AHMET METİN GENÇ OTORİTEYİ KAYBETTİ Mİ?
Trabzon Büyükşehir Belediyesi, son dönemde yaşanan skandallarla gündemden düşmüyor. Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in yönetiminde art arda patlak veren olaylar, hem vatandaşların hem de siyasi çevrelerin dikkatini çekiyor. İşte son günlerde Trabzon'u sarsan skandallar ve bu skandalların ardındaki derin sorular...
1. SKANDAL: GÖNÜLLÜ İTFAİYECİ EĞİTİMİYLE TORPİL İDDİALARI!
2024 Aralık ayında, resmi bir duyuru yapılmadan "Gönüllü İtfaiyeci" eğitimi adı altında bir program düzenlendi. Bu eğitim, kamuoyuna açıklanmadan gerçekleştirildi ve katılımcılara sertifikalar verildi. Ancak olay, 2 ay sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nin "İtfaiye Diğer Personel" alımı yapacağını duyurmasıyla patlak verdi. Başvuru şartları arasına son dakikada "Gönüllü İtfaiyeci Eğitimi Sertifikası" şartı eklendi. Bu durum, önceden eğitim alan kişilere haksız bir avantaj sağladığı gerekçesiyle torpil iddialarını gündeme getirdi. Başvurular dün sona erdi, ancak belediye, kaç kişinin bu sertifikayla başvurduğuna dair bir açıklama yapmadı. Bu sessizlik, iddiaları daha da alevlendiriyor. Acaba bu eğitim, sadece belirli kişilere mi yönelikti? Büyükşehir, şeffaf bir açıklama yaparak bu sorulara cevap vermeli.
2. SKANDAL: RAMAZAN'DA İFTAR YEMEĞİNE ZABITA BASKINI!
Trabzon Ortahisar Belediyesi, Ramazan ayı boyunca kent lokantalarında ücretsiz iftar yemeği vereceğini duyurdu. Bu sosyal proje, vatandaşlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandı. Ancak Ramazan'ın ikinci günü, Büyükşehir zabıtaları, Kent Lokantası'na baskın yaparak masa sayısının azaltılmasını talep etti. Gerekçe olarak ise "şikayet var" denildi. Olayın ilginç tarafı ise Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Selim'in, zabıta ekiplerini uzaktan takip etmesi ve zabıtanın kendisine rapor vermesini beklemesiydi. Normalde zabıta işlemleri, zabıta dairesi başkanı, müdürü veya komiseri tarafından yönetilirken, genel sekreter yardımcısının bu kadar detaylı bir şekilde olaya müdahil olması, skandal olarak yorumlandı. Acaba bu müdahalenin altında yatan sebep neydi? Büyükşehir, Ortahisar Belediyesi'nin Ramazan projesini mi engellemeye çalışıyordu? Bu sorular, vatandaşların kafasını kurcalamaya devam ediyor.
3. SKANDAL: BELEDİYE BAŞKANININ KORUMALARINDAN VATANDAŞA ŞİDDET!
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in katıldığı bir programda, korumalarından birinin iki eliyle bir vatandaşın yakasına yapıştığı görüntüler, sosyal medyada hızla yayıldı. Olayın devamında ise diğer korumanın, Kuzey Ekspres Gazetesi muhabirinin görüntü almasını engellemeye çalıştığı görüldü. Bu görüntüler, Büyükşehir yönetiminin vatandaşlara ve basına karşı tutumunu sorgulatır hale getirdi. Bir belediye başkanının korumalarının bu kadar agresif davranması, otoritenin nasıl kullanıldığına dair ciddi soru işaretleri doğurdu. Acaba bu tür olaylar, Büyükşehir yönetiminin kontrolü kaybettiğinin bir göstergesi mi?
AHMET METİN GENÇ OTORİTEYİ KAYBETTİ Mİ?
Üst üste yaşanan bu skandallar, Trabzon gündemini oldukça meşgul ediyor. Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, daha ilk yılında bu kadar çok skandalla karşı karşıya kalınca, otoritesini kaybedip kaybetmediği sorgulanır hale geldi. Özellikle torpil iddiaları, zabıta baskını ve korumaların şiddet içeren davranışları, Büyükşehir yönetiminin sürdürülebilir bir yönetim anlayışından uzaklaştığını gösteriyor. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya'nın Ramazan ayı boyunca sahada olacağını açıklaması ise bu açığı kapatmak için bir fırsat olarak görülüyor. Ahmet Metin Genç, bu skandalları toparlayıp vatandaşların güvenini yeniden kazanabilecek mi? Yoksa bu olaylar, onun siyasi geleceğini mi tehdit ediyor?
***
CORA’NIN YENİ GÖREVİ OLUMLU KARŞILANDIAK Parti 27. Dönem Trabzon Milletvekili ve Genel Merkez Rize İl Koordinatörü Salih Cora, geçtiğimiz günlerde AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuk İşler Başkan Yardımcılığı görevine atandı. Cora'nın son yapılan seçimlerde milletvekili adayı gösterilmemesi, Trabzon kamuoyunda büyük bir şaşkınlık yaratmıştı.Trabzon siyasete başladığı günden bu yana davasına bağlı kalan ve davası için yoğun bir çaba gösteren Salih Cora, şehriyle ve diğer siyasi partilerle samimi ilişkiler kurarak uyumlu bir çalışma dönemi geçirdi. Trabzon milletvekilliği süresince, TBMM’deki yasama faaliyetlerinde aktif olarak yer alırken, geri kalan tüm zamanını Trabzon’da geçiren Cora, halkla buluşmayı ihmal etmedi. Cora'nın bu yüksek çalışma temposu, onu yalnızca Trabzon’daki değil, tüm bölgedeki vatandaşlar arasında takdirle karşılanmasını sağladı.
