Geçtiğimiz günlerde bu konuyu kaleme almıştık. Tekrar gündeme taşımakta fayda var. Çünkü tesislerin planlanan tarihte açılıp açılmayacağına ilişkin kamuoyunda soru işaretleri oluşmaya başladı.
Trabzon'un Yomra ilçesine bağlı Kaşüstü Mahallesi'nde inşa edilen Dağ kızağı tesisleri, şehir adına oldukça önemli ve yeni bir turizm destinasyonu olabilecek nitelikte. Tesislerin Temmuz ayının başında hizmete açılması bekleniyordu. Bu açıklamayı da Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık yapmış, tesislerin 10 Temmuz'a kadar faaliyete geçeceğini kamuoyuna duyurmuştu.
Başkan Bıyık, bizzat dağ kızağına binerek deneyimlerini de kamuoyuyla paylaşmış, tesisin Yomra için önemli bir değer taşıdığını, turizme hareketlilik kazandıracağını ifade etmişti. Hatta esprili bir dille, "İnsanın işi gücü olmayacak, akşama kadar vaktini burada geçirecek." sözleriyle tesisin cazibesine dikkat çekmişti.
Tesislerin Trabzon'a kazandırılması, faaliyete geçmesi ve turistlere yeni alternatifler sunması şehir turizmi açısından büyük önem taşıyor. Ancak burada üzücü bir sorun bulunuyor.
Edinilen bilgilere göre, tesislerin henüz yapı kullanma izin belgesi (ruhsatı) alınmadı. Tesislerin yapımını üstlenen yüklenici firma ile tesis sahibi arasında, inşaatın yaklaşık yüzde 85'i tamamlandıktan sonra anlaşmazlık yaşandığı ve konunun yargıya taşındığı belirtiliyor.
Tesislerin resmen hizmete açılabilmesi için yüklenici firmanın bünyesindeki ilgili mühendislerin de yapı kullanma izin sürecine onay vermesi gerekiyor. Ancak dava süreci devam ettiği için bu sorun henüz çözülebilmiş değil.
Şimdi kamuoyunun merak ettiği asıl soru şu: 10 Temmuz'da açılması planlanan tesisler daha ileri bir tarihe mi ertelenecek, yoksa ruhsat işlemleri tamamlanmadan mı faaliyete başlayacak?
Bu sorunun cevabını herkes merak ediyor. Bizim tanıdığımız ve bildiğimiz Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, ruhsatı bulunmayan bir tesisin açılışını gerçekleştirmez. Bu nedenle hukuki sürecin bir an önce tamamlanması ve tesislerin yasal prosedürleri eksiksiz şekilde tamamlanarak Trabzon turizmine kazandırılması en büyük temennimizdir.
***
BELEDİYE MAAŞIYLA GAZETECİLİK OLUR MU?
Ortahisar Belediye Meclisi'nde gündeme gelen bir tartışma, aslında uzun zamandır konuşulmayan önemli bir etik meseleyi yeniden hatırlattı. Türkiye'nin hemen her belediyesinde basın ve halkla ilişkiler birimlerinde gazeteci kökenli isimler görev yapıyor. Buna kimsenin itirazı yok. Çünkü bu kişiler artık gazetecilik değil, çalıştıkları kurumun tanıtımını, iletişimini ve halkla ilişkiler faaliyetlerini yürütüyor.
Sorun ise, bununla birlikte aynı kişilerin kendilerini hâlâ bağımsız gazeteci gibi konumlandırmalarıyla başlıyor. Belediyeden maaş alırken bir televizyon kanalında siyasi yorum yapmak, bir internet sitesinde köşe yazısı yazmak ya da sosyal medyada gazeteci kimliğiyle kamuoyu oluşturmaya çalışmak, tarafsızlık iddiasını ortadan kaldırır. Çünkü artık kamu adına değil, maaş aldığınız kurumun gölgesinde konuşursunuz.
Daha da vahimi, sahte hesaplar veya farklı mecralar üzerinden başka belediyeleri, belediye başkanlarını ya da siyasi aktörleri hedef alan algı çalışmaları yürütmektir. Böyle bir tutumun ne gazetecilikle ne de kamu göreviyle bağdaşan bir yanı vardır.
Elbette belediyelerde görev yapan tüm gazeteci kökenli çalışanları aynı kefeye koymak doğru olmaz. Trabzon'da da bu etik çizgiyi koruyan çok sayıda ismin bulunduğuna inanıyoruz. Ancak istisnai de olsa bu sınırı aşanlar varsa, belediye yönetimlerinin buna göz yummaması gerekir.
