TARAFTARLAR BÖYLE Mİ OLMALIYDI?
Lafa geldiğinde Trabzonspor için canını vereceğini söyleyen bazı taraftar gruplarının aslında bu kulübü nasıl da rant aracı olarak gördüğünü bilenlerdeniz. Ama onlara hala belli değerler yüklemeye çalışırlar ya, buna bir türlü anlam veremeyiz. Bakın Şenol Güneş gibi Trabzonspor tarihini yazan isimlerin en başında gelenler arasındaki efsane takımın teknik direktörü oluyor ve hava alanında çok az sayıda taraftar görülüyor. Oysa Trabzonspor’u adeta yolunacak kaz gibi gören Abdullah Avcı, ya da bu kulübün adresini bile internetten araştırmamış olan Nenad Bjelica için bu gruplar yollara dökülürler. Hele yıldız eskisi ve kulübün paralarını iç edecek bir takım oyuncular için de gece yarıları hava alanının yollarını arşınlarlar. Yüzlerce, hatta binlerce kişiyle karşılama yaparlar. Bunlar kuşkusuz yanlış şeyler. Teknik adamlar da, futbolcular da verdikleri hizmetin değerine göre uğurlanmalı…
HAVA ALANI EFSANE İÇİN DOLDURULMALIYDI
Bu kişiler yüksek para kazanacakları için Trabzonspor’u tercih ettiklerinden dolayı da karşılanmalarına hiç gerek yoktur. Bu onlara daha gelmeden verilen deve yüküyle paranın dışında, ikinci bir payedir ki, yönetimler bile bunu istese, taraftarlar kesinlikle böyle bir olaya zemin hazırlamamalıdır. Ama illa da birileri karşılanacaksa bunlar Trabzonspor’a karşılıksız sevgi duyanlar olmalıdır. Bu kulübün büyümesi için elinden geleni yapanlar, paraya karşı gerçekten emekten yana tavır koyup, İstanbul kulüplerinde oynamayı değil, Bordo-Mavili renkleri sırtına geçirenler tercih edilmelidir. Eğer taraftar, bu kulübün tarihi kimliklerine karşı saygı noktasında sıkıntı yaratıyorlarsa ve sadece ceplerine para koyanların peşinden gidiyorsa onlara taraftar denmez… Bu nedenle, Şenol Güneş’in karşılanma şekli hiç içime sinmedi ve kendine taraftar diyenlere de yakışmadı. Şenol Güneş yeniden Trabzonspor’a geliyorsa gerçek taraftarlar hava alanını tıklım tıklım doldurmalıydı.
Yazık ki yine sınıfta kaldılar.
***
BAŞKAN DOĞAN’DAN HODRİ MEYDAN!
Trabzonspor başkanı Ertuğrul Doğan Aspor’da canlı yayın konuğu olduğu programda kendisine yöneltilen soruları yanıtlarken, kongreyle ilgili de ilginç mesajlar verdi. Özellikle eski başkan yardımcısı Nevzat Aydın’ın eleştirilerinin sorulduğu Başkan Doğan, “Biz her şeyi doğru yaptığımız iddiasında değiliz, kuşkusuz yanlışlar da yapıyoruz. Herkesin eleştirme hakkı var. Küfür ve hakaret olmadığı sürece bu eleştirileri dikkatle dinleriz. Ama şu bir gerçek ki Trabzonspor başkanlık koltuğu rahat bir makam değil. Burada paranı, zamanını, huzurunu kaybediyorsun. Eleştiriliyorsun, hakarete uğruyorsun, af edersiniz küfürler yiyorsunuz. Kuşkusuz bu kulübe başkanlık yapmak, yönetiminde bulunmak, hizmet etmek çok onurlu bir görev… Zaten sonradan değil, sokaklarında büyüyerek taraftarı olduğumuz Trabzonspor’a hizmeti büyük bir istekle, arzuyla yapmaya çalışıyoruz. Bu kulübe başkanlık yapan herkese karşı saygılı olmak gerekir. Çünkü hiç kimse kulübe zarar vermek için başkanlık yapmaz. Bunun için herkesin başkanlık makamına saygılı davranması gerekir” dedi ve daha sonra şunları kaydetti:
‘ARALIK’TA KONGRE VAR ADAY OLSUNLAR’
“Eski başkanlardan çok destek aldığımız oluyor. Mesela İbrahim Hacıosmanoğlu, Sadri Şener, Nuri Albayrak, son olarak Muharrem Usta aradı. Hepsi de desteklerini gösteriyorlar. Bir isteğimiz olup olmadığını soruyorlar. Bir de tabii ki Faruk Nafız Özak ağabey, o hep bizimle beraber… Bu makamlar gelip geçici, biz kulübü ekonomik bataktan kurtarmak, sahada yarışan bir takım kurmak için savaşıyoruz. Koltuklara yapışıp kalacak değiliz. Amacımız sıfır borçlu bir Trabzonspor ortaya çıkarmaktır. Sabit gelirlerle bunları yapamayız. Yeni projelerimiz bulunuyor. Onları hayata geçirirsek bu hedefimize ulaşacağız. Borcu bitiririz de karşımıza aday çıkar diye bir endişemiz yok. Zaten bir Trabzonsporlu böyle düşünmez. Aralık ayında kongre var. Buyursun isteyen aday olsun. Bu her üyenin hakkı. Biz bıraktıktan sonra yeni seçilecek başkana maddi manevi her türlü desteği vermekten imtina etmeyiz. Bu bizim görevimiz, çünkü Trabzonsporluyuz. Trabzonsporluluk da bunu gerektirir. Önümüzde kongre var, daha iyi yapabileceğini söyleyenler aday olsun. Bu kulübü yönetsin, biz de desteğimizi esirgemeden her türlü verelim.”
