BU KİRA FİYATLARINA CAN DAYANMAZ!
Eylül geldi mi, üniversitelerde yeni dönem start alıyor. Trabzon’da üç tane üniversite var; biri vakıf, iki tanesi devlet. Yazın şehir turistlerle dolup taşıyor, sonra ne mi oluyor? O turistler çekiliyor, yerini gençler alıyor. İşte o zaman şehir yeniden şenleniyor, hareketleniyor. Demek ki Trabzon, sezonluk değil, sürekli hareketli bir yer—bir nevi 7/24 açık pazar yeri gibi!
Ama işin içinde hep bir “ama” var. KYK yurtları mı? Onlar öğrencilerin tamamını alamıyor. Yurt kapısı kapanınca ne yapıyor gençler? Tabii ki daire kiralama peşinde koşuyorlar. Sorun şu ki, kira fiyatları Mars’a gitmekten beter olmuş. Elektrik, su, doğalgaz faturaları da ayrı dert... Yani öğrencinin cebinde para kalacaksa, ya altın torbası olmalı ya da mucize gerçekleşmeli!
Yurtlarda kalanlar biraz şanslı, çünkü sabah kahvaltısı, akşam yemeği yurt tarafından karşılanıyor. Evde kalanlar ise market fiyatlarını görünce “Aman Tanrım!” diyorlar. 3-4 arkadaş bir araya gelip masrafları paylaşıyorlar, ama yine de ay sonunda cüzdan delik deşik oluyor. Aylık 25-30 bin lirayı öğrencinin cebinden çıkarmak hiç kolay değil, hele hele böyle zamlar döneminde.
Kiralar mı? Onu sorma! Normal bir aileye 20 bin liraya kiralanan ev, öğrenci için 30-35 bin liraya çıkıyor. Dairenin lüks ya da konforlu olması falan değil mesele, rakamlar zaten uçmuş gitmiş. Ev sahipleri biraz yumuşasa da, öğrenciler rahat nefes alsa...
Trabzon’daki ev sahiplerine sesleniyorum: Hadi bakalım, biraz da yumuşak davranın! Çünkü bu gençler sadece kendileri için değil, kentin ekonomisi için de önemli. Her öğrenci, Trabzon’un canlı kalmasına destek veriyor. Daha fazla öğrenci gelsin, şehrimiz büyüsün istiyorsak, kira canavarını biraz dizginlemek şart. Biraz fedakârlık, biraz hoşgörü... Hem cebimiz hem de geleceğimiz rahat etsin.
Öğrencilik de zor, kira da… Ama birlikte aşılacak bu zorluklar. Bir de bakarsınız, kahkahalarla dolu bir öğrenci hayatı, cebinde biraz para ve gönlünde huzurla devam eder.
***TRABZON’UN YENİ SOSYAL YAŞAM MERKEZİ
Trabzon’un Beşirli semti, kafe ve restoranların yeni gözdesi olmaya başladı. Daha önce şehrin sosyal ve ticari hayatında Kalkınma bölgesi ile Atatürk Alanı Meydanı ön plandayken, artık bu yerlerin tahtını Beşirli devralıyor. Her gün açılan yeni işletmeler, adeta bir yarış havası yaratıyor. O kadar ki, Beşirli’deki bu büyüme, alışveriş merkezlerini bile gölgede bırakacak bir hızda ilerliyor.
Akşam saatlerinde Beşirli sokakları, renkli bir kalabalığın buluşma noktası haline geliyor. İnsanlar, bir yandan günün yorgunluğunu atıyor, diğer yandan sosyal hayatın nabzını tutuyor. Ancak bu canlılık, beraberinde bazı sorunları da getiriyor. Normal dükkanlar ve mağazalar, kira gelirlerini artırmak amacıyla mevcut kiracılarını çıkarıyor; çünkü kafe ve restoran açmak isteyenlerden üç-dört kat daha yüksek kira bedelleri talep ediliyor. Bu durum, farklı sektörlerde faaliyet gösteren esnafın bölgeden uzaklaşmasına yol açıyor.
Bir diğer dikkat çeken gelişme ise sahil boyunca uzanan birçok işletmenin, Beşirli’nin arka sokaklarına taşınmak zorunda kalması. Bu taşınma, semtin ticari yapısında önemli değişikliklere işaret ediyor. Ayrıca, Trabzon Üniversitesi’nin Söğütlü kampüsü ve Kalkınma bölgesindeki öğrencilerin Beşirli’ye olan ilgisi, bölgenin sosyal dokusunu daha da hareketlendirecek gibi görünüyor.
Fiyatların zaman zaman yüksek olması, bazı kesimlerin eleştirisine neden olsa da, doluluk oranlarındaki artış ve yoğun kalabalık, Beşirli’nin cazibesinin devam edeceğini gösteriyor. O kadar ki, akşam saatlerinde iğne atsan yere düşmeyecek kadar dolup taşıyor semt.