Nasıl ki siyaset yapmak isteyen askere "Üniformanı çıkar.", hâkime "Cübbeni çıkar." deniliyorsa; gazetecilik yapmak isteyenin de önce kamu kurumundaki görevinden ayrılması gerekir. Çünkü aynı anda hem kurumun sözcüsü hem de bağımsız gazeteci olunmaz.
Gazetecilik bir güven mesleğidir. Güven ise, çıkar çatışmasına yer bırakmayan net bir duruşla korunur.
***
BAŞKAN GENÇ ANKARA'DAN MÜJDEYLE Mİ DÖNDÜ?Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in Ankara'da gerçekleştirdiği iki günlük yoğun temasların en önemli gündem maddeleri raylı sistem ve Uzunkum Yaşam Alanı projeleri oldu.
Edinilen kulis bilgilerine göre, yapım ihale süreçleri tamamlanan iki dev projeyle ilgili son koordinasyon toplantıları gerçekleştirildi ve uygulama takvimi masaya yatırıldı. Başkan Genç'in, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ yetkilileriyle yaptığı görüşmelerde, projelerin uygulama sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunduğu belirtiliyor.
Ankara temaslarını tamamlayarak dün gece Trabzon'a dönen Başkan Genç'in, bugün saat 17.00'de 1 No'lu Erdoğdu Mahallesi'nde düzenlenecek "Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor" programında kamuoyunun merakla beklediği açıklamaları yapabileceği konuşuluyor.
En güçlü beklenti ise Başkan Genç'in, raylı sistem ve Uzunkum Yaşam Alanı projelerinde ilk kazmanın vurulacağı tarihleri açıklayarak Trabzon'a önemli bir müjde vermesi yönünde.
Gözler şimdi, akşam saatlerinde gerçekleştirilecek buluşmaya çevrilmiş durumda.***
RAHMİ ÜSTÜN’E TEKLİF ÜSTÜNE TEKLİF
İki dönem AK Parti’den Sürmene Belediye Başkanlığı yapmış bir isim Rahmi Üstün. Son yerel seçimlerde aday gösterilmedi, sonrasında da siyasetten bir adım geri çekildi. En azından görünen tablo bu.
Ama siyasette “çekilmek” diye bir şey var mı, o da ayrı mesele…
Trabzon’un köklü ve kalabalık ailelerinden biri Üstün Ailesi. Yıllardır Sürmene’de büyük çay fabrikasını işletiyorlar, ciddi bir istihdam kapısı. Sadece ekonomi değil, ilçenin sosyal yapısında da karşılığı olan bir aile.
Bir de işin siyaset tarafı var. Rahmi Üstün’ün babası da bu şehrin tanıdığı, sözünün bir ağırlığı olan isimlerdendi. Yani aile, Sürmene’de öyle “adı var kendi yok” bir yapı değil; tam tersine sahada karşılığı olan bir çizgi.
Şimdi yeniden dönüp dolaşıp aynı noktaya geliniyor:
Rahmi Üstün yeniden aday olur mu?
Kulisler hareketli.
Edinilen bilgilere göre birçok partiden Üstün’e teklif gitti. Açık açık “gel bizimle siyaset yap” diyen de var, yoklayan da… Ama Üstün cephesinden henüz net bir dönüş yok. Ne evet var ne hayır. Daha çok bir bekleme hali.
Sessizlik var ama öyle sıradan bir sessizlik değil bu… siyasette bazen en çok şey o sessizlikte saklı olur.
Bir başka detay daha var:
Üstün ailesi merkez sağ geleneğinden geliyor. Adalet Partisi çizgisi, aile içinde bilinen bir siyasi damar. Bu çizginin tamamen dışına çıkması da çok kolay görünmüyor açıkçası.
Sürmene’nin siyasi fotoğrafı da ortada. Kırsal ağırlıklı, muhafazakâr ve merkez sağa yakın bir seçmen yapısı yıllardır değişmiş değil. Hâlâ ağırlığını koruyor.
Bu yüzden kulislerde konuşulan ortak kanaat şu yönde:
Eğer bir dönüş olacaksa, merkez sağ bir siyasi yapı içinde yeniden sahneye çıkması daha güçlü ihtimal.
Ama siyaset bu… bugün güçlü görünen ihtimal, yarın tek bir kararla tamamen değişebilir.
Şimdilik ortada net olan tek şey var:
Teklif çok, cevap yok.
Ve en çok sorulan soru da yerinde duruyor:
Rahmi Üstün siyasete geri döner mi, dönmez mi?










