… İkisi arasında sıkışan bir Maçka manzarası.
Lakin şunu da hakkıyla teslim etmek gerekir: Maçka halkı bu çalışmalara bütünüyle karşı değil. Aksine, yapılan işin değerini biliyorlar. Zira altyapı dediğin, görünmeyen ama hayatın omurgasını teşkil eden bir meseledir. Vatandaş, bu hizmetin kıymetini idrak etmiş durumda.
Ne var ki itirazları başka bir noktada düğümleniyor: süre ve sürat.
Bir vatandaşın sözleri meseleyi özetler mahiyette:
“Gerçekten Maçka’daki görüntü içler acısı. Belediyeler bir şekilde vatandaşa hizmet getirmek zorunda fakat vatandaşın dediği gibi biraz acele etmekte fayda var.”
İşte tam da bu cümlede saklıdır hakikat. Ne tamamen şikâyet, ne de kör bir kabulleniş… Ortada, makul bir beklenti var: hizmetin gecikmeden, hayatı fazla zorlamadan tamamlanması.
Eski tabirle söylersek; bu bir “imtihan-ı sabır” hâlidir. Lâkin her imtihanın bir nihayeti, her zahmetin bir rahmeti vardır. Mühim olan, o sona doğru yürürken vatandaşın yükünü hafifletebilmek, mağduriyeti asgaride tutabilmektir.
Velhasıl kelâm… Maçka bugün bir geçiş döneminden geçiyor. Çamurun gölgesinde, hizmetin niyetiyle yoğrulan bir süreç bu. Ümit odur ki; bu zahmet tez zamanda rahmete dönüşsün, sokaklar yeniden düzene, hayat yeniden akışına kavuşsun.
***
GEÇMİŞTEN BUGÜNE UZANAN BİR HESAPLAŞMA
Trabzon’da Hızırbey Mahallesi’nde bulunan Reşadiye Viyadüğü, yıllardır şehrin gündeminden düşmeyen bir yapı olarak tartışılmaya devam ediyor. Dönemin Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu döneminde yapılan bu viyadük, o gün de bugün de “gereklilik” tartışmalarının merkezinde.
O dönem kamuoyunda ve şehirde ciddi itirazlar vardı. “Bu yapıya gerçekten ihtiyaç var mı?” sorusu sıkça dile getiriliyordu. Karşı çıkan isimlerden biri de Ahmet Metin Genç’ti. Genç’in, o süreçte Gümrükçüoğlu ile zaman zaman karşı karşıya geldiği, hatta bu konu nedeniyle aralarında siyasi gerilim yaşandığı da biliniyor.
Bugün gelinen noktada tablo değişmiş değil. Ahmet Metin Genç, yıllar sonra da aynı çizgiyi koruyor. Her fırsatta bu yapının savunulacak bir tarafı olmadığını ifade ediyor ve “yıkılması gerektiğini” açıkça dile getiriyor. Nitekim şimdilerde viyadüğün kaldırılmasına ilişkin çalışmaların kısa süre içinde başlayacağı da konuşuluyor.
Lakin meselenin bir diğer boyutu daha var ki, orası daha sert bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Muhalefet cephesi, ortaya çıkan kamu zararının hesabının sorulması gerektiğini vurguluyor. “Milyarlarca liralık bir kaynak yanlış bir projeye harcandıysa bunun bir sorumluluğu olmalı” görüşü dillendiriliyor.
Bu noktada akıllara şu soru geliyor: Eğer bu kaynaklar doğru projelere aktarılmış olsaydı, Trabzon bugün hangi yatırımlarla buluşabilirdi?
Tam da bu nedenle muhalefet, konunun sadece yıkımla değil, aynı zamanda hesap verilebilirlik boyutuyla da ele alınmasını istiyor. Sorumlular hakkında hukuki sürecin işletilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Öte yandan Ahmet Metin Genç’in geçmişte bu projeye karşı çıkmış olması, tartışmaya ayrı bir anlam katıyor. “Yanlışı yapanların bedel ödemesi gerekir” diyen çevreler, bu süreçte adalet duygusunun zedelenmemesi gerektiğini savunuyor.
Velhasıl… Reşadiye Viyadüğü meselesi sadece bir beton yapı tartışması değil; geçmiş kararların, bugünün siyasi ve vicdani muhasebesine dönüştüğü bir dosya olarak Trabzon gündeminde yerini koruyor.
***
İKİ YILLIK HİZMET DÖNEMİNE DETAYLI SUNUM
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, görevdeki iki yılını kamuoyu ile paylaşmaya hazırlanıyor. 31 Mart 2024’te göreve gelen Kaya, geride kalan süreçte yapılan çalışmaları, devam eden projeleri ve planlanan yatırımları basın toplantısında anlatacak.
Söz konusu toplantının, hafta içerisinde ya da en geç önümüzdeki hafta yapılması bekleniyor. Ahmet Kaya’nın kapsamlı bir sunumla kamuoyunun karşısına çıkacağı, görsellerle desteklenen bir anlatım hazırladığı ifade ediliyor.
Toplantıda sadece geride kalan icraatlar değil, aynı zamanda geleceğe dair projeler de masaya yatırılacak. Ardından ise basın mensuplarının soruları yanıtlanacak.
Kısacası, Ortahisar’da iki yıllık bir muhasebe yapılacak. “Ne yapıldı, ne aşamada, ne planlanıyor?” sorularının cevabı bu toplantıda netleşecek.
Velhasıl… Ahmet Kaya’nın bu değerlendirme toplantısı, sadece bir sunum değil; aynı zamanda belediyenin iki yıllık yol haritasına dair önemli bir fotoğraf olacak.










