ÖNCE GALİBİYET, SONRA SİSTEM!
Fatih Tekke, Trabzonspor Teknik Direktörü olarak, kafasında şekillendirdiği oyun sistemini takıma adapte etmeye çabalıyor. Bu konuda kararlı ve ısrarcı bir tutum sergileyen Tekke, oyuncularına sürekli olarak uyarılarda bulunuyor. Futbolcular da, Fatih Hoca’nın kafasındaki sistemin uygulamaya konduğunda son derece etkili olacağı görüşünü savunuyorlar. Şu ana kadar her şey yerli yerinde gibi görünse de, oyun sistemlerinin istenilen düzeyde işlevsel olabilmesi için, elinizdeki oyuncu kadrosunun da bu sisteme uygun olması gerekmektedir. Aksi takdirde, yapılacak olan her şey boşa kürek çekmekten farksız olacaktır.
Trabzonspor’un puan cetvelindeki durumu, sistemin ötesinde, günü kurtarma amacı güderek şekillendirilmeli. Yani her maç, tek tek ele alınmalı ve o maçın sonucuna odaklanılmalıdır. Belki sahada oynan futbol, taraftarları tam anlamıyla tatmin etmeyecek; ancak alınacak bir galibiyet, takımı ateş hattından uzaklaştıracaktır. Fatih Hoca'nın önceliği, bu noktada iyi futbol değil, kazanmak olmalıdır. Zira takımın sezon başından beri sergilediği istikrarsızlık, birkaç haftalık çalışmayla düzeltilebilecek bir durum gibi görünmüyor. Fatih Hoca da zaten bu durumu dile getiriyor.
Tüm taraftarlar ve camia, bu sezonu kayıp olarak değerlendiriyor. Asıl sınav ise, Fatih Hoca için gelecek sezonda başlayacak. Şimdiden, nasıl maç kazanabilirim üzerine bir motivasyon oluşturarak, gelecek sezonda sistemine uygun oyuncuları analiz etmesi gerekmektedir. Transfer döneminde yapılacak olan takviyelerle, kafasındaki oyun sistemini sahada uygulayabilmesi çok daha doğru bir hamle olacaktır. Bu doğrultuda, Fatih Hoca'nın bundan sonraki süreçte bu yolu izleyeceğinden şüphe duymuyoruz.
Neticede, Trabzonspor’un bu sezondaki ana hedefi, sistemden önce, mücadeleci bir futbol oynayarak galibiyetler elde etmek olmalıdır. Fatih Tekke’nin uzun vadede kurmak istediği oyun düzeni, elbette önemli; fakat mevcut koşullar, kısa vadede takımın puan kazanmasına odaklanmayı gerektiriyor. Bu yaklaşım, hem futbolcuların moralini yükseltecek hem de Trabzonspor’u ateş hattından uzaklaştıracaktır. Gelecek sezon için ise, hem sistemin hem de oyuncu yapısının daha sağlam temeller üzerine oturtulması gerekecek.
***
ALKIŞLAR MUZAFFER BİLAZER’E
1461 Trabzon FK’da devre arası göreve başlayan teknik direktör Muzaffer Bilazer, kırmızı-lacivertli takıma adeta yeniden hayat verdi.
Göreve geldiği günden bu yana gösterdiği gayret ve çabalarla takımın performansını zirveye taşıyan Bilazer, 1461 Trabzon ile çıktığı 12 resmi lig maçından 8 galibiyet, 3 beraberlik ve sadece 2 mağlubiyetle ayrılmayı başardı. Bu performans, Bilazer’in takıma kazandırdığı dinamizmin ve disiplinin bir göstergesi oldu.
Bilazer dönemiyle birlikte kırmızı-lacivertliler, 27 puan toplayarak ligde dikkat çekici bir yükseliş yakaladı. Hedeflerinden sapmadan, soğukkanlı bir şekilde ilerleyen 1461 Trabzon, play-off sıralamasına en yakın rakipleriyle arasındaki farkı 6’ya kadar indirmeyi başardı. Kalan son 4 maçta rakiplerinin puan kaybetmesini bekleyecek olan 1461 Trabzon bu farkı kapatmak için uğraş verecek.
