BAŞKA KAYA: YOLU AÇIN İLERLEYİM!
Trabzon’da siyaset bazen kelimelerin arasına saklanır; bazen de bir futbol sahasının çimlerine…
Ahmet Kaya, Mart ayı meclis toplantısında yaptığı açıklamayla yalnızca bir proje çağrısı yapmadı; aynı zamanda bir irade ortaya koydu. Konu, Trabzon amatör futbolunun kalbi sayılan Yavuz Selim Sahası idi.
Başkan Kaya’nın sözleri netti, tereddütsüzdü ve siyasi nezaket sınırları içinde güçlüydü: “Eğer Büyükşehir Belediyemiz bize bir yol açarsa, Yavuz Selim’de yarın itibariyle imalata başlarım.”
Bu cümle sıradan bir belediye vaadi değil. Bu, hem bir meydan okuma hem de bir sorumluluk üstlenme beyanıdır.
Yavuz Selim sıradan bir saha değildir. Orası, Trabzon’da nice yeteneğin ilk kez topa vurduğu, amatör ruhun profesyonel hayallere dönüştüğü yerdir. Başkan Kaya da bunu özellikle vurguluyor: “Yavuz Selim’de futbol oynamış biri olarak, oranın Trabzon ve Türk futbolu için ne kadar değerli olduğunu bilerek, o alanda yapılacak bir çalışmaya önderlik edebileceğimi söyledim. Bugün de aynı şeyi söylüyorum.”
Bu ifade, teknik bir proje anlatımından çok daha fazlasını barındırıyor. İçinde hatıra var, aidiyet var, samimiyet var.
Ancak işin bir de idari boyutu bulunuyor. Sahanın yetki alanı Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Başkan Kaya bunu açıkça dile getiriyor: “O alan Büyükşehir Belediyemizin yetkisindedir.”
Ardından da diplomatik ama dikkat çekici bir tespit geliyor: “Büyükşehir Belediyemiz bugüne kadar bir adım atmadı ama atacağı ifade edildi. Bundan memnuniyet duyarız.”
Bu cümlede eleştiri de var, kapı aralama da…
Asıl vurgu ise şurada: “Çünkü bu Ahmet Kaya olarak benim değil, Trabzon’daki bütün futbolseverlerin talebidir.”
Siyasetin en güçlü zemini toplumsal taleptir. Başkan Kaya meseleyi kişisel bir proje olmaktan çıkarıp şehrin ortak beklentisi haline getiriyor. Üstelik sadece taraftarın değil, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu’nun da bu yönde talebi olduğunu hatırlatıyor.
Ve son cümle, aslında tüm tartışmanın özeti niteliğinde:
“Bize bir görev düşerse bugün itibariyle inisiyatif alıp yapmaya hazırız.”
Top artık Büyükşehir’de mi?
Yoksa bu çağrı yeni bir ortak aklın başlangıcı mı olacak?
Trabzon futbol şehridir. Bu şehirde bir sahanın kaderi, yalnızca beton ve çim meselesi değildir. O saha yapılırsa gençler kazanacak. Yapılmazsa, tartışmalar sürecek.
Şimdi mesele basit: Yol açılacak mı?
***
BELEDİYE BÜTÇESİ SINIRLI AMA YARDIM SINIRSIZ
Belediyecilik sadece asfalt dökmek değildir. Asıl iş, zor durumda olanın kapısını çalabilmektir. Ahmet Kaya göreve geldiğinden beri bunu yapmaya çalışıyor.
Son dönemde özellikle ihtiyaç sahibi aileleri evlerinde ziyaret ediyor. Sorunu makamdan değil, yerinde dinliyor. Ev tadilatı gerekiyorsa talimat veriyor. Hastane masrafı varsa çözüm arıyor. Gıda, temizlik ve temel ihtiyaçlar konusunda belediyenin imkânlarını devreye sokuyor.
Ortahisar Belediyesi’nin bütçesi sınırsız değil. Ama eldeki imkânın önceliği belli: Geçim sıkıntısı yaşayan vatandaş. Bugün birçok aile ekonomik olarak zorlanıyor. Böyle bir dönemde yerel yönetimin sahada olması önemlidir.
Kaya’nın yaptığı işin en dikkat çeken yönü, araya mesafe koymaması. Vatandaşla doğrudan konuşuyor. Bekletmeden çözüm üretmeye çalışıyor. Bu yaklaşım, insanların kendini yalnız hissetmemesini sağlıyor.
Kısacası mesele büyük sözler değil. Küçük ama zamanında atılan adımlar. Ortahisar’da son dönemde gördüğümüz tablo budur. Bu hassasiyeti görmezden gelmek olmaz. Başkan Kaya’yı bu tutumu nedeniyle tebrik etmek gerekir.
