VALİ TALİMATIYLA ADINA YARAŞIR FETİH PLANIYakın geçmişe kadar (yaklaşık 60 yıl boyunca) 24 Ekim’de kutlanan Trabzon’un Fethi, bilimsel araştırmaların ardından 15 Ağustos’a alındı. Fethin çağlar değiştiren büyük sultanı II. Mehmed (Fatih Sultan Mehmet) tarafından 15 Ağustos 1461 tarihinde gerçekleştirildiğinin duyurulması ile Trabzon her yaz bu gururu yeniden yaşıyor. Ancak başta Vali Tahir Şahin olmak üzere şehrin ileri gelenleri, bu konuda daha önce yapılanları yeterli görmedi. Oluşturulan özel konsey, seri toplantılarla adına yaraşır bir kutlama yapmak için Mayıs ayı başından itibaren hazırlıklara başlanması yönünde start verdi.Trabzon’un Türk egemenliğine girdiği ve tam olarak İslamlaştığı günün simgesi olarak 15 Ağustos’ta fethin 565. yıl dönümü, çok daha zengin içerikte etkinliklerle kutlanacak. Vali talimatı ile her resmî kurumdan en az iki temsilci, kutlamalar için etkin görev alacak. Olağanüstü bir süreç veya gündem ortaya çıkmazsa kutlamalar, tarihe damga vuracak düzeyde ses getirici olacak. 2025 yılında akademisyenlerce keşfedilen “Fetih Yolu”nun haritası çıkarılacak, kutlamalar genişletilecek, yarışmalar düzenlenecek ve okullarda fethin tarihi ile içeriği hakkında bilgilendirmeler yapılacak.
***
TÜTÜN İÇEN İÇERİDE, İÇMEYENLER DIŞARIDA!Trabzon’un sahil kesiminde, Ganita’dan Beşirli’ye kadar uzanan hat üzerinde, deniz tarafında yer alan seri kafeler, nam-ı diğer “cepler”, sadece gelip geçenlere mola imkânı sağlamakla kalmıyor; yeni sezon başlarken şehrin turizm yüzünü de oluşturuyor.Bu ceplerde, soğuktan ve aşırı yağışlardan insanların etkilenmemesi için bazen sobalar yakıldı, bazen elektrikli ısıtıcılar açıldı, bazen de örtüler çekildi. Ancak “içeride sigara içilmesinin” bir türlü önüne geçilemedi.Normalde cep tesisleri ya da buradaki mini kafeteryalar kapalı olmamalı. İnsanlar üşümesin ve ıslanmasın diye gerilen brandalar, sonuçta kapalı bir ortam meydana getiriyor. Dört yanı kapalı yerlerde oturanlar tütün mamulü kullanabiliyor. İşletmeciler buna izin verse de sigara kullanmayanlar, alerjik ya da kronik rahatsızlığı bulunanlar ile yaşlılar ve bebekler içeride bulunamıyor.Yani sigara içenler içeride saatlerce oturabilirken, içmeyenler dışarıdaki iskemlelerde oturmak, üşümek, ıslanmak ya da kalkıp gitmek zorunda kalıyor.Tütün tüketen içeride, içmeyenler dışarıda!..Biraz ters durmuyor mu?***
SGK AKBAY ÖNDERLİĞİNDE SAHALARA İNİYORSosyal Güvenlik İl Müdürü Erdem Akbay, sıradan bir bürokrat değil. İl müdürlüğü görevi içerisinde de belki en az yaptığı şey, yerinde oturup “memuriyet” ile yetinmek. Sürekli etkin halkla ilişkiler kuruyor ve network ağını geliştiriyor.Sadece yönetişim tekniklerinin ikmali ile yetinmiyor; fikir geliştiriyor, uzman olarak sorunlara çözüm arıyor. Sorulara cevap veriyor. Erdem Akbay’ın basınla ilişkileri de güçlü. Kurumlarla da üst düzey iletişim kurabiliyor.Son aksiyonunda yine kendi geliştirdiği bir model ve uygulama ile resmî ve yarı resmî kurumlara belli ekipler göndererek staj programları hakkında bilgilendirme imkânı sunmak istediğini bildirdi. Staj ve uygulamalı eğitimlerin gençlerin hayatındaki önemi tartışılmaz. Bildiğiniz üzere konunun “staj mağdurları, staj notları, staj referansı, stajda kurumsal ve kişisel sorumluluklar, staj sigortası” gibi birçok başlığı var.Bu konuda gönüllü bilgilendirme yapmak için Akbay, kendisinin de aralarında bulunacağı bir ekiple yola çıkacak. Hem kurumlar hem de gençler bundan fayda sağlayacak.Bilgi güçtür.SGK’yı yıllarca halktan, kurum ve kuruluşlardan kopuk, statükonun temsilcisi gibi gösteren anlayışa karşı il müdürünün tavrı dikkat çekici ve olumlu bulunuyor.***
“TRABZON’DA KAYBETMEK” NEDİR, ANLATTI!Trabzonspor’un son resmî şampiyonluğunda imzası bulunan Abdullah Mucib Avcı, ortaya bir çıktı, pir çıktı!.. Bordo-mavili kulüpteki ikinci dönemini tamamladıktan sonra herhangi bir kulüple anlaşmayan, ancak gerek büyük takımlara, gerek millî takıma gerekse kurumsal yayıncılara sürekli göz kırpan Avcı, kendisine Trabzon’da sorulamayanları cevapladı.“Maçı kaybettiysem basın toplantısında boyumun kısaldığını hissediyordum” diyen Avcı, şunları söyledi:“Kaybetmek futbolcudan, taraftardan, yöneticiden daha çok bizde sarsıntı yapar. İstanbul dışında sadece Trabzon’da çalıştım. Çok farklı bir şehir. Her şeyi aşırı yoğun yaşıyorlar. Trabzonsporluluk duygusunu her ortama taşıyorlar. İşimi eve yansıtmam ama medya ve taraftarla ilişkiler gerçekten çok zor. Kaybetmek başlı başına bir olay. Huzursuzluk, uykusuzluk, stres; her şeyi yapar. Ben kaybedince boyum kısalıyor gibi hissederek basının karşısına çıkıyordum. Mahkemeye çıkıyorum sanıyordum.”Biz, Avcı’nın Trabzon’da medya tarafından pek sıkıştırıldığını hatırlamıyoruz; ancak elbette kendi hislerini kendisi daha iyi bilir.









