AK PARTİ İL DANIŞMA MECLİSİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Geçtiğimiz hafta sonu Trabzon’da AK Parti İl Danışma Meclisi toplantısı gerçekletirildi. Partinin önemli isimleri uzun bir aradan sonra yoğun katılımla bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu.
Tam 20 sene önce Zorlu Otel’de yapılan benzer toplantısına Başbakan Erdoğan da katılmıştı. Genişletilmiş il danışma meclisi toplantısıydı. Erdoğan orada ne demişti?.. “Habu yaylalara yaptuğunuz evler var ya; bunlari betondan yapaysunuz, niye bubalarınızın-dedelerunuzun evleri gibi yapmaysınız?” Ve hemen eklemişti: “Betonarmeden arınacağız.” Trabzon ve Rize bu ikazı birkaç yıl dikkate almıştı. Sonra yeniden kötü yapılar başladı.
Hatta yaylalarda yıkımlar ardı ardına geldi. Erdoğan oradaki toplantıda şunu da söylemişti: “Burada bugün hep birlikte bölgemizi nasıl kurtarırız, yaylalarımızı nasıl doğal haliyle koruyabiliriz ve güzelleştirebiliriz, bunu konuşacağız. Şayet ben de siyaset yaparsam uyarın, hemen susarım.” Hatırlatmalar iyidir; başbakanlığı döneminde Erdoğan’ın bu yaklaşımı bugün aklımıza gelince hatırlatmak istedik; hem partililere, hem yaylacılara. Sıkıcı siyasi polemikler yerine doğal yaylalar. Kim istemez ki?
***
SAHİLLER ÖZELE KALDI, MERTLİK BOZULDU
7 Nisan 2007’de Karadeniz Duble Sahil Yolu açıldı. Bu yolun tam olarak hizmete hazır hale gelmeden açıldığını bizim gibi herkes hatırlar.
Aradan geçen yaklaşık 20 yılın ardından…
Belli geçişlerde halen yol inşaatı devam ediyor. Bu yolla Karadeniz’de 16 doğal plaj yok oldu. Geriye kalan plajları belediyeler aldı. Bazıları özele kaldı. Aslında Çevre Kanunu maddeleri ve ÇED projeksiyonu altında sahillerin özel kişilerce işletilmesi diye bir başlık yok.
Böyle bir hak ve selahiyet de yok. Kiralama usulüyle plaj işletenlerin de son derece ciddi denetimlerden geçmesi gerekiyor.
Şu anda öyle mi? Hayır.
Giresun haricindeki hiçbir sahil kentimizde denetim görülmüyor. Örneğin Trabzon Büyükşehir Belediyesi ukdesinde işletilen Akçakale (Zeytinlik) Halk Plajında rüzgar, dalga ya da kirlilik söz konusu olunca cankurtaranlar ve görevli gençler insanların denize girmesini engelliyor. Girdiklerinde koruyor, denetliyor, yönlendiriyor ve gözlüyor. Biraz ilerideki Çarşıbaşı Plajı?
Özel işletmeler şeklinde tesis edilmiş yerlerde suya ulaşmak bile paralı. Koruma ve cankurtaran da yok. Boğulma vakalarının iki katına çıktığı bugünlerde tekrar uyarmak istedik.
İnsan hayatından kıymetli ne var!..
***
ŞAMPİYON ADAYI DEĞİLİZ; EN YAŞLI 11’DE LİDERİZ
Ligin başlamasına sayılı günler kala, ligin en yaşlı olası 11’i açıklandı. Milli takıma Uğurcan dışında oyuncu gönderemeyen, en iyi 11’lere 1-2 isim dışında oyuncu veremeyen Trabzonspor, yaşlı 11’de zirveyi çekti!
En yaşlı 11’de 3 Trabzonsporlu var:
Paulo (38), Güray (37), Paulista (34), Saviç (34), Veysel (37), Nwakaeme (36), Taras (36), Maxim (35), Visca (35), Costa (34), Cenk (34)
Kimileri bu üçlemeye "tecrübe" diyebilir. Ya da "Ronaldo da 40’ında estiriyor" denilebilir. Biz sadece Nwakaeme ve Edin Visca’nın 90 dakika çıkarıp çıkaramayacağını, Saviç’le savunma hattı kurulup kurulamayacağını hatırlatalım...
Sizce Trabzonspor’un, yarımşar saatlik tecrübelilere mi ihtiyacı var, yoksa 90 dakika savaşarak (örn: Mustafa - Zubkov) kalitesiyle maç alacak hazır isimlere mi?
***
AHMET MİNGUZİ SEZONU OLSUN MU, OLMASIN MI?
Spor Bakanı (Osman Aşkın Bak) Rizeli. Bak’ın ikinci dönemi. Trabzon siyasetiyle arasının ne kadar iyi olduğunu herkes biliyor. Birçok federasyonun başında Trabzonlular var. Futbolun patronu Oflu İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu. Kulüpler Birliği’nin yeni başkanı, Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan.
Hükümet, özellikle Fenerbahçe ve Galatasaray’a gizli-açık büyük destek sağladı. Trabzonspor ise kendi yağıyla kavruluyor. Bu şartlar altında; geçen sezon rekor düzeyde puanı çalınan, hemen her maçta idari saldırıya uğrayan Trabzonspor, bu sezon da kaldığı yerden mi başlayacak?
Mattia Ahmet Minguzi’nin isminin yeni futbol sezonuna verilmesi isteniyor. Özellikle siyasetin spor cenahı, Yılmaz Büyükaydın önderliğinde futbola yakın isimler ve Gurbetçi Gençler bu konuda öncü oldu.
Her sezon futbolcu, futbol adamı veya başkan ismi verilmesi şart mı? Bizce hayır. Ancak Minguzi’nin isminin yaşatılması; ailesine teselli, camiaya onur, kamuoyuna ise sahiplenici ve caydırıcı bir mesaj verilmesi açısından bu teklif çok haklı, çok yerinde ve tutarlı olacaktır.
Böylece, futbolun patronlarının gündemlerinin neresinde olduğumuzu lig başlamadan önce anlamış olacağız.










