RAYLI SİSTEM: MÜJDE Mİ, SINAV MI?
Trabzon’da yıllardır konuşulan hafif raylı sistem meselesi bir kez daha gündemde. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, projenin ihalesinin 8 Nisan’da yapılacağını açıkladı. Şehrin uzun süredir beklediği bu adım doğal olarak “müjde” olarak sunuldu. Ancak meseleye biraz daha soğukkanlı bakmak gerekiyor.
Trabzon’da ulaşım sorunu artık herkesin günlük hayatının bir parçası. Özellikle doğu-batı hattında sıkışan trafik, artan araç sayısı ve dar şehir dokusu, klasik çözümlerin yeterli olmadığını uzun zamandır gösteriyor. Bu nedenle hafif raylı sistem fikri yeni değil. Yaklaşık yirmi yıldır farklı dönemlerde dile getirilen, raporları hazırlanan ama bir türlü somut aşamaya geçemeyen bir proje.
Bugün gelinen noktada ihale tarihinin açıklanması elbette önemli bir eşik. Çünkü Trabzon’da birçok büyük proje, açıklama aşamasında kalmasıyla hatırlanıyor. Bu nedenle raylı sistem için asıl mesele artık “konuşulması” değil, gerçekten başlayıp başlamayacağı.
Projenin ilk etabının Akyazı’daki Şehir Hastanesi ile havalimanı arasında planlandığı belirtiliyor. Bu hat, şehrin en yoğun akslarından birini kapsıyor. Eğer planlandığı gibi ilerlerse, hem hastane bölgesini hem de havalimanını bağlayan önemli bir ulaşım omurgası oluşturabilir. Ancak Trabzon’un ulaşım gerçekliği düşünüldüğünde, sistemin Akçaabat ve Yomra yönlerine uzaması, projenin gerçek anlamda şehir ölçeğine ulaşmasını sağlayacak.
Burada önemli olan iki konu var. Birincisi finansman ve uygulama süreci. Raylı sistemler yüksek maliyetli yatırımlar ve çoğu şehirde planlama ile işletmeye alınma arasında uzun yıllar geçebiliyor. İkincisi ise şehir planlamasıyla uyum. Raylı sistem tek başına bir çözüm değil; otobüs hatları, dolmuş sistemi, park alanları ve yaya ulaşımıyla birlikte düşünülmesi gereken bir bütün.
Dolayısıyla 8 Nisan’daki ihale tarihi, Trabzon için bir başlangıç olabilir. Ama bu başlangıcın gerçek bir dönüşüme dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek.
Şehrin ihtiyacı olan şey büyük sözlerden çok, takvime bağlı ve şeffaf bir süreç. Eğer raylı sistem gerçekten planlandığı gibi ilerlerse, Trabzon’un ulaşım tarihinde önemli bir dönüm noktası olabilir. Aksi halde bu proje de Trabzon’un uzun proje listesinde yerini alır.
Kısacası mesele şu: Raylı sistem artık bir vaat olmaktan çıkıp gerçek bir şantiye görüntüsüne ne zaman dönüşecek?
Asıl cevaplanması gereken soru da bu.
***
GERÇEK UZMANLARA DAİMA KULAK VERİNİçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Trabzon’u da yakından ilgilendiren o çarpıcı açıklamayı nihayet yaptı. Karayolları Kanunu’ndaki düzenlemenin 27 Şubat’ta yürürlüğe girdiğini belirten Bakan, APP plakalarla ilgili sahada ciddi bir sıkıntı olduğunu, bunun da yığılmaya yol açtığını kabul ederek “Cuma günü memleketim Konya’da vatandaşların sıraya girip uzun kuyruklar oluşturduklarını görünce bununla ilgili bir tedbir almamız gerektiğini değerlendirdik. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Odası tarafından verilen plakaları kabul ediyoruz.” dedi.Trabzon’da yoğun APP tercihi var. Onlarla ilgili herhangi bir sıkıntı olmayacağına Bakan garantisi geldi. Yeter ki mühürlü olsunlar. Bakan ne diyor?.. “Herhangi bir cezai işlem de uygulamayacağız. ‘Sahte plakalar’ olarak bilinen mühürsüz, onaysız plakalarla ilgili müeyyideler biraz daha ağır, 140 bin lira civarında olacak. Çünkü sahte plakalarda terör, kaçakçılık ve sahtekârlık sorunu olabiliyor. Millî güvenlik boyutu var.” dedi.Hem genel enformasyon eksikliği hem de toplumsal panik dürtüsüyle hareket edilmesi yüzünden geçen hafta bölgede resmen sosyal bir kriz patladı. Plakasından endişesi olan vatandaşlar işini gücünü bırakıp noterliklere ve cemiyete koştu. Özellikle 140 bin liralık idari para cezası herkesi derinden sarstı.Sayın Bakan da kendi memleketinde benzer bir hareketlilik görünce duyarlılık göstermiş, hatta biraz geç kalmış. Bütün bunlar bizi 6 yıl önceki pandemi günlerine götürdü... Buradan tekrar hatırlatıp moral bozucu olmayacağız ama o dönemde de maske takmayan, 65 yaş üstü olup sokağa çıkan, yetkisiz şekilde dışarı çıkan veya test vermeyen kişilere 3 bin 150 lira idari para cezası uygulanmıştı. Birçok uzman doktor buna karşı çıkmış, uzman hukukçular her ne kadar bu cezanın asla ödenmemesi