GOL MAKİNESİ ONUACHU, TAKIMI ATEŞLEYEN RUH!
Onuachu sadece gol atmıyor; sahada adeta fırtına estiriyor. Süper Lig’de geride kalan 7 haftada en fazla faule maruz kalan Nijeryalı yıldız, her hamlesiyle rakipleri korkuturken, birbirinden estetik gollerle taraftarın gönlünü fethediyor. Karagümrük maçındaki golü, taraflı-tarafsız herkesin dilindeydi. Penaltı kazandırdı, penaltıyı gole çevirdi ve maçın son anlarında en fazla koşan oyuncu olarak oyundan alındı.Ama onu sadece gol ve istatistiklerle anlatmak eksik kalır. Peki, onu maçta İbrahimoviç tarzı golü, insan üstü teknik becerisi ve tüm ekstralarından daha fazla öne çıkaran neydi?
Maçın son dakikalarında tehlike büyüdüğünde, yerinde duramayan Onuachu, arkadaşlarını yönlendirdi, kulübeye girmeyi reddetti ve ceza riskini göze alarak takımını ateşledi. Her pasında, her top mücadelesinde adeta “Ben buradayım!” diye bağırıyordu. Rakipler çaresiz, taraftar coşkulu, sahadaki enerji tarif edilemezdi. İşte bu, sadece futbolcu değil; Trabzonspor ruhunun sahadaki canlı temsilcisi olmanın adıydı.
Onuachu, gol atıyor, koşuyor, liderlik ediyor… Ama en önemlisi, sahada kalbiyle oynuyor. Ve bu ruh, taraftarın hafızasına kazınıyor. Trabzonspor’un ateşi, Onuachu ile yanıyor, sahada hayat buluyor.
***RADARLAR GİTTİ, GÜVENLİK ÖNCELİK KAZANDITrabzon sokaklarında artık seyyar radarların sessizliği hâkim. Yerine sahaya inen ve iş başında olan bir ekip var: asayiş timleri. Yeni İl Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, koltuğuna oturur oturmaz rutin toplantılar yerine sahayı tercih etti.
Önceki yönetimde trafik düzeni ve halkla ilişkiler ön plandaydı. Ancak Loğoğlu’nun tarzı farklı: güvenlik ve asayiş. Boztepe’den Pelitli’ye, Deliklitaş’tan Akyazı’ya kadar uzanan kontrol noktalarında ekipler tek tek görev yaptı. Amaç basit ve net: şehrin suçla buluşmasını engellemek, yakalama kararı olanları adalete teslim etmek ve şehrin huzurunu sağlamak.
Asayiş, belki sadece emniyetin bir kolu olabilir. Ama bir şehrin güveni, sokaklarında dolaşan polislerin kararlılığıyla ölçülür. Radarların yerini, gözle ve kararlılıkla yapılan kontroller aldı. Ve ortaya çıkan net bir gerçek var:
Loğoğlu, suç ve suçluya göz yummuyor.
***ORTAHİSAR’DA GÖLGEDE KALAN DEĞİŞİM!Ortahisar Belediyesi denince son zamanlarda akla genellikle sosyal projeler geliyor. Lokantalar, yardımlar, destekler… Vatandaşın geçim derdinin ağır bastığı bu dönemde, elbette bu projeler öne çıkıyor ve çıkmalı da.
Ama bizce son bir yılda asıl dikkat çekmesi gereken başka bir şey var; biraz daha perde arkasında kalan, ama belediyenin işleyişini adım adım değiştiren bir süreç: dijitalleşme.
Ortahisar Belediyesi’nde çağrı merkezinden ödeme sistemlerine, sosyal medya altyapısından iç denetim kanallarına kadar birçok süreç artık dijital hale geldi. Bu, dışarıdan çok görünmese de içeride belediyenin çalışma biçimini ciddi şekilde dönüştürüyor.
Bu sürecin teknik yükünü omuzlayan isimlerden biri de Bilgi İşlem Müdürü Muhammet Kurt. Başkan Ahmet Kaya’nın talimatıyla, hem altyapının kurulmasında hem de işleyişin optimize edilmesinde titiz bir çalışma yürütmüş.
Artık talepler, öneriler, şikâyetler ve başvurular tek bir merkezde toplanıp etkin biçimde yönetiliyor. Ortahisar Halkla İletişim Merkezi (OHİM) adıyla hayata geçirilen bu yapı, belediyeyi vatandaşla aynı ekran üzerinden buluşturuyor.
Eskiden bir dilekçe için kurum kurum dolaşan vatandaşın işi, artık birkaç tuşla takip edilebiliyor. Elbette sistem hâlâ eksiklerini gidermeye devam ediyor, ama önemli olan yönelim. Ve bu yönelimin doğru olduğunu söylemek lazım.
Çünkü artık belediyecilik sadece asfalt, kaldırım veya sosyal destekten ibaret değil. Artık veriye dayalı, hızlı ve etkin hizmet getirmek de belediyeciliğin bir parçası. Yapay zekanın bile vatandaşlara cevap verebildiği bir çağda, sıra numarasıyla kat kat dolaşmak geçmişte kaldı.
Ortahisar, bu dönüşümde sessiz ama sağlam adımlarla ilerliyor gibi.
***ORTAHİSAR’DA ENGELLİLERE UMUT ELİOrtahisar sokaklarında yürürken çoğu zaman görmezden geldiğimiz bir gerçek var: Hayat, bazı insanlar için çok daha zor. Engelli bireyler, yatağa bağımlı hastalar… Onların günlük yaşam mücadeleleri, çoğumuzun fark edemeyeceği detaylarla dolu. İşte bu yüzden Ortahisar Belediyesi’nin attığı küçük ama anlamlı adımlar, aslında büyük bir fark yaratıyor.2025 yılının ilk sekiz ayında 17 akülü, 54 manuel sandalye ve 4 hasta yatağı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Rakamlar kulağa sade gelebilir, ama bir kişinin hayatında açılan o küçük pencerenin anlamı ölçülemez. Örneğin Pelitli Mahallesi’nde yaşayan 57 yaşındaki Süheyla Akçay… Hareket kısıtlılığıyla yaşamını sürdürmeye çalışan bir vatandaşımıza akülü sandalye verilmesi sadece bir araç teslimi değil; özgürlüğün, umutlu bir günün, rahat nefes alabilmenin sembolü oldu.
Belediye ekipleri, aracını evine teslim ederken Başkan Kaya’nın selamlarını iletti ve geçmiş olsun dileklerini sundu. Bir yandan gözümde canlanan sahne, bir yandan Muammer Akçay’ın “Allah sizden razı olsun” sözleri… İşte insan olmanın en güzel yanını hissettiren anlar bunlar.
Başkan Kaya’nın dediği gibi: “Kimseyi geride bırakmadan, toplumun her kesimini kapsayan bir belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz.” Bu cümle basit bir cümle gibi gözükse de aslında büyük bir felsefeyi anlatıyor. Çünkü sosyal sorumluluk, sadece yardım etmek değil; karşındaki insanın dünyasını anlamak, yanında olmak ve birlikte güçlenmek demek.
Ortahisar Belediyesi, her engeli birlikte aşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Ve umuyorum ki, bu örnek hizmetler sadece rakamlara sıkışmaz, toplumun ruhuna dokunan hikâyelere dönüşür. Her sandalye, her hasta yatağı bir umut… Ve her umut, insan olmanın en güzel yanını hatırlatır bize.