Özellikle muhtarlar, belediye başkanları ve sivil toplum kuruluşları, Cora’nın yokluğunu bu dönemde daha fazla hisseden kesimler oldu. Ancak Cora, milletvekilliği görevini yerine getirdiği dönemde şehirle ve insanlarla olan bağını asla kopardı, halkın istek ve taleplerine duyarlı bir şekilde, her zaman çözüm arayarak onlara hizmet etmeye devam etti.
Partisine karşı hiçbir zaman kırgınlık beslememiş olan Cora, hangi görev verilirse verilsin, bu görevi sevinçle kabul etti ve yine yüksek bir motivasyonla çalışmalarını sürdürdü. Bu özverili yaklaşım, AK Parti Genel Merkezi tarafından fark edilerek, Cora'nın yeni bir görevle ödüllendirilmesine neden oldu. Trabzon AK Parti teşkilatları ve şehir halkı, Cora’nın AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuk İşler Başkan Yardımcılığı görevine atanmasını büyük bir memnuniyetle karşıladı.
***
ATASOY NEDEN BASINLA BULUŞMUYOR?
Trabzonspor’un Basın ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Gözde Atasoy, göreve başlamasının üzerinden üç ay geçmesine rağmen Trabzon’daki basın mensuplarıyla henüz bir araya gelmedi. Bu durum, şehirdeki spor medyası ve Trabzonspor camiasında eleştirilere neden oluyor.
Atasoy, kamuoyunda haber spikeri kimliğiyle tanınan bir isim. Ancak Trabzonspor gibi medyayla sürekli etkileşimde olan bir kulüpte, halkla ilişkiler görevi daha farklı bir sorumluluk düzeyi gerektiriyor. Bu pozisyonda, kulüp muhabirleriyle düzenli iletişim kurmak, onların çalışma şartlarını ve ihtiyaçlarını dinlemek temel bir beklenti. Zira medya, Trabzonspor’un hem yerel hem ulusal ölçekte tanıtımında kilit bir role sahip.
Ziraat Türkiye Kupası kura çekiminde yaptığı kısa bir açıklama dışında Atasoy’un basınla herhangi bir temas kurmaması, onun bu görevde pasif kaldığı izlenimini oluşturuyor. Özellikle Trabzon gibi futbolun bir yaşam biçimi olduğu bir şehirde, bu pozisyondaki bir ismin daha aktif bir iletişim stratejisi yürütmesi gerekiyor.
***
DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NÜN ÖNEMİ8 Mart Dünya Kadınlar Günü, tarih boyunca kadınların hak mücadelesinde kat ettiği mesafeyi anımsatan ve bu yolculuğu onurlandıran özel bir gündür. Kadınların toplumda, iş hayatında, siyasette ve özel yaşamda hak ettikleri eşitliği kazanmak için verdikleri çaba, tarih kitaplarına yazılmış pek çok başarı hikayesiyle doludur. Ancak, bu mücadelenin hala bitmediğini ve daha katedilecek uzun bir yol olduğunu da hatırlatır.Kadınlar, sadece bir gün değil, her gün takdiri ve eşit hakları hak eden bireylerdir. Dünyanın pek çok yerinde kadınlar, eğitimden iş dünyasına, siyasetten sanata kadar hayatın her alanında büyük katkılarda bulunuyor. Kadınların üstlendikleri roller arasında, özellikle annelik gibi kutsal bir görev, toplumu şekillendiren en temel unsurlardan biridir. Annelik, sevgi ve fedakarlığın bir simgesi olarak, kadınların gücünü ve özverisini en iyi şekilde temsil eder. Buna rağmen, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, kadınların potansiyellerini gerçekleştirmelerinin önünde hala bir engel olmaya devam ediyor. Ücret eşitsizliği, işyerinde ayrımcılık, eğitim fırsatlarına erişimdeki dengesizlikler ve aile içi şiddet gibi sorunlar, kadınların hayatında varlığını sürdüren ciddi meselelerdir.Kadınlar Günü, yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda farkındalık yaratma ve harekete geçme çağrısıdır. Her bir bireyin, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama yolunda üzerine düşeni yapması gerekir. Eğitim sistemlerinde cinsiyet eşitliği temalarının daha fazla işlenmesi, kadın liderlere fırsat tanınması ve cinsiyet ayrımcılığına karşı daha katı hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi, bu hedefe ulaşmak için atılması gereken önemli adımlardan bazılarıdır.Bugün, her birimizin kendi çevresinde kadınların emeklerini ve başarılarını görünür kılmak için bir adım atması mümkündür. Küçük bir teşekkür, bir destek sözü ya da eşit bir tutum, büyük değişimlere yol açabilir. Kadınların sesini daha güçlü bir şekilde duyurabilmesi için, toplumsal dayanışmayı artırmalı ve kadınların hak ettikleri değeri her gün hissetmelerini sağlamalıyız.Daha adil ve eşit bir dünya yaratmak, yalnızca kadınların değil, herkesin sorumluluğudur. Dünya Kadınlar Günü'nü, cinsiyet eşitliği yolunda bir adım daha atmak için bir fırsat olarak değerlendirelim ve daha iyi bir geleceğe hep birlikte yürüyelim.