gerektiğini, devlet zaafiyeti ve global bir sıhhi krizin söz konusu olduğunu savunarak mutlaka kaldırılacağını ifade etse de birçok vatandaş panikle bu parayı ödemişti.Sonra istinaf mahkemeleri ödenmeyen cezaları bir bir iptal etti. Ödeyenler ise ödedikleriyle kaldı. O dönemde 3 bin 150 lira para, asgari ücretin neredeyse dörtte birine denk geliyordu. Devlet yavaş işlese de doğruya ulaşan bir mekanizma.Bilgi güç verir. Yanlış bilgilendirmeden sakınmak lazım. Gerçek uzmanların sözüne itimat ederek acelecilikten kaçınmak gerekir. Yine de Orta Doğu’yu yangın yerine çeviren savaş günlerinde ve Ramazan’ın tam ortasında insanımızı bu kadar germeye gerek yoktu! Vatandaşın ani, fevri ve yersiz panik yapmaması şart ama bu konuda bize göre Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de inisiyatif alabilirdi.***
TRABZONSPOR NASIL TOPARLANACAK?Trabzonspor bir anda birçok sarsıntıyı ve şoku bir arada yaşadı. Takımda Okay, Mustafa, Savic ve Zubkov sakatlıktan yeni döndü. Özellikle Savic tam olarak hazır değil. Ryan Baniya ve Edin Vişça’nın sakatlıkları ise ciddi. Vişça’nın sezonu kapattığı biliniyor.Genç oyunculardan Boran Başkan’ın sağ uyluk arka adalesinde yırtık bulunduğu ve gelişen lezyona bağlı olarak Nisan ayına kadar takıma katılmasının zor olduğu belirtiliyor.Tribünden aylardır beklediği desteği bulamayan Bordo-Mavililer, biletlerin 61 liraya çekilmesine rağmen, buldukları her blogda ve paylaşım alanında “Doğan’a tepkiler” devam ediyor.Özellikle savunma hattında sıkıntı yaşayan Fatih Tekke ise 25 yıllık takım arkadaşı ve yardımcısı Orhan Kaynak’ı kaybetmenin acısını yaşıyor.Takım olarak moral ve motivasyonu yerle bir olan Trabzonspor, bu şartlarda Rize maçının hemen ardından Galatasaray, Başakşehir ve Eyüpspor ile kritik lig maçlarına çıkacak. Bu karşılaşmalar zirvedeki konum açısından belirleyici olacak.Ara vermeden 21 Nisan’da Samsun deplasmanında kupa elemesi var. Trabzonspor’un kısa vadede hem toparlanması, hem puan ve tur kaybetmemesi hem de moral motivasyonu artırması gerekecek.Özellikle Orhan Hoca’nın kaybıyla sarsılan Fatih Tekke ve ekibini zor günler bekliyor.***SAMSUN’DAN İYİ HABERLER GELİYORTrabzonspor önce zorlu lig maçlarına, hemen ardından 21 Nisan’da deplasmanda oynanacak Samsun maçına odaklandı. Bu arada Samsun’da oynanan Samsunspor-Trabzonspor lig maçı öncesi Bordo-Mavili takım otobüsünün taşlanmasıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında ihmalleri olduğu belirtilen 1'i başkomiser 3 polis memurunun açığa alındığı haberi gündeme bomba gibi düştü.Samsunlular genellikle ‘sapak’ diye zikreder. Olayın tam yeri; Tekkeköy Kavşağı, geçidin tam altı. Trabzonspor otobüsü maçtan 2 saat önce 19 Mayıs Stadyumu'na (7 Şubat 2026) hareket ediyor ve tam da üstgeçidin altındaki noktada bekleyen saldırganlar taşlarla otobüsün camlarını kırıyor. Buraya kadar holiganizmin standart seyrinden ve tekrarından söz edebiliriz. Fakat o da ne!.. Taş atan fanatiklerin hemen yanıbaşında emniyet görevlileri var. İşte bu görüntüler Trabzonspor camiasını adeta çıldırtmıştı.Trabzonspor maçtan galip ayrılınca olay kısmen soğudu. Ama bu ilk değildi. Kafileyi taşıyan otobüs Kocaeli’de, Antalya’da, farklı statlarda ve yollarda yine taşlı saldırıyla karşı karşıya kalmıştı. Samsun’daki saldırı bardağı taşıran son damla oldu. Çünkü polisin yanında misafir takımın taşlanması görülmüş şey değildi. Adliyeye sevkedilen polisler serbest bırakılınca olayın kapandığı düşünülüyordu ama Tekkeköy Emniyeti’ne bağlı oldukları belirlenen (yani maç günü tam da kendi yetki alanlarında görevli olan) 1 başkomiser ile 2 polis memuru, olayda ihmalleri olduğu iddiasıyla görevlerinden uzaklaştırıldı.Bitmedi; bahse konu polislerin kimlikleri ve silahlarının geri alındığı, idari olarak da açığa alındıkları açıklandı. Trabzonspor hukuk bürosu çalışıyor. Çünkü bu işin önü de sonu da karmakarışık: taş atan fanatikler, onları izleyen polisler, koruyan kulüpler… En büyük endişe yönlendirenler, azmettirenler, güç verenler veya koruyanlar grubu. Bir de elbette polislerin hangi takımları tuttukları konusu meşhur. Arkada başka kimler var; takipteyiz.Bu sıradan bir kamu davası olarak kalamaz ve kalmayacak!.. 21 Nisan’daki kupa randevusunu özellikle Samsun’daki Trabzonlular ve Gurbetçi Gençler dört gözle bekliyor.