***
UZUNGÖL FESTİVALİNE 215 BİN ZİYARETÇİ
Trabzon’un gözde turizm merkezi Uzungöl, bu kış sadece karın ve gölün güzelliğiyle değil, Kış Festivali ile de gündemdeydi. 3 gün boyunca devam eden etkinlikler, bölgeyi adeta bir renk cümbüşüne dönüştürdü. Komite Başkanı Yavuz İnan’ın da belirttiği gibi, “Geniş kapsamlı bir festival gerçekleştirdik.” Gerçekten de, festival rakamlarla konuştu: 214 bin 913 ziyaretçi, 34 bin 48 araç, 28 sanatçı sahneye çıktı, binlerce kişiye ikramlar yapıldı.
Bir düşünün… Binlerce insan, karla kaplı patikalarda yürüyüp, gölün etrafında sanat ve kültürle buluştu. 6 bin 500 kişiye 650 kilogram köfte, 5 bin 500 kişiye 700 kilogram ekmek arası hamsi dağıtıldı. Üstelik festival boyunca 12 bin kişi ücretsiz ikramlardan yararlandı. Yani bu sadece bir turizm etkinliği değil; aynı zamanda yerel halkın ve ziyaretçilerin birlikte nefes aldığı bir kültürel şölen oldu.
Ve tabii ki ateşler… Festival boyunca 18 ton odun yakıldı; Çaykara Belediyesi ve Milli Parklar iş birliğiyle bu atmosfer yaratıldı. Kışın soğuğu, ateşin sıcaklığıyla birleşince ortaya tam bir festival havası çıktı.
Önümüzdeki yıllarda hedef daha da büyük: Guinness Rekoru… Evet, Uzungöl, Türkiye’nin ve dünyanın dikkatini çekmek istiyor. Mahalle muhtarı Selam Dilek, “İlgiyi artırmak için çalışacağız” derken, bölgedeki turizmi sürdürülebilir hâle getirme kararlılığını ortaya koyuyor.
Bence bu festivalin en önemli mesajı şuydu: Doğa, sanat ve kültür birlikte var olursa, turizm sadece ekonomik bir gelir değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi hâline geliyor. Katılımcılar, ellerinde köfte, göllere bakarken sahnede çalan müzikle bir bütün oldular. İşte Uzungöl’ün gerçek cazibesi de burada: sadece fotoğraf karelerinde değil, insanın hafızasında ve gönlünde yaşanan bir deneyimde.
Bu yılın bilançosu gösteriyor ki, Uzungöl Kış Festivali sadece bir etkinlik değil; kışın sıcak yüzü, kültürün buluşma noktası ve doğayla iç içe bir şölen. Önümüzdeki yıllarda daha çok ziyaretçi, daha çok sanatçı ve belki de dünya rekorlarıyla bu küçük göl kasabası Türkiye turizminin yıldızlarından biri olmaya devam edecek.
***
TRABZON’UN YEŞİL KALBİ BAŞTAN YARATILIYORTrabzon’un kalbinde sessiz ama derin bir değişim rüzgarı esiyor. 100. Yıl Parkı, yıllardır şehrin gözdesi olmuş, ama zamanla yorgun düşmüş bir alan. Büyükşehir Belediyesi, bu yorgunluğu modern bir nefesle değiştirmeye hazırlanıyor. 51 bin metrekarelik dev bir alan, sadece taş ve betonla değil, konfor ve estetikle yeniden şekillenecek.Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’nın yürüttüğü projeye ayrılan bütçe 77 milyon 761 bin TL ve 2027 başında tamamlanması hedefleniyor. Park, sahil yolu tarafından ikiye bölünmüş olsa da artık yeniden bir bütün hâline gelecek, hem göze hem de şehre uyumlu bir alan sunacak.
Yürüyüş yolları, bisiklet yolları, piknik alanları ve otoparklar, her ayrıntısı titizlikle planlanarak yenileniyor. Yağmur suyu altyapısı güçlendirilirken, ergonomik olmayan barbekü alanları modern tasarımlarla değiştirilecek. Artık 100. Yıl Parkı, sadece dinlenme değil; spor, aktif yaşam ve keyifli vakit geçirmenin adresi olacak.
Büyükşehir yetkilileri, projeyi sadece fiziki bir yenileme olarak görmüyor. Amaç, hemşehrilerin güvenle, konforla ve modern bir ortamda vakit geçirebileceği bir yaşam alanı yaratmak. Altyapıdan çevre düzenlemesine kadar her detay uzun vadeli düşünülmüş. Ortahisar, 100. Yıl Parkı sayesinde sadece bir park kazanmayacak; şehrin örnek ve uzun yıllar hizmet verecek bir rekreasyon alanına kavuşacak.
Şehir yaşamında yeşil alanlar sadece dinlenme noktaları değil, toplumsal buluşma noktalarıdır. 100. Yıl Parkı’nın modern yüzü, Trabzonlulara sadece bir park değil, yeni bir yaşam tarzı sunacak gibi görünüyor.