***
HÜSEYİN ÇİMŞİR’E İADE-İ İTİBAR!
Trabzonspor’da Şenol Güneş’in teknik direktörlüğe getirilmesinin ardından Hüseyin Çimşir de birinci yardımcı antrenör olarak iş başı yaptı. Hüseyin kuşkusuz Bordo-Mavili renklere gönül vermiş ve bu aşkının bedelini de her zaman ağır ödemiş bir isimdi. Altyapısından yetiştiği kulüpte taraftar gazabına uğramış ses çıkarmamış, futbolcuyken kiralık göndermişler sorun yapmamış, satılmış tepki koymamış… Geri çağrılmış pazarlık bile yapmadan imza atmış… Teknik direktör yapılmış, tam iyi giderken ve şampiyonluğa koşarken altına yabancı bir teknik adam getirilmiş, yine kulüpte sıkıntı olmasın diye işini yapmaya devam etmiş… Haksızca ve adeta aşağılayarak işine son verilmiş yine de tek kelime sitemde bulunmamış… Trabzonspor’un Süper Lige çıkışının 50’nci yılı etkinliklerine davet edilmemiş, bir mektup ve forma bile gönderilmemiş, yine de kimseye yakınmamış…
BU HAMLE ÖNÜNÜ DE AÇMAYA YÖNELİKTİR
Hani sabır taşı olsa çatlardı diye bir söz vardır. Ama Hüseyin Çimşir sabır taşına bile meydan okumuş yaptıklarıyla, tavırlarıyla… Kendisi bin kere zarar görse de, bir kez olsun gönülden bağlı olduğu Trabzonspor’un ne yönetenlerinin, ne de teknik adamlarının yıpranmasına neden olacak bir tavır içinde olmamış… En son Trabzonspor’u çalıştırdıktan sonra kısa bir Erzurumspor macerasından sonra kenara çekilmiş… Lobisi olmadığından da dişe dokunur bir teklif almamış Hüseyin Çimşir. Şenol Güneş göreve gelirken, Başkan Ertuğrul Doğan’ın önce TV’de bu isme övgüler dizmesi zaten yolunun yeniden açılacağının işaretiydi, Güneş’in göreve gelmesinin ardından Hüseyin Çimşir birinci yardımcı yapılırken, aslında geleceğe dönük takımın teknik direktörü olmasının da önü açılma eylemi yapılmış oldu. Böylece Hüseyin Çimşir’e iade-i itibarı verilmiş oldu. Ertuğrul Doğan hem Şenol Güneş, hem de Hüseyin Çimşir eylemiyle birlikte geldiği günden beri en doğru hamlesini de yaptı ve bu kez takdiri hak etti.
***
“OZAN TUFAN BABAN GELDİ”
Şenol Güneş’in Trabzonspor’da yeniden göreve başlaması, takım içindeki bazı oyuncuları da heyecanlandırdı.
Özellikle Ozan Tufan, bu gelişmeden en çok fayda sağlayacak isim olarak öne çıkıyor. Güneş’in oyun sisteminde orta sahada teknik kapasiteye sahip, çalışkan ve çok yönlü oyunculara büyük önem verdiği biliniyor. Ozan Tufan’ın, Bursaspor’da yaptığı çıkışta büyük pay sahibi olan Şenol Güneş’in yönetiminde yeniden kendini bulabileceği ve sahada daha özgür bir role kavuşabileceği yorumları yapılıyor.
İçeriden gelen bilgilere göre, Güneş’in Ozan’ı eski formuna kavuşturmak için özel bir plan hazırladığı ve ona orta sahanın liderliğini vereceği konuşuluyor. Ozan’ın da bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek istediği, yeni hocasıyla birlikte Trabzonspor’da yeniden yükselişe geçmeyi hedeflediği iddialar arasında.
Takım içerisinde, arkadaşları tarafından espri konusu olan Ozan’a oyuncular, “Hadi iyisin baban geldi” şekilnde takılmaya başladılar. Tıpkı Abdullah Avcı’nın gelişince Edin Visca’ya olduğu gibi.
***
UZUNDURUKAN GÜNAH MI ÇIKARIYOR?
Trabzonspor camiasında Şenol Güneş’in geri dönüşü konuşulurken, gazeteci Zeki Uzundurukan'ın Güneş’e yönelik tavrı dikkat çekiyor.
Geçmişte Güneş’i sık sık eleştiren Uzundurukan, son dönemde köşe yazılarında adeta "günah çıkarıyor" havasına büründü.
Uzundurukan’ın Özellikle Güneş’in Trabzonspor’a katkılarını öne çıkartan, onun futbol aklını ve tecrübesini överek yaptığı yorumlar, bazı çevrelerde “fikir değişikliğinin sebebi ne?” sorusunu akıllara getirdi.
Kulislerde konuşulanlara göre, Uzundurukan’ın Güneş ile geçmişte yaşadığı gerginliği ortadan kaldırmak ve ilişkileri düzeltmek adına bu tavrı sergilediği öne sürülüyor.
Şenol Güneş'in Zeki Uzundurukan’ın bu tavır değişikliğine nasıl tepki vereceği ise merak konusu. Güneş’in geçmişte kendisine yönelik eleştirilere karşı son derece hassas olduğu biliniyor, bu yüzden Uzundurukan’ın bu "günah çıkarma" çabalarının pek de sıcak karşılanmayacağı iddia ediliyor.
Şenol Güneş’in, geçmişte yaşananları unutmadan ama profesyonel bir duruş sergileyerek, medyada çıkan bu olumlu yorumlara mesafeli kalması bekleniyor.