Muzaffer Hoca'nın takıma getirdiği bu dönüşüm, sadece oyun anlayışındaki değişiklikle sınırlı kalmadı; oyuncuların motivasyonunda da büyük bir artış sağladı. Sezon başında takımın başında olsaydı, bugün 1461 Trabzon’un çok daha farklı bir konumda olabileceği kesin. Ancak, gelecek sezonda kırmızı-lacivertli ekip ile yola devam edecek olan Bilazer, hem ekonomik hem de kaliteli bir kadro kurarak, kulübü hedeflerine taşımak için var gücüyle çalışacağına olan inancımız tamdır. Bilazer’in önderliğinde, kulübün geleceği için oldukça parlak bir dönem başlayacaktır.
Muzaffer Bilazer, futbolculuk ve antrenörlük kariyerinde her zaman aynı mütevazı ve çalışkan tavrını sergileyerek, hem saha içinde hem de saha dışında örnek bir spor adamı olmuştur. Kendisinin çok başarılı olacağına olan inancımız tamdır; bundan sonraki süreçte, 1461 Trabzon'un tarihine altın harflerle yazılacak başarılar imza atacağına şüphemiz yok. Allah yolunu açık etsin, her zaman daha büyük zaferlere ulaşmayı nasip etsin…
***
KALECİLERE 8 SANİYE KURALI
FIFA, Kulüpler Dünya Kupası'nda oyun disiplinini artırmak ve maçların daha hızlı ve akıcı hale gelmesini sağlamak için bazı önemli değişiklikler yapmış. Özellikle kalecilerle ilgili yeni kural oldukça dikkat çekici. 8 saniye kuralı, kalecilerin topu elinde tutma süresinin sınırlandırılması, zaman geçirmeyi engellemeye yönelik bir adım. Önceki 6 saniye kuralı bile çok uygulanmazken, 8 saniyeye yapılan bu değişiklik, topun oyunda daha fazla kalmasını ve hızın artmasını amaçlıyor.
Vücut kameraları ise hakemlerin kararlarının daha net bir şekilde izlenmesine olanak tanıyacak. Pierluigi Collina'nın bu konuda söyledikleri de önemli, çünkü hakemlerin kararları artık daha şeffaf olacak ve seyirciler, hakemin nasıl bir karar verdiğini, hangi açılardan değerlendirme yaptığını daha iyi görebilecekler. Bu da futbolseverlere farklı bir deneyim sunacak.
***
SEBAT GENÇLİK FIRSAT KOVALAYACAK!
Sebat Gençlik, bu sezon şampiyonluk için yola çıkmıştı ama Ordu deplasmanında altın değerinde 2 puan kaybetti. Lider Mardin’in Turgutluspor’la berabere kaldığı haftada, bu maçı kazanarak liderliği ele geçirme fırsatını yakalamışlardı ama ne yazık ki bu fırsatı değerlendiremediler.
Maçın başından sonuna kadar aslında dengeli bir oyun vardı. İlk yarı 0-0 bitti ama Sebat, özellikle hücumda çoğu pozisyonda etkisiz kaldı. Hani şu final paslarını iyi yapabilseler belki farklı bir şeyler olabilirdi. Neyse, ikinci yarıda Burak’ın attığı golle 1-0 öne geçti, dedik işte bu, şampiyonluk yolunda önemli bir adım. Ama sonra işler değişti.
Osman’ın 59 ve 68. dakikada attığı gollerle bir anda 2-1 geriye düştü. Burada savunma anlamında ciddi hatalar yapıldı, rakibe o kadar rahat pozisyonlar verdik ki, çok basit gollerle maçı çevirdiler. Takımın oyun disiplininin bozulması, bu tür maçlarda pahalıya mal olabiliyor. Ama Sebat pes etmedi, son dakikalarda iyi bir reaksiyon göstererek Taha ile 2-2’yi yakaladı. Yine de o 2 puan kaybı, şampiyonluk yarışında büyük bir darbe oldu.
Böyle kritik maçlarda 1 puan almak bile bazen iyi bir sonuç olabilir ama bu seferki gibi liderlik fırsatını kaçırmak, gerçekten sinir bozucu. Şampiyonluk yarışındaki her puan, her maç çok kıymetli. Bir an önce o savunma zaaflarını düzelterek, aynı hataların tekrarlanmaması lazım. Çünkü bir sonraki maçta belki daha fazla hata yapma lüksü olmayacak. Şampiyonluk yolundaki bu kayıp, maalesef çok büyük bir fırsatın kaçtığının göstergesi oldu.









